İçinde ld olan 8 harfli 91 kelime var. İçerisinde LD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ld olan kelimeler listesine ya da Sonu ld ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FIRILDAK
-
-
[isim]
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı
- "Anasının gözü kardeşi, işi gücü fırıldak çevirmek." (Atilla İlhan)
-
Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç
-
Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılan şapka
-
Dolap, düzen, hile
-
[isim]
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı
- ALDIRMAK
-
-
[nsz]
Alma işini yaptırmak
- "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Getirtmek
- "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı." (Cahit Uçuk)
-
Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak
- "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."
-
[-e]
Önem vermek, değer vermek
- "Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz." (Nezihe Araz)
-
[-den]
Elindekini başkasına kaptırmak
- "Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet." (Emrah)
-
[-i]
Sığdırmak
- "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."
-
[nsz]
Alma işini yaptırmak
- ÇALDIRMA
-
-
[isim]
Çaldırmak işi
-
[isim]
Çaldırmak işi
- İPİLDEME
-
-
[isim]
İpildemek işi
-
[isim]
İpildemek işi
- BİLDİRİM
-
-
[isim]
Bildirme işi
-
Yazılı olarak yapılan açıklama, beyan, tebliğ, tebligat
-
Bu açıklamanın yapıldığı kâğıt, ihbarname
-
[isim]
Bildirme işi
- ÇILDIRIŞ
-
-
[isim]
Çıldırma işi veya biçimi
-
[isim]
Çıldırma işi veya biçimi
- İFİLDEME
-
-
[isim]
İfildemek işi veya durumu
-
[isim]
İfildemek işi veya durumu
- KALDIRIM
-
-
[isim]
Yollarda taşlarla yapılan döşeme
- "Araba bozuk kaldırımların üstünde sallanıyor, devrilecek gibi oluyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Kelli felli efendiden adamların hatta sarıklı ulemanın günden güne hırpanileşen kılıklarla, elleri boyunlarında, kaldırımları arşınladıklarını görüyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yaya kaldırımı
- "Döndük, karşı kaldırıma atladık." (Sermet Muhtar Alus)
- "Bastığı hiçbir eser kaldırıma düşmemişti." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[isim]
Yollarda taşlarla yapılan döşeme
- SAHİLDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kıyıdaş
-
[sıfat]
Kıyıdaş
- OLDURGAN
-
-
[sıfat]
Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)
-
[sıfat]
Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)
- HALELDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bozukluğu olan
- "Haysiyetli bir şahsiyetin şeref hakkı haleldar edilemez." (Melih Cevdet Anday)
-
[sıfat]
Bozukluğu olan
- BİLDİRGE
-
-
[isim]
Beyanname
-
[isim]
Beyanname
- YELDİRME
-
-
[isim]
Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, baş örtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük
- "Karısının zarif bir yeldirmesi, başında ipekten ince bir örtüsü olacaktı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
İki veya daha çok uskumru ağının eklenmesiyle yapılan uzun ağ
-
Yeldirmek işi
-
[isim]
Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, baş örtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük
- MOLDOVAN
- ...
- SOLDURMA
-
-
[isim]
Soldurmak işi
-
[isim]
Soldurmak işi
- ALDIRMAZ
-
-
[sıfat]
Bir şeye önem vermeyen, umursamayan, kayıtsız, lakayıt
- "Bendeki değişikliğe aldırmaz görünmek için türkü söylüyor." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Bir şeye önem vermeyen, umursamayan, kayıtsız, lakayıt
- KILDIRIŞ
- ...
- BALDIRAN
-
-
[isim]
Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)
- "Döndüğümde karımın mezarını dolduran otları, baldıranları kendi elimle ayıkladım." (Aka Gündüz)
-
Bu bitkiden çıkarılan zehir, şeytantersi
-
[isim]
Maydanozgillerden, nemli yerlerde yetişen zehirli bitkilerin ortak adı, ağı otu, baldırgan (Conium maculatum)
- ALDANGIÇ
-
-
[isim]
Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak
-
[isim]
Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak
- BÖLDÜRME
-
-
[isim]
Böldürmek işi
-
[isim]
Böldürmek işi