İçinde ld olan 8 harfli 91 kelime var. İçerisinde LD bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ld olan kelimeler listesine ya da Sonu ld ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇAKILDAK
-
-
[isim]
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
-
Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı
-
Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik
-
[isim]
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça
- CIBILDAK
-
-
[sıfat]
Çıplak
-
[sıfat]
Çıplak
- ALDIRMAZ
-
-
[sıfat]
Bir şeye önem vermeyen, umursamayan, kayıtsız, lakayıt
- "Bendeki değişikliğe aldırmaz görünmek için türkü söylüyor." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Bir şeye önem vermeyen, umursamayan, kayıtsız, lakayıt
- YILDIZSI
-
-
[sıfat]
Yıldızı andıran, yıldıza benzeyen
-
[sıfat]
Yıldızı andıran, yıldıza benzeyen
- HALELDAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bozukluğu olan
- "Haysiyetli bir şahsiyetin şeref hakkı haleldar edilemez." (Melih Cevdet Anday)
-
[sıfat]
Bozukluğu olan
- ÖLDÜRÜCÜ
-
-
[sıfat]
Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan
- "Öldürücü bir kalp aksesinin bazen saatlerce sürebileceğini gayet iyi biliyor." (Peyami Safa)
-
Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu
- "Paketin kaybolmuş, çalınmış olması ihtimalinin verdiği korku, öldürücü bir korkuydu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[sıfat]
Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan
- GÖNÜLDAŞ
-
-
[isim]
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost
-
[isim]
Duyguları aynı olanlardan her biri, candan dost
- GÜLDÜRÜŞ
- ...
- ALDIRMAK
-
-
[nsz]
Alma işini yaptırmak
- "Söyledim, söyledim, bir urgan aldıramadım." (Necati Cumalı)
-
[-i]
Getirtmek
- "Ne yaptı yaptı, nişanlısını oraya aldırdı." (Cahit Uçuk)
-
Vücuttan herhangi bir parçayı veya organı sağlık sebebiyle çıkarttırmak
- "Bademcik aldırmak. Çocuk aldırmak."
-
[-e]
Önem vermek, değer vermek
- "Felsefenin teorik olan kısmına pek aldırmaz." (Nezihe Araz)
-
[-den]
Elindekini başkasına kaptırmak
- "Elimden aldırdım gül yüzlü yâri / Ben bir daha buldum ellere nispet." (Emrah)
-
[-i]
Sığdırmak
- "Bunca eşyayı bu küçücük eve nasıl aldırdınız."
-
[nsz]
Alma işini yaptırmak
- NESİLDAŞ
- ...
- YALDIRAK
-
-
[sıfat]
Parlak, cilalı
-
[sıfat]
Parlak, cilalı
- ALDIRTMA
-
-
[isim]
Aldırtmak işi
-
[isim]
Aldırtmak işi
- AKILDANE
- ...
- ŞAKILDAK
-
-
[isim]
Bir çeşit çocuk oyuncağı
-
[isim]
Bir çeşit çocuk oyuncağı
- DULDASIZ
-
-
[sıfat]
Duldası olmayan
-
[sıfat]
Duldası olmayan
- OLDURGAN
-
-
[sıfat]
Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)
-
[sıfat]
Geçişli değilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen (fiil)
- İNİLDEME
- ...
- FELDSPAT
-
Kelime Kökeni : Almanca
-
[isim]
Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu
-
[isim]
Potasyumlu, sodyumlu ve kalsiyumlu olmak üzere üçe ayrılan en önemli silikatlı mineral grubu
- İFİLDEME
-
-
[isim]
İfildemek işi veya durumu
-
[isim]
İfildemek işi veya durumu
- TAYGELDİ
-
-
[isim]
İkinci kez evlenen kadının beraberinde getirdiği çocuk veya çocuklar
-
[isim]
İkinci kez evlenen kadının beraberinde getirdiği çocuk veya çocuklar