İçinde lc olan 5 harfli 21 kelime var. İçerisinde LC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lc olan kelimeler listesine ya da sonu lc ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MALCA
-
-
[zarf]
Mal olarak, mal bakımından; malen
-
[zarf]
Mal olarak, mal bakımından; malen
- OLCAY
-
Kelime Kökeni: Moğolca
-
[isim]
Baht, talih, şans
-
[sıfat]
Bahtlı, talihli
-
[isim]
Baht, talih, şans
- GOLCÜ
-
-
[isim]
Çok gol atan oyuncu
- "Millî takımın en büyük golcüsü."
-
[isim]
Çok gol atan oyuncu
- SOLCU
-
-
[sıfat]
Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)
-
[sıfat]
Sol görüşlü partilerin yandaşı olan (kimse)
- MALCI
-
-
[isim]
Mal alıp satan kimse
-
[isim]
Mal alıp satan kimse
- BELCE
-
-
[isim, ağızlardan]
İki kaş arası
-
[isim, ağızlardan]
İki kaş arası
- KOLCU
-
-
[isim]
Bakınız muhafız
- "Eski omuzdaşları gibi ne kahve ne kuşçu dükkânı açmaya ne kolcu yazılmaya ne de gazete müvezziliğine tenezzül etti."
-
[eskimiş]
Hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse
- "Kolcuya hizmetçi ısmarladık."
-
[isim]
Bakınız muhafız
- MELCE
-
Kelime Kökeni: Arapça melceʾ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sığınak
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sığınak
- BOLCA
-
-
[sıfat]
Oldukça geniş
-
Oldukça çok
- "Âdemoğullarının kaleme gelmez münasebetsizlikleri bolcadır."
-
[zarf]
Oldukça çok bir biçimde
- "Dilekçelerin, yazışmaların yanı sıra, mahallî basında çıkan yazılar da bolca yer tutuyordu."
-
[sıfat]
Oldukça geniş
- ÇULCU
-
-
[isim]
Çul yapan veya satan kimse
-
Gerekli gereksiz giyecek alan kimse
-
[isim]
Çul yapan veya satan kimse
- BALCI
-
-
[isim]
Arı yetiştirip bal elde eden veya satan kimse
-
Bal satılan dükkân
- "Yüzü bir ekşidi bir tatlandı, bir turşucuya girdi bir balcıya..."
-
[isim]
Arı yetiştirip bal elde eden veya satan kimse
- DİLCE
-
-
[zarf]
Dil bakımından
- "Goethe'yi her açtığımda, bana dilce aydınlık gelen birkaç parçaya olsun rastlayabiliyordum."
-
[zarf]
Dil bakımından
- GÜLCÜ
-
-
[isim]
Gül yetiştiren veya alıp satan kimse
-
[isim]
Gül yetiştiren veya alıp satan kimse
- ROLCÜ
-
-
[isim]
Rol yapan kimse
-
[isim]
Rol yapan kimse
- DİLCİ
-
-
[isim]
Bakınız dil bilimci
-
Dille ilgili araştırmalar yapan kimse
-
[isim]
Bakınız dil bilimci
- YOLCU
-
-
[isim]
Yolculuğa çıkmış kimse
-
Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse
- "Gişelerin önünde işsiz güçsüzler, erken gelen yolcular dolanıyordu."
-
[mecaz]
Doğması beklenen çocuk
-
[mecaz]
İyileşmesi umutsuz hasta
-
[mecaz]
İşten çıkarılması beklenen kimse
-
[isim]
Yolculuğa çıkmış kimse
- FALCI
-
-
[isim]
Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse; bakıcı, bakımcı
- "Bütün falcılar bize geleceğimizdeki mutluluğu muştularlar."
-
[isim]
Fala bakmayı kendine geçim yolu yapan kimse; bakıcı, bakımcı
- SALCI
-
-
[isim]
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
-
[isim]
Sal ile yolcu ve yük taşıyan kimse
- PULCU
-
-
[isim]
Pul satan kimse
-
Pul derleyen veya derleyenlere pul satan kimse; pul koleksiyoncusu, filatelist
-
[isim]
Pul satan kimse
- ELCİK
-
-
[isim]
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen, sentetik maddeden yapılan yumuşak kaplama
-
[isim]
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen, sentetik maddeden yapılan yumuşak kaplama