İçinde lamak olan 9 harfli 146 kelime var. İçerisinde LAMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lamak olan kelimeler listesine ya da sonu lamak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Lamak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K L M

5 Harfli Kelimeler

ALMAK, KALMA, MALAK

4 Harfli Kelimeler

AKMA, ALMA, AMAL, KALA, KAMA, LAKA, LAMA, MALA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, AMA, KAL, KAM, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YUHALAMAK

  1. [-i] Birine "yuha" diye bağırmak
    • "Şiir gecesinde Behçet Kemal'i yuhalamak için düzen kurduklarını işittik." (Salâh Birsel)
ZAMKLAMAK

  1. [-i] Zamk sürmek
  2. Bir şeyi zamk ile yapıştırmak
RASTLAMAK

  1. [-e] Bir kimse ile karşı karşıya gelmek; rast gelmek, tesadüf etmek
    • "Hava kararmaya başladığında, mezarlıkta sadece bir kişiye rastladı." (İhsan Oktay Anar)
  2. Herhangi bir şeyle karşı karşıya gelmek
    • "Birbirini bütün tedaileriyle karşılayan iki kelimeye ne aynı dilde rastlarsınız ne iki ayrı dilde." (Cemil Meriç)
  3. Atılan şey hedefi bulmak; rast gelmek
    • "Taş cama rastladı."
TELALAMAK

  1. [-i] İki kumaş parçası arasına tela koymak
YARALAMAK

  1. [-i] Silah, bıçak vb. bir araçla veya vurarak yara açmak
    • "Kocaman bir bıçağı kuşağının arasından çıkarıp Seher'i böğründen yaraladı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [mecaz] Bakınız kırmak
    • "Gururunu yaraladılar."
TUNÇLAMAK

  1. [-i] Tunç durumuna getirmek
    • "Güneşin tunçladığı yanakları solgun ve dudakları etrafında derin ızdırap hatları var." (Halide Edip Adıvar)
MAŞALAMAK

  1. [-i] Maşa şeklindeki aletle saçları dalgalı, bukleli veya kıvırcık duruma getirmek; maşa yapmak
ODAKLAMAK

  1. [-i, sinema, televizyon] İyi görüntü elde etmek, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğini ayarlamak; fokuslamak
ANIKLAMAK

  1. [-i, eskimiş] Bakınız hazırlamak
KAMALAMAK

  1. [-i] Kama ile yaralamak
ÇIPALAMAK

  1. [-i, denizcilik] Gemi, kayık vb.nin dalgalara, akıntılara kapılarak yer değiştirmesini çıpa aracılığıyla önlemek
  2. Gemi, kayık vb.ni çıpa aracılığıyla çıpaya bağlı halatın uzunluğu ölçüsünde, dar bir bölgede tutmak
  3. [ekonomi] Herhangi bir yatırım aracını esas almak
    • "Servetini veya gelirini dolara çıpalamış tüm insanlar için hem fiyatlar genel seviyesi artmakta hem de hayat pahalılanmaktadır." (Ege Cansen)
AÇIKLAMAK

  1. [-i] Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek; izah etmek
    • "İş adamları sırayla uzatılan mikrofonu alarak yapacakları yardımları açıkladı." (Ercüment Kılıç)
  2. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek; tavzih etmek
    • "Ben siyasal tavrımı ağlayarak açıkladım." (Ayla Kutlu)
  3. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak
  4. Açıkça söylemek
    • "Kenan Bey bunun kuru bir inanç olmadığını da ilk defa açıkladı." (Tarık Buğra)
  5. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak
AVUÇLAMAK

  1. [-i] Avuçla kavramak, avuçla almak; apazlamak, hapazlamak
    • "Kapının sarı tokmağını avuçlayıp çeviriyor, kolaycacık açılıyor kapı." (Zeyyat Selimoğlu)
MAYALAMAK

  1. [-i] Maya koymak, içine maya karıştırmak
AYIPLAMAK

  1. [-i] Bir durumun, bir davranışın veya sözün toplumun ahlak kurallarına aykırı, utanılacak bir davranış veya söz olduğunu belirtir biçimde muhatabına söylemek
    • "Ayıplama kardeş, üç gündür lakırtı orucundayım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KİRALAMAK

  1. [-e, -i] Kiraya vermek
    • "Evi ona kiraladım."
  2. [-i, nesnesiz] Kira ile tutmak
    • "Oturduğunuz evin alt katını bir terzi kiralamıştı." (Necati Cumalı)
  3. [-i] Birini belli bir ücretle belirli bir süre çalıştırmak
    • "Haydutların reisiyle anlaşıp üç adamını bir ay süreyle kiraladı." (İhsan Oktay Anar)
IRGALAMAK

  1. [-i] Yerinden oynatıp sallamak
  2. [teklifsiz konuşmada] Bakınız ilgilendirmek
    • "Çirkin ya da güzel oluşum çoktandır ırgalamıyordu beni." (Azra Erhat)
PUANLAMAK

  1. [-i] Sorulara verilen cevapları puan olarak değerlendirmek; puan vermek
  2. Herhangi bir konuda puan vermek
    • "Buna göre kullanışlılık testi hazırlayan, uygulayan, cevaplayan ve puanlayan için kolay olmalıdır." (Süleyman Dağlı)
HİZALAMAK

  1. [-i] Hizaya getirmek
KUTULAMAK

  1. [-i] Kutuya yerleştirmek, kutuya koymak
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü