İçinde la olan 5 harfli 233 kelime var. İçerisinde LA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ITLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça iṭlāḳ
-
[isim, eskimiş]
Salıverme, koyuverme
-
Cezayı affetme
-
Erkeğin karısını boşaması
-
[isim, eskimiş]
Salıverme, koyuverme
- AĞLAK
-
-
[sıfat]
Sık sık ağlayan, ağlamayı huy edinmiş olan
- "Bana ne, onun sarı, parlak bir kumaşa sarınmış, ağlak suratlı bodur karısından?"
-
[sıfat]
Sık sık ağlayan, ağlamayı huy edinmiş olan
- LAKÇI
-
-
[isim]
Laka veya vernik süren işçi; lakacı
-
[isim]
Laka veya vernik süren işçi; lakacı
- PLASE
-
Kelime Kökeni: Fransızca placé
-
[isim]
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun
- "Bana ganyan ve plaseyi, çifte bahis oynamayı o öğretti."
-
[spor]
Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme
-
[spor]
Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme
-
[spor]
Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma
-
[isim]
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun
- YULAF
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
-
Bu bitkinin tohumu
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
- LAĞIM
-
Kelime Kökeni: Arapça laġm
-
[isim]
Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal; geriz, keriz (II)
-
[tarih]
Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol; sıçan yolu
- "Eğrikapı, girmek için başlıca bir hedef olmuştu, oradan lağımlarla suru yıkmaya girişilmişti."
-
Maden, taş ocağı vb. yerlerde taşları atmak için kazılan dar yer altı yolu; sıçan yolu
-
[isim]
Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal; geriz, keriz (II)
- ULAMA
-
-
[isim]
Bakınız ekleme
-
Ulanan parça, ek, katkı, ilave
-
[dil bilgisi]
Art arda gelen iki kelimeden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikinci kelimenin başındaki ünlüyle ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi; bağlama, vasl: art arda, ayırt etmek vb
-
[sıfat]
Ulanmış, eklenmiş
-
[isim]
Bakınız ekleme
- HİLAF
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫilāf
- MUĞLA
-
-
[isim]
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- LAGAR
-
Kelime Kökeni: Farsça lāġar
-
[sıfat, eskimiş]
Zayıf, çelimsiz
- "Arabayı çeken lagar mandaları bir nefer, kalın bir değnekle hayladı."
-
[sıfat, eskimiş]
Zayıf, çelimsiz
- FİLAN
-
Kelime Kökeni: Arapça fulān
-
[zamir]
Bakınız falan
-
[zamir]
Bakınız falan
- LAGOS
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, hayvan bilimi]
Hanigillerden, Akdeniz ve Ege’de kayalık, taşlık ve çakıllı alanlarda yaşayan, kemikli, omurgasızlarla beslenen, lezzetli bir balık; kaya hanisi, grida, lahos, lakoz (Epinephelus aeneus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Hanigillerden, Akdeniz ve Ege’de kayalık, taşlık ve çakıllı alanlarda yaşayan, kemikli, omurgasızlarla beslenen, lezzetli bir balık; kaya hanisi, grida, lahos, lakoz (Epinephelus aeneus)
- FİLAR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Hafif bir terlik
-
[isim]
Hafif bir terlik
- EFLAK
-
Kelime Kökeni: Arapça eflāk
-
[isim, eskimiş]
Gökler
-
[isim, eskimiş]
Gökler
- LADİN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea)
- "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız"
-
[isim, bitki bilimi]
Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea)
- YAYLA
-
-
[isim, coğrafya]
Akarsular tarafından parçalanmış yüksek ve geniş düzlük; yaylak, plato
-
Denizden yüksekte olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri olarak kullanılmaya elverişli düzlük
- "Geceleri yaylalar ayaz olur, adamı üşütür."
-
[isim, coğrafya]
Akarsular tarafından parçalanmış yüksek ve geniş düzlük; yaylak, plato
- TALAŞ
-
-
[isim]
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
-
[isim]
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
- ISLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça iṣlāḥ
-
[isim]
Bakınız iyileştirme
- "Cezaevlerinin ıslahı."
-
Bir hayvan veya bitki türünden daha iyi verim alabilmek amacıyla yapılan işlem
- "Tohum ıslah istasyonu."
-
[isim]
Bakınız iyileştirme
- LASKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça lasḳī
-
[sıfat, eskimiş]
Yakı ile ilgili
-
[sıfat, eskimiş]
Yakı ile ilgili
- HİLAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫilʿat
-
[isim, tarih]
Bakınız kaftan
- "Damat, Baltacılar Kethüdası ile bölükbaşılara hilatler giydirmiştir."
-
[isim, tarih]
Bakınız kaftan