İçinde la olan 5 harfli 233 kelime var. İçerisinde LA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ITLAK

Kelime Kökeni: Arapça iṭlāḳ

  1. [isim, eskimiş] Salıverme, koyuverme
  2. Cezayı affetme
  3. Erkeğin karısını boşaması
AĞLAK

  1. [sıfat] Sık sık ağlayan, ağlamayı huy edinmiş olan
    • "Bana ne, onun sarı, parlak bir kumaşa sarınmış, ağlak suratlı bodur karısından?" (Adalet Ağaoğlu)
LAKÇI

  1. [isim] Laka veya vernik süren işçi; lakacı
PLASE

Kelime Kökeni: Fransızca placé

  1. [isim] At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun
    • "Bana ganyan ve plaseyi, çifte bahis oynamayı o öğretti." (Semih Günver)
  2. [spor] Voleybol, tenis, masa tenisi vb. oyunlarda topu yumuşak bir vuruşla rakip alandaki bir boşluğa indirme
  3. [spor] Futbolda topu yumuşak bir vuruşla havadan istenilen yere gönderme
  4. [spor] Basketbolda çembere doğru uzanarak topu yavaşça sepete bırakma
YULAF

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, bitki bilimi] Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa)
  2. Bu bitkinin tohumu
LAĞIM

Kelime Kökeni: Arapça laġm

  1. [isim] Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal; geriz, keriz (II)
  2. [tarih] Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol; sıçan yolu
    • "Eğrikapı, girmek için başlıca bir hedef olmuştu, oradan lağımlarla suru yıkmaya girişilmişti." (Yahya Kemal Beyatlı)
  3. Maden, taş ocağı vb. yerlerde taşları atmak için kazılan dar yer altı yolu; sıçan yolu
ULAMA

  1. [isim] Bakınız ekleme
  2. Ulanan parça, ek, katkı, ilave
  3. [dil bilgisi] Art arda gelen iki kelimeden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikinci kelimenin başındaki ünlüyle ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi; bağlama, vasl: art arda, ayırt etmek vb
  4. [sıfat] Ulanmış, eklenmiş
HİLAF

Kelime Kökeni: Arapça ḫilāf

  1. [sıfat] Bakınız aykırı
  2. [isim, ağızlardan] Bakınız yalan
    • "Hiç hilafım yok."
MUĞLA

  1. [isim] Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
LAGAR

Kelime Kökeni: Farsça lāġar

  1. [sıfat, eskimiş] Zayıf, çelimsiz
    • "Arabayı çeken lagar mandaları bir nefer, kalın bir değnekle hayladı." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
FİLAN

Kelime Kökeni: Arapça fulān

  1. [zamir] Bakınız falan
LAGOS

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim, hayvan bilimi] Hanigillerden, Akdeniz ve Ege’de kayalık, taşlık ve çakıllı alanlarda yaşayan, kemikli, omurgasızlarla beslenen, lezzetli bir balık; kaya hanisi, grida, lahos, lakoz (Epinephelus aeneus)
FİLAR

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Hafif bir terlik
EFLAK

Kelime Kökeni: Arapça eflāk

  1. [isim, eskimiş] Gökler
LADİN

  1. [isim, bitki bilimi] Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı (Picea)
    • "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız" (İbrahim Sağır)
YAYLA

  1. [isim, coğrafya] Akarsular tarafından parçalanmış yüksek ve geniş düzlük; yaylak, plato
  2. Denizden yüksekte olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri olarak kullanılmaya elverişli düzlük
    • "Geceleri yaylalar ayaz olur, adamı üşütür." (Memduh Şevket Esendal)
TALAŞ

  1. [isim] Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
ISLAH

Kelime Kökeni: Arapça iṣlāḥ

  1. [isim] Bakınız iyileştirme
    • "Cezaevlerinin ıslahı."
  2. Bir hayvan veya bitki türünden daha iyi verim alabilmek amacıyla yapılan işlem
    • "Tohum ıslah istasyonu."
LASKİ

Kelime Kökeni: Arapça lasḳī

  1. [sıfat, eskimiş] Yakı ile ilgili
HİLAT

Kelime Kökeni: Arapça ḫilʿat

  1. [isim, tarih] Bakınız kaftan
    • "Damat, Baltacılar Kethüdası ile bölükbaşılara hilatler giydirmiştir." (Salâh Birsel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü