İçinde la olan 4 harfli 68 kelime var. İçerisinde LA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- URLA
-
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
İzmir iline bağlı ilçelerden biri
- İLAH
-
Kelime Kökeni: Arapça ilāh
-
[isim]
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
- "Müzik dünyasının ilahı. Moda ilahı."
-
[din bilimi]
Bakınız tanrı
-
[isim]
Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
- BULA
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yenge
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız yenge
- İLAM
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿlām
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bildirme
-
[hukuk]
Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge
-
[isim, eskimiş]
Bakınız bildirme
- İLAN
-
Kelime Kökeni: Arapça iʿlān
-
[isim]
Bakınız duyuru
- "Afişte, ilanda yazılı vakit gelmemiş de olsa perde açılacak demekti."
-
Açıkça bildirme, açıkça duyurma
- "Cumhuriyetin ilanı."
-
[isim]
Bakınız duyuru
- PALA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca pala
-
[isim]
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
- "Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu."
-
Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü
-
Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste
-
[isim]
Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
- SELA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣalāʾ
-
[isim, din bilimi]
Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
- "Su selası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi."
-
[isim, din bilimi]
Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
- MOLA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mola
-
[isim]
Yorgunluğu gidermek için duraklama
- "Aslında, molaya benim niyetim yoktu."
-
Ara verme
- "… şiir konusuna dalmış olan bayan sözüne hiç mola vermiyordu ki bana da söz sırası gelsin."
-
[denizcilik]
"Bırak, koyuver, gevşet” emri
- "Savulun varda! İskeleyi çek! Halatı bırak! Mola et!"
-
[spor]
Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme
-
[isim]
Yorgunluğu gidermek için duraklama
- PLAK
-
Kelime Kökeni: Fransızca plaque
-
[isim]
Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak
- "Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta."
-
Bakınız plaka
-
[isim]
Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak
- PLAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca plage
-
[isim]
Kıyı şeridinde deniz, göl vb.ne girmek için düzenlenmiş, genellikle kumluk veya çakıl taşlı alan; kumla
- "Plajlarda sesin, mavi suların içine gömülmek, çam altlarında uyku çekmek dururken nereye gideceğiz?"
-
[isim]
Kıyı şeridinde deniz, göl vb.ne girmek için düzenlenmiş, genellikle kumluk veya çakıl taşlı alan; kumla
- İLLA
-
Kelime Kökeni: Arapça illā
-
[zarf]
Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun; ille, illaki
- "İlla seni evine kadar geçireceğim diye ayak diriyor."
-
Hele, özellikle
-
Bakınız kesinlikle
-
[zarf]
Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun; ille, illaki
- PLAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca plan
-
[isim]
Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi, bir konunun yolunda yürümesi için uyulması tasarlanan düzen
- "Turist akınını karşılamak için şimdiden bir plan yapmışlar."
-
Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim
- "O tarihte aramızda kasaba planını yapmaya gelmiş bir iki mühendis ve mimar bulunuyordu."
-
[sinema, televizyon]
Bakınız çekim
-
[mecaz]
Geleceğe dönük düşünce; niyet
- "Aşağıda kaynaşan kalabalığa bakarak planını zihninden geçirdi."
-
Göze hitap eden resim, tiyatro vb. sanatlarda cepheden itibaren derinlemesine bölümlerden her biri
-
[isim]
Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi, bir konunun yolunda yürümesi için uyulması tasarlanan düzen
- MALA
-
Kelime Kökeni: Farsça māle
-
[isim]
Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı biçimli, tahta saplı, demirden sıvama aracı
-
[isim]
Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı biçimli, tahta saplı, demirden sıvama aracı
- TELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca tela
-
[isim]
Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez
-
[isim]
Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez
- HELA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫalā
-
[isim]
Bakınız tuvalet
-
[isim]
Bakınız tuvalet
- ULAŞ
-
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Sivas iline bağlı ilçelerden biri
- KOLA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca colla
-
[isim]
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
-
Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı
-
Bakınız kolalama
- "Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir."
-
[isim]
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
- LARİ
-
Kelime Kökeni: Gürcüce lari
-
[isim]
Gürcistan'ın para birimi
-
[isim]
Gürcistan'ın para birimi
- ULAK
-
-
[isim]
Bakınız haberci
- "Az sonra ulaklar oba beylerine haber ulaştırmak için atlanmışlardı."
-
[isim]
Bakınız haberci
- ULAH
-
Kelime Kökeni: Rumence
-
[isim, eskimiş]
Romanya'nın yerli halkına veya bu halkın soyundan olan kimselere Osmanlı Türklerinin verdiği ad
-
[isim, eskimiş]
Romanya'nın yerli halkına veya bu halkın soyundan olan kimselere Osmanlı Türklerinin verdiği ad