İçinde la olan 4 harfli 68 kelime var. İçerisinde LA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında la olan kelimeler listesine ya da sonu la ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

La Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L

2 Harfli Kelimeler

AL, LA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

URLA

  1. [isim] İzmir iline bağlı ilçelerden biri
İLAH

Kelime Kökeni: Arapça ilāh

  1. [isim] Bir alanda yaratıcılığı ile hayranlık uyandıran, çok beğenilen, çok tutulan kimse
    • "Müzik dünyasının ilahı. Moda ilahı."
  2. [din bilimi] Bakınız tanrı
BULA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız yenge
İLAM

Kelime Kökeni: Arapça iʿlām

  1. [isim, eskimiş] Bakınız bildirme
  2. [hukuk] Bir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmî belge
İLAN

Kelime Kökeni: Arapça iʿlān

  1. [isim] Bakınız duyuru
    • "Afişte, ilanda yazılı vakit gelmemiş de olsa perde açılacak demekti." (Tarık Buğra)
  2. Açıkça bildirme, açıkça duyurma
    • "Cumhuriyetin ilanı."
PALA

Kelime Kökeni: İtalyanca pala

  1. [isim] Kavisli, kısa, uç bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç
    • "Belindeki kısa palasıyla ve omuzunda gri tüfeğiyle masanın kenarına oturdu." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Kürek vb. araçların, enli ve yassı bölümü
  3. Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş veya kereste
SELA

Kelime Kökeni: Arapça ṣalāʾ

  1. [isim, din bilimi] Müslümanları bayram veya cuma namazına çağırmak, bazı yerlerde cenaze için kılınacak namazı haber vermek amacıyla minarelerde okunan dua
    • "Su selası, gündüz, vakitli vakitsiz verilirdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
MOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca mola

  1. [isim] Yorgunluğu gidermek için duraklama
    • "Aslında, molaya benim niyetim yoktu." (Kemal Tahir)
  2. Ara verme
    • "… şiir konusuna dalmış olan bayan sözüne hiç mola vermiyordu ki bana da söz sırası gelsin." (Aziz Nesin)
  3. [denizcilik] "Bırak, koyuver, gevşet” emri
    • "Savulun varda! İskeleyi çek! Halatı bırak! Mola et!" (Ahmet Rasim)
  4. [spor] Voleybol ve basketbolda takımların oyun içinde taktik alışverişleri yapmak için aldıkları dinlenme
PLAK

Kelime Kökeni: Fransızca plaque

  1. [isim] Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak
    • "Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bakınız plaka
PLAJ

Kelime Kökeni: Fransızca plage

  1. [isim] Kıyı şeridinde deniz, göl vb.ne girmek için düzenlenmiş, genellikle kumluk veya çakıl taşlı alan; kumla
    • "Plajlarda sesin, mavi suların içine gömülmek, çam altlarında uyku çekmek dururken nereye gideceğiz?" (Sait Faik Abasıyanık)
İLLA

Kelime Kökeni: Arapça illā

  1. [zarf] Ne olursa olsun, hangi şartta olursa olsun; ille, illaki
    • "İlla seni evine kadar geçireceğim diye ayak diriyor." (Haldun Taner)
  2. Hele, özellikle
  3. Bakınız kesinlikle
PLAN

Kelime Kökeni: Fransızca plan

  1. [isim] Bir işin, bir eserin gerçekleştirilmesi, bir konunun yolunda yürümesi için uyulması tasarlanan düzen
    • "Turist akınını karşılamak için şimdiden bir plan yapmışlar." (Haldun Taner)
  2. Bir şehrin, bir yapının, bir makinenin çeşitli bölümlerini gösteren çizim
    • "O tarihte aramızda kasaba planını yapmaya gelmiş bir iki mühendis ve mimar bulunuyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. [sinema, televizyon] Bakınız çekim
  4. [mecaz] Geleceğe dönük düşünce; niyet
    • "Aşağıda kaynaşan kalabalığa bakarak planını zihninden geçirdi." (Ömer Seyfettin)
  5. Göze hitap eden resim, tiyatro vb. sanatlarda cepheden itibaren derinlemesine bölümlerden her biri
MALA

Kelime Kökeni: Farsça māle

  1. [isim] Harç alıp sürmeye yarayan, çoğu üçgen biçiminde, yassı biçimli, tahta saplı, demirden sıvama aracı
TELA

Kelime Kökeni: İtalyanca tela

  1. [isim] Kumaşla astar arasına konularak giysinin dik durmasını sağlayan kolalı bez
HELA

Kelime Kökeni: Arapça ḫalā

  1. [isim] Bakınız tuvalet
ULAŞ

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
KOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca colla

  1. [isim] Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
  2. Kâğıt veya bez yapıştırmakta kullanılan kaynatılmış nişasta bulamacı
  3. Bakınız kolalama
    • "Zaten bu devirde kola, ütü bir evin baş işlerindendir." (Refik Halit Karay)
LARİ

Kelime Kökeni: Gürcüce lari

  1. [isim] Gürcistan'ın para birimi
ULAK

  1. [isim] Bakınız haberci
    • "Az sonra ulaklar oba beylerine haber ulaştırmak için atlanmışlardı." (Nezihe Araz)
ULAH

Kelime Kökeni: Rumence

  1. [isim, eskimiş] Romanya'nın yerli halkına veya bu halkın soyundan olan kimselere Osmanlı Türklerinin verdiği ad
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü