İçinde l olan 8 harfli 4984 kelime var. İçerisinde L harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında l harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ALEYHTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Karşı olan, karşıtçı
-
[sıfat]
Karşı olan, karşıtçı
- ARALIKLA
- ...
- BULUTÇUK
-
-
[isim]
Küçük bulut
- "Cam kırıklarına benzer, kesici, acıtıcı bulutçukların kayıp kayıp gittikleri bir gökyüzü." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Küçük bulut
- DALDIRIŞ
-
-
[isim]
Daldırma işi veya biçimi
-
[isim]
Daldırma işi veya biçimi
- DARALTIŞ
-
-
[isim]
Daraltma işi veya biçimi
-
[isim]
Daraltma işi veya biçimi
- DEVİMSEL
-
-
[sıfat]
Devinim durumunda olan, hareki
-
Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik
-
[sıfat]
Devinim durumunda olan, hareki
- HAŞLANMA
-
-
[isim]
Haşlanmak işi
-
[isim]
Haşlanmak işi
- HÖDÜKLÜK
-
-
[isim]
Hödük olma durumu
-
Hödükçe davranış
-
[isim]
Hödük olma durumu
- İDEALİZM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ülkücülük
-
Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve varlığı insan düşüncesinin kurduğunu kabul eden öğretilerin genel adı
-
[isim]
Ülkücülük
- KATLANMA
-
-
[isim]
Katlanmak işi
- "Asım Bey'in kardeşiyle aramızda en basit bir dostluğa bile katlanması ihtimali var mı?" (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Katlanmak işi
- KAVASLIK
-
-
[isim]
Kavas olma durumu veya kavasın görevi
- "Lalalık, kavaslık derecelerinden kalfalık payesine yükseldiği bir sırada İsmail'in oğlu yanından uzaklaştırıldı, gitti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Kavas olma durumu veya kavasın görevi
- KESİLMEK
-
-
[nsz]
Kesme işi yapılmak
-
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
- "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
-
Gibi olmak, benzemek, dönmek
- "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
-
Dinmek
- "Rüzgâr kesilmiş, toprak üstüne yalın ayak basılmayacak kadar ısınmıştı." (Necati Cumalı)
-
Sona ermek
- "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Akmamak
- "Su kesilmek."
-
Akım gelmez olmak
- "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
- "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Son veya aralık verilmek
- "Dersler kesildi."
-
Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
- "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
-
Tutulmak, kapatılmak
-
Makaslanmak
-
Durmak
- "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
-
[-den]
Yoksun kalmak
- "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Sünnet olmak
- "Galip Baba, çeker gider, diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muammer İzgü)
-
Çok beğenmek, çok hoşlanmak
-
[nsz]
Kesme işi yapılmak
- KURULAMA
-
-
[isim]
Kurulamak işi
-
[isim]
Kurulamak işi
- MÜDELLEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kanıtlanmış, kanıtlı
- "Mantıki söylenmiş, müdellel söylenmiş, her cihetten işi kesip atmıştı." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Kanıtlanmış, kanıtlı
- MÜRAİLİK
-
-
[isim]
İkiyüzlülük
-
[isim]
İkiyüzlülük
- ÖZNELLİK
-
-
[isim]
Öznel olma durumu, subjektivite, nesnellik karşıtı
-
[isim]
Öznel olma durumu, subjektivite, nesnellik karşıtı
- ÖZVERİLİ
-
-
[sıfat]
Özveri ile davranan, özverisi olan, özveren, fedakâr
- "Bugün yaşıyorsam ben de hayatımı o doktorun özverili çalışmasına borçluyum." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Özveri ile davranan, özverisi olan, özveren, fedakâr
- PLANLAMA
-
-
[isim]
Planlamak işi
-
Hükûmet tarafından ulaşılacak amaçları belirleyen, tarım, ulaşım, sanayi vb. kesimlerdeki artış ölçüsünü tespit eden ve uygulanması gerekli çareleri önceden gösteren ekonomik, sosyal programın belli süreler için hazırlanması işi
-
[isim]
Planlamak işi
- SABUNLUK
-
-
[isim]
İçine sabun konulan küçük kap
-
[sıfat]
Sabun yapımına elverişli olan
- "Sabunluk yağ."
-
[isim]
İçine sabun konulan küçük kap
- SANRISAL
-
-
[sıfat]
Sanrıya ilişkin
-
[sıfat]
Sanrıya ilişkin