İçinde l olan 7 harfli 3658 kelime var. İçerisinde L harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında l harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu l harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AGAHLIK
...
ALABORA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Geminin yan yatması
    • "Sandal alabora oldu."
  2. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi
  3. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması
  4. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması

ALTLAMA

  1. [isim] Altlamak işi

BAKIŞLI
...
ÇİZMELİ

  1. [sıfat] Çizmesi olan

EĞLEMEK

  1. [-i] Durdurmak
    • "Deveniz gidiyordu eğleyemedim / Kıratın boşanmış bağlayamadım." (Halk türküsü)
  2. Oyalamak
    • "Beni işler eğledi de vaktinde yetişemedim."
  3. Avutmak

ELMASLI

  1. [sıfat] Elmas takmış olan
    • "Zenginliğe doğru kendimde bir yakınlaşma duyar, elmaslı, kürklü kadınlara sokulmak isterdim." (Refik Halit Karay)

GERİLİK

  1. [isim] Geri olma durumu
    • "Kayıtsızlıktan, tembellikten, gerilikten kurtulmak için inanmak lazım." (Orhan Seyfi Orhon)
  2. İdrak etme yeteneğinde veya okul başarılarında yaşına göre geri kalma durumu

HALAVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sevimlilik, şirinlik, tatlılık

KALİNİS

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Bir tür yağmur kuşu, su tavuğu

KEMİKLİ

  1. [sıfat] Kemiği olan veya çok kemiği olan
  2. Kemikleri iyi gelişmiş
    • "Kemikli çocuk."
  3. Çok zayıf, sıska
    • "Uzun ve kemikli yüzler sanki keder için yaratılmış." (Refik Halit Karay)

KOLASIZ

  1. [sıfat] Kolası olmayan

KULAKLI

  1. [sıfat] Kulağı herhangi bir biçimde olan
    • "Küçük kulaklı."
  2. Kulağa benzer çıkıntısı olan
  3. [isim] Sapının ucunda kulak biçiminde iki geniş çatalı bulunan bir çeşit yatağan
  4. [isim] İki tarafında tutulacak yeri olan yayvan tencere, kazan

NİTELİK

  1. [isim] Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet
    • "Niteliğini kestiremediği müzmin iştahsızlıktan yorgun düşmüş." (Atilla İlhan)
  2. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite
  3. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçebilen özellik, keyfiyet

OKSALAT

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi

PATALYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Her iki küreği bir kişi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar savaş gemisi sandalı

SAÇILMA

  1. [isim] Saçılmak işi

TABANLI

  1. [sıfat] Tabanı olan

YARGILI
...
ZELZELE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Deprem
    • "İstanbul'un son büyük zelzelesinden konuşuyorlardı." (Memduh Şevket Esendal)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü