İçinde lü olan 7 harfli 134 kelime var. İçerisinde LÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lü olan kelimeler listesine ya da sonu lü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KULÜPÇÜ
-
-
[isim]
Kulüp işleten kimse
-
[isim]
Kulüp işleten kimse
- GÜLÜNME
-
-
[isim]
Gülünmek işi
-
[isim]
Gülünmek işi
- LÜGATÇİ
-
-
[isim]
Bakınız sözlükçü
- "Buraya çeşitli yörelerden fakih, müneccim, lügatçi, doktor gibi ilim adamları davet ederek sohbetler yaptırır, aralarında tartışmalar tertiplerdi."
-
[isim]
Bakınız sözlükçü
- GÖMÜLÜŞ
-
-
[isim]
Gömülmek işi
-
[isim]
Gömülmek işi
- YÜKÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
- "Onun güvenliğini her yerde sağlamakla yükümlüsünüz."
-
[sıfat]
Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
- ÖKÜZLÜK
-
-
[isim]
Budalalık, sersemlik
-
Budalaca, sersemce iş
-
[isim]
Budalalık, sersemlik
- ÖZGÜLÜK
-
-
[isim]
Özgü olma durumu; mahsusluk
-
[isim]
Özgü olma durumu; mahsusluk
- KÖMÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde kömür olan
-
Yakıt olarak kömür kullanan
- "Kömürlü lokomotif. Kömürlü kalorifer."
-
[sıfat]
Birleşiminde kömür olan
- TÜTSÜLÜ
-
-
[sıfat]
Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
-
Dumanlı, sisli olan
- "Sapanca Gölü, elmalıklar içinde ılık, tütsülü bir ışıkla pencereden kayıp gidiyor."
-
[argo]
Bulanık, karışık olan
- "Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının / Kafalar tütsülü hülya ile, gözler kızgın"
-
[argo]
Uyuşturucu madde veya alkol içmiş olan
- "Bir gün sarhoş olmuş, kafası tütsülü, elinde kocaman bir kadeh, şarkı söyleyerek mescide girdi."
-
[sıfat]
Tütsü yapılmış (yer, kimse veya yiyecek)
- DEVALÜE
-
Kelime Kökeni: Fransızca dévalué
-
[sıfat]
"Değerini düşürmek" anlamındaki devalüe etmek, "değeri düşürülmek" anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
-
[sıfat]
"Değerini düşürmek" anlamındaki devalüe etmek, "değeri düşürülmek" anlamındaki devalüe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz
- BÜZÜLÜŞ
-
-
[isim]
Büzülmek işi
- "Buna ayakta durma değil ancak büzülüş denebilir."
-
[isim]
Büzülmek işi
- BÖLÜNGÜ
-
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız hizip
-
[isim, toplum bilimi]
Bakınız hizip
- BÜRÜKLÜ
-
-
[sıfat]
Bürük giyinmiş olan
-
[zarf]
Bürük giyerek
- "Şimdi elbette böyle değil fakat Lerzan’ın orada bulunduğu tarihlerde Urfa kadınları umumiyetle bürüklü, erkekleri de entari ile dolaşırlardı."
-
[sıfat]
Bürük giyinmiş olan
- FİGÜRLÜ
-
-
[sıfat]
Figürü olan
-
[sıfat]
Figürü olan
- SÜLÜKÇÜ
-
-
[isim]
Sülük satan kimse
-
Sülükle kan almayı meslek edinen kimse
- "Dünyada ne kadar sülükçü varsa hepsine telgraflar çeker. Yılda ne kadar sülük satmakta olduklarının bildirilmesini rica eder..."
-
[isim]
Sülük satan kimse
- KÜFLÜCE
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız mantar hastalığı
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız mantar hastalığı
- BÜZGÜLÜ
-
-
[sıfat]
Büzgüsü olan, büzülerek dikilmiş olan
- "Çiçekli kumaştan, büzgülü, yakası kayık bir elbise dikti."
-
[sıfat]
Büzgüsü olan, büzülerek dikilmiş olan
- ÖLÇÜNLÜ
-
-
[sıfat]
Bakınız standart
- "Bu çalışmada ölçünlü söyleyiş biçimi örnek alınmıştır."
-
[sıfat]
Bakınız standart
- TÜRKLÜK
-
-
[isim]
Türk olma durumu
-
Türklere özgü nitelik
-
Türklerin meydana getirdiği topluluk
- "Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır."
-
[isim]
Türk olma durumu
- YOLÜSTÜ
-
-
[isim]
Yolun hemen kenarı
- "Yolüstü yedi yüz metrelik bir arsada basık bir damları var ki utanırlar konu komşudan."
-
[isim]
Yolun hemen kenarı