İçinde lü olan 5 harfli 65 kelime var. İçerisinde LÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında lü olan kelimeler listesine ya da sonu lü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BÖLÜT
-
-
[isim, biyoloji]
Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri
-
[hayvan bilimi]
Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri
-
[isim, biyoloji]
Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri
- BÖLÜŞ
-
-
[isim]
Bölmek işi
- "Sağdan sola taksim etmiş örgüsün / Onar onar bölüşünü sevdiğim"
-
[isim]
Bölmek işi
- ÖRÜLÜ
-
-
[sıfat]
Örülmüş olan
-
[sıfat]
Örülmüş olan
- BÖLÜK
-
-
[isim]
Bir binanın belli bir hizmete veya bir kimsenin, bir ailenin oturmasına ayrılmış olan bölümlerinden her biri
- "Bir kandil günü öteki bölükteki büyük hanımın elini öpmeye gitmiştim."
-
Bakınız belik
-
[askerlik]
Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik
- "Şehre giren kuvvetlerimiz iki süvari bölüğünden ibaretmiş."
-
[matematik]
On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı
- "Birler bölüğü, binler bölüğü, milyonlar bölüğü."
-
[isim]
Bir binanın belli bir hizmete veya bir kimsenin, bir ailenin oturmasına ayrılmış olan bölümlerinden her biri
- BÖLÜM
-
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri; fasıl, kısım
- "Gelgelelim, hayatın bu masalsı bölümü çok kısa sürüyor."
-
Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri; departman, seksiyon
-
Bir konuşmada, yazıda veya kitapta konunun ana parçalarından her biri
-
[biyoloji]
Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik
-
[eğitim]
Yükseköğretim kurumlarında herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri; kürsü, departman
- "1984 yılında Mühendislik Fakültesinin yeni bölümleri olan Jeoloji Mühendisliği, Maden Mühendisliği, Jeofizik ve Çevre Mühendisliği bölümleri ile birlikte fakültenin bölümleri altıya çıkmıştır."
-
[matematik]
Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı
-
[isim]
Bir bütünü oluşturan parçaların her biri; fasıl, kısım
- POLÜM
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim]
Bakınız polim
-
[isim]
Bakınız polim
- GÜLÜŞ
-
-
[isim]
Gülmek işi; hande
- "Sadece hafif bir tebessüm yüzümde toplandı, açıldı ve bu gülüş ona cevap oldu."
-
[isim]
Gülmek işi; hande
- GÜLÜT
-
-
[isim, sinema, tiyatro]
Skeç, revü, eğlence gösterisi vb.ne eklenen beklenmedik gülünç sözler veya durumlar
-
[isim, sinema, tiyatro]
Skeç, revü, eğlence gösterisi vb.ne eklenen beklenmedik gülünç sözler veya durumlar
- GÜLÜK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hindi
-
Sebze yetiştirmek için açılan ocak
- "Kavağın dibine gülük yaptırdım / Basaksız evlere hayat yaptırdım"
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hindi
- YÜZLÜ
-
-
[sıfat]
Yüzü herhangi bir nitelikte olan; benizli, simalı, çehreli, suratlı
- "Ben, ay yüzlü güzellerin peşinde bir gölgeye benzerim."
-
[mecaz]
Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse)
-
[sıfat]
Yüzü herhangi bir nitelikte olan; benizli, simalı, çehreli, suratlı
- MELÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça melūl
-
[sıfat]
Bakınız üzgün
-
[zarf]
Boynu bükük, zavallı bir biçimde
- "Garipler köyü az çok çıplak ve kayalık bir yar ortasında sıkışmış, ıssız ve melul duruyor."
-
[sıfat]
Bakınız üzgün
- EYLÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça eylūl
-
[isim]
Yılın dokuzuncu ayı; ilkgüz
-
[isim]
Yılın dokuzuncu ayı; ilkgüz
- GOLLÜ
-
-
[sıfat]
Golü olan
-
[sıfat]
Golü olan
- ÜÇLÜK
-
-
[sıfat]
Üç tanesi bir arada bulunan, üç tane alabilen, üç taneden oluşmuş
-
[isim, spor]
Basketbolda ceza alanı dışından atılan topun potaya geçirilmesi sonucu kazanılan üç sayı değerindeki atış
-
[sıfat]
Üç tanesi bir arada bulunan, üç tane alabilen, üç taneden oluşmuş
- LÜMEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca lumen
-
[isim, fizik]
Işık şiddeti 1 mum olan, eşit dağıtımlı bir nokta kaynağının 1 steradyan içine yayımladığı ışık akısı
-
[isim, fizik]
Işık şiddeti 1 mum olan, eşit dağıtımlı bir nokta kaynağının 1 steradyan içine yayımladığı ışık akısı
- SÜLÜN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
- ZÜLÜF
-
Kelime Kökeni: Farsça zulf
-
[isim]
Şakaklardan sarkan saç lülesi
- "Eser seher yeli zülfün dağıtır / Gerdana dökülen tel incinmesin"
-
Sevgilinin saçı; zülfüyâr
- "Üçü orta boylu, boyları uzar / Üçü uzun boylu, zülfünü düzer"
-
[isim]
Şakaklardan sarkan saç lülesi
- SÜLÜK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
-
[bitki bilimi]
Bakınız asma bıyığı
-
[isim, hayvan bilimi]
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
- YÜNLÜ
-
-
[sıfat]
Yünü olan
-
Yünden yapılmış
- "Yünlü battaniye."
-
[isim]
Yün kumaş
-
[sıfat]
Yünü olan
- ÜTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş
-
[sıfat]
Ütülenmiş, ütü ile buruşuklukları giderilmiş