İçinde kış olan 8 harfli 19 kelime var. İçerisinde KIŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kış olan kelimeler listesine ya da sonu kış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I K Ş

3 Harfli Kelimeler

KIŞ, ŞIK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KIŞLATMA

  1. [isim] Kışlatmak işi
YIKIŞMAK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Bakınız güreşmek
ŞARKIŞLA

  1. [isim] Sivas iline bağlı ilçelerden biri
AKIŞMALI

  1. [sıfat] Akışma özelliği olan
YAKIŞMAK

  1. [nesnesiz] Güzel durmak, iyi gitmek, yaraşmak, uygun gelmek
    • "Önden yandan nasıl durduğunu, yakışıp yakışmadığını gözden geçirecek." (Memduh Şevket Esendal)
  2. [-e] Uygun olmak, iyi karşılanmak, münasip olmak
    • "Öyle şey küçüklerin ağzına yakışmaz." (Burhan Felek)
ÇIKIŞMAK

  1. [-e] Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak
    • "Babaanne hiç ağzını açmadı, gelinine bir kez olsun çıkışmadı, hizmetçisiz kalındı mı mutfağa girip bulaşık yıkadı." (Gönül Pultar)
  2. [nesnesiz] Yeter olmak, yetmek
    • "Bir gün de son günlerden birinde, bir aşçıdan on parası çıkışmadı diye dünyanın lafını yedi." (Tarık Buğra)
BIKIŞMAK

  1. [nesnesiz] Karşılıklı olarak birbirinden bıkmak
TAKIŞMAK

  1. [-i, -le] Birbirine takılmak
  2. Anlaşmazlığa düşmek, kavgaya tutuşmak, ağız kavgası yapmak
NAKIŞLIK

  1. [isim] Nakış olma durumu
    • "Mimari değişmiş, heykel değişmiş, diller değişmiş fakat nakış her zaman nakışlığını korumuştur." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
ULUKIŞLA

  1. [isim] Niğde iline bağlı ilçelerden biri
NAKIŞSIZ

  1. [sıfat] Nakşı olmayan
  2. [zarf] Nakşı olmaksızın
    • "Ben bu çevreyi motifsiz, nakışsız, dümdüz getiriyorum göz önüne." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
KAKIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Şaka yapmak amacıyla birbirine vurmak
ÇAKIŞMAK

  1. [-le] Birbirine geçip kenetlenmek, takılmak
  2. [nesnesiz] Aynı zaman dilimine denk gelmek
    • "İki sınıfın dersleri çakıştı."
  3. [nesnesiz, ağızlardan] Söz yarışı etmek
    • "Saz şairleri çakışıyor."
  4. [matematik] Doğru, açı, yüzey vb. geometrik biçimler üst üste konulduklarında birbirini bütünüyle örterek eşit olmak
KIŞLAMAK

  1. [nesnesiz] Kış olmak
    • "Bu yıl erken kışladı."
  2. Kışı bir yerde geçirmek
    • "Armudu taşlayalım / Dibinde kışlayalım" (Halk türküsü)
KIŞKIRTI

  1. [isim] Bakınız kışkırtma
    • "Çünkü onlar, toplumun genel kültür düzeyine yatkın bir kışkırtıdan yana görünmüyorlar." (Adalet Ağaoğlu)
KALKIŞMA

  1. [isim] Kalkışmak işi
  2. Bakınız başkaldırı
BAKIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] İki veya daha çok kimse karşılıklı birbirine bakmak
    • "Ev halkı birbirlerine bakışıyorlar, söyleyecek söz bulamıyorlar." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak
    • "Eniştemle mürebbiyenin birbirine nasıl bakıştıklarına hiç dikkat ettin mi?" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
SIKIŞMAK

  1. [nesnesiz] Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak
    • "Üç hademe, ebe, hasta bakıcı merdivenin orta sahanlığında sıkışmışlar, sedyeyi çevirmeye çalışıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  2. İki şey arasında kalmak
    • "Parmağı kapıya sıkışmış."
  3. Yerinden oynamamak
    • "Vida sıkışmış."
  4. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak
    • "Karşıda apartmanın köşesine sıkışmış baraka kahveden bir adam, bir kürek ateş çıkardı." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Zor bir durumda kalmak
    • "Osmanlı İmparatorluğu sıkışınca üç milyon asker çıkarabiliyordu." (Etem İzzet Benice)
  6. Sıkıntı ve darlık çekmek, çarpıntı duymak; daralmak
    • "Göğsü sıkışmış."
  7. Tuvalet ihtiyacı gelmek
  8. Darlık çekmek, parasız kalmak
TIKIŞMAK

  1. [-e] Birlikte bir yere tıkılmak
    • "Altı kişi bir arabaya tıkıştılar."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü