İçinde kış olan 11 harfli 22 kelime var. İçerisinde KIŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kış olan kelimeler listesine ya da sonu kış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

I K Ş

3 Harfli Kelimeler

KIŞ, ŞIK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIKIŞTIRMAK

  1. [-i] Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak
    • "Yine dernekler doldurmuştu kapıları, yine üç avukat savunuyordu tilkiyi ama köylüler çıkıştırıp da bir avukat bile tutamamışlardı." (Emir Kalkan)
  2. Çıkışma işini yaptırmak
ÇAKIŞTIRMAK

  1. [-i] Çakışma işini yaptırmak
  2. [nesnesiz, teklifsiz konuşmada] İçki içip keyfetmek
    • "Güzel meze ile arada bir de çakıştırıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [müzik] Porte üzerindeki notalara söz ögesinin bölümlerini yerleştirmek
YAKIŞABİLME

  1. [isim] Yakışabilmek işi
KIŞKIRTMACI

  1. [sıfat] Bakınız kışkırtıcı
KAKIŞTIRMAK

  1. [-i] Sürekli ve hafif hafif kakmak
    • "Dövmüşler, sövmüşler hatta boş böğrüne çivi ile kakıştırmışlar, yine kımıldatamamışlardı." (Refik Halit Karay)
BAKIŞIVERME

  1. [isim] Bakışıvermek işi
ÇIKIŞAMAMAK

  1. boy ölçüşememek, eşit derecede olmamak
    • "Çene yarıştırmada ben seninle çıkışamam."
TIKIŞTIRMAK

  1. [-e, -i] Boş yer kalmayacak biçimde doldurmak, gelişigüzel koymak, tıka basa sokmak
    • "Tam bir kutu çorabı tıkıştırdılar koltuğumun altına." (Nâzım Hikmet)
  2. Acele ile birine bir şeyi yedirmeye çalışmak
  3. İyice çiğnemeden yutarak yemek
    • "Musa tabaktaki peynirin yarısını, üç dilim ekmeği ve kâsede kalan tüm zeytinleri ağzına tıkıştırıp bir şey söylemeden çıktı evden." (Elif Şafak)
SIKIŞTIRICI

  1. [isim] Sıkıştırma işini yapan alet
ALKIŞLANMAK

  1. [nesnesiz] Alkışlama işine konu olmak
    • "Hususi numaraları ile tutuluyor, beğeniliyor, alkışlanıyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
BAKIŞABİLME

  1. [isim] Bakışabilmek işi
KIŞKIRTILMA

  1. [isim] Kışkırtılmak işi
KALKIŞILMAK

  1. [nesnesiz] Kalkışma işine konu olmak
SIKIŞTIRMAK

  1. [-i] Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak; tıkmak
    • "Bilet kutusunu koltuğunun altına sıkıştırmış, elleri ceplerinde bir otobüs biletçisi geçti." (Necati Cumalı)
  2. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak
  3. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek; sıkılamak
    • "İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamaya başlar." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak
    • "Parmağını pencereye sıkıştırmak."
  5. Bakınız tutuşturmak
    • "Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar." (Refik Halit Karay)
  6. Bakınız kıstırmak
    • "Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar. Jandarmalarla vuruşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [mecaz] Üstüne düşüp zorlamak
    • "Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  8. [argo] Elle sarkıntılık etmek
ALKIŞLATMAK

  1. [-i] Alkışlama işini yaptırmak
SIKIŞABİLME

  1. [isim] Sıkışabilmek işi
KIŞKIŞLAMAK

  1. [-e, -i] Genellikle kümes hayvanlarını "kış kış" diye kovalamak
  2. [mecaz] Bakınız uzaklaştırmak
ÇIKIŞABİLME

  1. [isim] Çıkışabilmek işi
SIKIŞIVERME

  1. [isim] Sıkışıvermek durumu
TAKIŞTIRMAK

  1. [nesnesiz] Küpe, bilezik, yüzük vb. süs eşyasını çokça takmak
  2. [mecaz] Birbirine takmak, birbirleriyle tartıştırmak
    • "Ortak dostlarımız eski günleri anıp ikimizi birbirimize takıştırarak gönüllerini eğliyorlardı." (Mehmed Kemal Kurşunluoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü