İçinde kç olan 5 harfli 16 kelime var. İçerisinde KÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kç olan kelimeler listesine ya da sonu kç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇEKÇE
-
-
[isim]
Çeklerin kullandığı dil
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Çeklerin kullandığı dil
- YOKÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız nihilist
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız nihilist
- IRKÇI
-
-
[sıfat, toplum bilimi]
Irkçılık yanlısı olan; rasist
-
[sıfat, toplum bilimi]
Irkçılık yanlısı olan; rasist
- TEKÇİ
-
-
[sıfat, felsefe]
Tekçilik taraflısı olan, tekçilikle ilgisi olan; birci, monist
-
[sıfat, felsefe]
Tekçilik taraflısı olan, tekçilikle ilgisi olan; birci, monist
- ÇOKÇA
-
-
[zarf]
Oldukça fazla, aşırı miktarda; fazlaca
- "Benden utanırlar, odada çokça koca lakırtısı olsa kalkar kaçarlar."
-
[zarf]
Oldukça fazla, aşırı miktarda; fazlaca
- DİKÇE
-
-
[zarf]
Dik olarak
- "Daha dikçe dursa, çenesini daha az oynatsa, diyordu."
-
[zarf]
Dik olarak
- ÇOKÇU
-
-
[sıfat, felsefe]
Çokçuluk öğretisini benimseyen; plüralist
- "Çokçu izlenime karşın epeyce yalınlaştırılmış bir sayım bu gene de."
-
[sıfat, felsefe]
Çokçuluk öğretisini benimseyen; plüralist
- BEKÇİ
-
-
[isim]
Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse
- "Han bekçisi, saçağın altındaki döşeğinde hâlâ uyumaktaydı."
-
[isim]
Bir şeyi veya bir yeri bekleyip korumakla görevli kimse
- PEKÇE
-
-
[zarf]
Bakınız iyice
- "Düğüncüler akşama kadar güneş altında pişmiş, bıkmış, yanmış oldukları için rakı sofrasına pekçe sokuldular."
-
[zarf]
Bakınız iyice
- AKÇIL
-
-
[sıfat]
Rengi atmış, ağarmış
- "Buruşuk, akçıl donlu bir bedevi."
-
İçinde ak renk bulunan
- "İçlerinden birisi akçıl kirpiklerini kırpıştırdı, bir ölüm boyasıyla boyanmışa benzeyen dudaklarını kıpırdattı."
-
[sıfat]
Rengi atmış, ağarmış
- LAKÇI
-
-
[isim]
Laka veya vernik süren işçi; lakacı
-
[isim]
Laka veya vernik süren işçi; lakacı
- GÖKÇE
-
-
[isim]
Gök rengi, mavi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[sıfat]
Gökle ilgili; semavi
-
[sıfat]
Güzel, hoşa giden
- "Kutlu Melek yüzü güneş esmeri, gözü menekşe moru, kumral saçı belikli, gökçe gonca artık yoktur."
-
[isim]
Gök rengi, mavi
- HAKÇA
-
-
[zarf]
Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla; adilane
- "Hakça konuşmak gerekirse, Erhan bu savı başarıyla gerçekleştiriyor."
-
[zarf]
Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla; adilane
- KÖKÇÜ
-
-
[isim, eskimiş]
İlaç yapımında kullanılan kök, kabuk, çiçek, yaprak vb.ni satan kimse
-
[isim, eskimiş]
İlaç yapımında kullanılan kök, kabuk, çiçek, yaprak vb.ni satan kimse
- YÜKÇÜ
-
- SIKÇA
-
-
[zarf]
Oldukça sık; sık sık
- "Bizde ateş olmayan yerden duman çıkmaz atasözü sıkça kullanılır."
-
[zarf]
Oldukça sık; sık sık