İçinde kum olan 5 harfli 17 kelime var. İçerisinde KUM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kum olan kelimeler listesine ya da Sonu kum ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KUMAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ortaya para koyarak oynanan talih oyunu
- "Ağır bir kumar borcunu ödemek zorunda kalan soylular gibiydi." (Necati Cumalı)
- "Kazanacağından emin olmadıkça kumar oynamak deliliktir." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Ortaya para koyarak oynanan talih oyunu
- VAKUM
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Boşluk
-
[isim]
Boşluk
- KUMUL
-
-
[isim]
Çöllerde veya deniz kıyılarında rüzgârların yığdığı kum tepesi, eksibe
-
[isim]
Çöllerde veya deniz kıyılarında rüzgârların yığdığı kum tepesi, eksibe
- KUMLU
-
-
[sıfat]
İçinde kum bulunan
- "Kumlu toprak."
-
Çok ufak ve sık benekli
- "Kumlu kumaş."
-
[sıfat]
İçinde kum bulunan
- KUMLA
-
-
[isim]
Kumluk yer, geniş kumsal, plaj
-
Güneş banyosu yapmak için düzenlenmiş kumsal
-
[isim]
Kumluk yer, geniş kumsal, plaj
- KUMSU
-
-
[sıfat]
Kumu andıran, kuma benzeyen, kum gibi
-
[sıfat]
Kumu andıran, kuma benzeyen, kum gibi
- LOKUM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp veya dikdörtgen biçiminde kesilen şekerleme, kesme, latilokum
- "Üsküdar'a gider iken bir mendil buldum / Mendilimin içine lokum doldurdum." (Halk türküsü)
-
Dinamit lokumu
-
[isim]
Şekerli nişasta eriyiğini pişirip hafif ağdalaştırarak yapılan, küçük küp veya dikdörtgen biçiminde kesilen şekerleme, kesme, latilokum
- YOKUM
-
-
ben yokum
- "Yok canım, ben belediye taraflısı değilim. Sizden yanayım." (Memduh Şevket Esendal)
- "İki saatte ağaç yetiştireceklermiş. -Yok, devenin başı!"
- "Kurtulmak için ya yok olmalı ya yok etmeli." (Atilla İlhan)
- "İttihat ve Terakki'nin yok olduğu bir günde ben İttihatçı'yım diyen bu adam, onun var olduğu günlerde, kötülüklerine bütün gücü ile karşı koyan adamdı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
ben yokum
- OKUMA
-
-
[isim]
Okumak işi, kıraat
- "Okuması vardı, yazması azdı." (Burhan Felek)
-
[isim]
Okumak işi, kıraat
- KUMUK
- ...
- KUMCU
-
-
[isim]
Kum getirip satan kimse
-
[isim]
Kum getirip satan kimse
- KUMAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma
- "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır." (Falih Rıfkı Atay)
-
Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme
-
[isim]
Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma
- OKUME
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
-
[isim]
Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
- SOKUM
-
-
[isim]
Lokma
-
Yufka ekmeğinden yapılan dürüm
-
[isim]
Lokma
- KUMAN
- ...
- KUMUÇ
-
-
[isim]
Sivrisineğe benzer çok küçük bir tür sinek
-
İçine et veya peynir konarak yapılan bir çeşit sigara böreği
-
[isim]
Sivrisineğe benzer çok küçük bir tür sinek
- KUMRU
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Güvercinler takımından, güvercinden küçük, boz, gri renkli bir kuş (Streptopelia)
- "Başlarını dinlerler, kumru gibi yuvalarında oturur, şunun bunun aleyhinde konuşmazlar." (Burhan Felek)
-
Hamurdan yapılan, sandviçe benzeyen bir tür yiyecek
-
[isim]
Güvercinler takımından, güvercinden küçük, boz, gri renkli bir kuş (Streptopelia)