İçinde kuc olan 20 kelime var. İçerisinde KUC bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kuc olan kelimeler listesine ya da Sonu kuc ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

KUCAKLANMAK, KUCAKLAŞMAK

10 Harfli Kelimeler

BURKUCULUK, KUCAKLAMAK, KUCAKLANIŞ, KUCAKLANMA, KUCAKLAŞMA, KUCAKLAYIŞ, KUŞKUCULUK

9 Harfli Kelimeler

KARAKUCAK, KUCAKLAMA, UYKUCULUK

7 Harfli Kelimeler

AYAKUCU, BURKUCU, KUCAKTA, KUŞKUCU

6 Harfli Kelimeler

KOKUCU, SOKUCU, UYKUCU

5 Harfli Kelimeler

KUCAK


Kelime bulma makinesi

C K U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

CUK

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KUCAKLANMAK

  1. [nsz] Kucaklama işi yapılmak
    • "Büyük bir şefkatle kucaklanmış, hıçkırıklar içinde odadan çıkarıyorlar." (Yusuf Ziya Ortaç)

KUCAKLAŞMAK

  1. [nsz] Birbirini kucaklamak
    • "İki kardeş özlemle kucaklaştılar." (Atilla İlhan)

KUCAKLANIŞ

  1. [isim] Kucaklanma işi veya biçimi

KUCAKLANMA

  1. [isim] Kucaklanmak işi veya durumu

BURKUCULUK

  1. [isim] Burkucu olma durumu

KUŞKUCULUK

  1. [isim] Özellikle doğa ötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm

KUCAKLAYIŞ

  1. [isim] Kucaklama işi veya biçimi

KUCAKLAMAK

  1. [-i] Kollarla sarıp göğüs üzerine bastırmak
    • "Onlar, daha fazlasını yaparak sessizce birbirlerini kucakladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kucağına almak, kucağında taşımak
  3. İçine almak veya çepeçevre sarmak, kuşatmak
    • "Şaşılacak kadar tatlı, sevimli, nazik eli, elimi kucakladı." (Yusuf Ziya Ortaç)

KUCAKLAŞMA

  1. [isim] Kucaklaşmak işi
    • "Bu kucaklaşma fazla sürmedi." (Ömer Seyfettin)

UYKUCULUK

  1. [isim] Uykucu olma durumu

KARAKUCAK

  1. [isim] Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi

KUCAKLAMA

  1. [isim] Kucaklamak işi

BURKUCU

  1. [isim] Burkma işini yapan

KUCAKTA

  1. [sıfat] Henüz yürüyemeyen, küçük (çocuk)

AYAKUCU

  1. [isim] Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun dünya merkezine doğru olan yönü

KUŞKUCU

  1. [sıfat] Açık bir biçimde kanıtlanmamış her şeyden kuşkuya düşen, şüpheci, septik
  2. Kuşkuculuk yanlısı olan, septik

UYKUCU

  1. [isim] Uykuyu seven, çok uyuyan kimse

KOKUCU

  1. [isim] Koku yapan veya satan kimse

SOKUCU

  1. [isim] Sokan, sokma işini yapan kimse

KUCAK

  1. [isim] Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
    • "Kucağımdaki yavrumla yapayalnız kalmıştık." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Paris'teki hemşehriler bana büyük bir sevgi ve emniyetle kucaklarını açmışlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [sıfat] Açık kollarla göğüs arasına sığabilen miktarda olan
    • "Her çalışmak isteyene kucak açmışlardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Herhangi bir durumun veya şeyin sınırlarının arası, iç
    • "Oralar her saldırganlıktan korunmuş Türk kucağı idi." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  4. Ortam, ocak
    • "On yıl var ayrıyım Kına Dağı'ndan / Baba ocağından, yâr kucağından." (Faruk Nafiz Çamlıbel)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü