İçinde kt olan 8 harfli 97 kelime var. İçerisinde KT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kt olan kelimeler listesine ya da Sonu kt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FAKTİTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ettirgen fiil
-
[isim]
Ettirgen fiil
- AHENKTAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Ahenkli
-
[sıfat]
Ahenkli
- DEDEKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Gizli, sivil polis, polis hafiyesi
- "En usta dedektifleri bile şaşkına çevirecek kadar dolaşık ve karışık bir olaydı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Özel soruşturma yapmak için görevli kimse, hafiye
-
[isim]
Gizli, sivil polis, polis hafiyesi
- YÜREKTEN
-
-
Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle
- "İlk zamanlarda olduğu gibi şöyle içten ve yürekten konuştukları bir anları olmuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Temiz duygularla, saygı ile, içten, içtenlikle
- ÇEKTİRME
-
-
[isim]
Çektirmek işi
- "Mebus adayları gibi bunları da fotoğraf çektirmeye gider gibi kılık kıyafetlerinden tanımak güç değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Çektiri
-
Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık
-
Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası
-
Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç
-
Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet
-
[isim]
Çektirmek işi
- OBJEKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Nesnel
- "Olayları elden geldiğince objektif bir şekilde vermeye özen gösterirdi." (Haldun Taner)
-
[isim]
Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerle cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine yansıtan mercek veya mercek sistemi
- "Örtümün aralığında objektifin bebeksiz gözü bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Nesnel
- SÖKTÜRME
-
-
[isim]
Söktürmek işi
-
[isim]
Söktürmek işi
- KÖKTENCİ
-
-
Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan, radikal
-
Köktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı olan, radikal
- SIKTIRMA
-
-
[isim]
Tahkimat birimlerinin oynamasını veya kaymasını önlemek amacıyla birim ile arazi arasında kalan boşluklara sıkıştırılan bir tür takoz
-
[isim]
Tahkimat birimlerinin oynamasını veya kaymasını önlemek amacıyla birim ile arazi arasında kalan boşluklara sıkıştırılan bir tür takoz
- AKTÖRECİ
- ...
- ÇÖKTÜRME
-
-
[isim]
Çöktürmek işi
-
[isim]
Çöktürmek işi
- ELEKTRON
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı
-
[isim]
Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı
- ÇAKTIRIŞ
-
-
[isim]
Çaktırma işi veya biçimi
-
[isim]
Çaktırma işi veya biçimi
- DİKTATÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
- "İmparatorluk diktatörü olacağını, hayalime bile getirmiyordum." (Falih Rıfkı Atay)
-
[sıfat]
Zorba
-
[isim]
Bütün siyasi yetkileri kendinde toplamış bulunan kimse
- AKTİVİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etkinlik
-
[isim]
Etkinlik
- DİDAKTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Öğretici
- "Didaktik bir eser."
-
[isim]
Öğretim yöntemlerini ele alan bilgi, öğretim bilgisi
-
[sıfat]
Öğretici
- SPEKTRUM
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Çeşitlilik
- "Onlar nedense spektrumlarını fazlaca geniş tutmada bir sakınca görmüyorlar." (Tomris Uyar)
-
[isim]
Çeşitlilik
- BIKTIRIŞ
- ...
- MUKTESİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Tutumlu
-
[sıfat]
Tutumlu
- GERÇEKTE
-
-
[zarf]
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte
- "Kumpanyanın kurulmasında başı çeken gerçekte, ecnebi bir banka." (Atilla İlhan)
-
[zarf]
Aslında, tam anlamıyla, hakikatte