İçinde kt olan 6 harfli 41 kelime var. İçerisinde KT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kt olan kelimeler listesine ya da Sonu kt ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LAKTAZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi
-
[isim]
Süt şekerini üzüm şekerine çeviren bir bağırsak enzimi
- KAKTÜS
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kaktüsgillerden, yaprakları yayvan ve dikenli, güzel, parlak renkte çiçekler açan bir bitki, atlas çiçeği (Cactus)
-
[isim]
Kaktüsgillerden, yaprakları yayvan ve dikenli, güzel, parlak renkte çiçekler açan bir bitki, atlas çiçeği (Cactus)
- MAKTUL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Öldürülmüş, öldürülen
- "Tarlasında, maktul bulunmuş bir çiftçiyi muayene etmiş, rapor vermiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Öldürülmüş, öldürülen
- MİKTAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
-
Ölçü
- "Yapılan yardımın miktarı artırıldı."
-
[isim]
Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik
- HEKTAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yüz ar (10.000 m²) değerinde yüzey ölçü birimi (ha)
-
[isim]
Yüz ar (10.000 m²) değerinde yüzey ölçü birimi (ha)
- SEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bölüm, kol, dal, kesim
- "Özel sektör."
-
Aynı işi yapan topluluk
-
Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası
-
[isim]
Bölüm, kol, dal, kesim
- OKTRUA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şehre giren şeylerden alınan vergi
-
[isim]
Şehre giren şeylerden alınan vergi
- TAKTİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Damıtma, imbikten çekme
-
[isim]
Damıtma, imbikten çekme
- MEKTUP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name
- "Mektubunda diyorsun ki gel gayri / Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım." (Bekir Sıtkı Erdoğan)
- "Bir gün, bilmediğim bir memleketten bir mektup aldım." (Aka Gündüz)
-
[isim]
Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name
- AKTÜEL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Güncel
-
Edimsel
-
[sıfat]
Güncel
- FİKTİF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İtibari
-
[isim]
İtibari
- REKTUM
-
Kelime Kökeni : Latince
-
[isim]
Göden
-
[isim]
Göden
- NEKTAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Yunan mitolojisinde, içenleri ölümsüzlüğe kavuşturan tanrı içkisi
-
Meyvenin özü
-
Bal özü
-
[isim]
Yunan mitolojisinde, içenleri ölümsüzlüğe kavuşturan tanrı içkisi
- REKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Üniversitenin tüzel kişiliğini temsil eden, yönetimden, eğitim ve öğretimin düzenli yürütülmesinden sorumlu profesör
-
[isim]
Üniversitenin tüzel kişiliğini temsil eden, yönetimden, eğitim ve öğretimin düzenli yürütülmesinden sorumlu profesör
- VEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi
-
Büyüklüğü ile yönü olan nicelik
-
[isim]
Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi
- ARKTİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Kuzey Kutbu'yla ilgili, Kuzey Kutbu yakınında olan
- "Arktik kuşak."
-
[sıfat]
Kuzey Kutbu'yla ilgili, Kuzey Kutbu yakınında olan
- AKTÖRE
-
-
[isim]
Ahlak
- "Artık gemisini kurtaran kaptan olacaktır, aktöre yozlaşması ve çöküntü başlar." (Melih Cevdet Anday)
-
[isim]
Ahlak
- DİREKT
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Dolaysız, aracısız
- "İki devlet arasında direkt ilişki yok."
-
[zarf]
Doğru olarak, hiçbir yerde durmadan, duraksız, doğruca
- "Bu otobüs direkt İstanbul'a gider."
-
[zarf]
Doğrudan, doğrudan doğruya
- "Sınıfını direkt geçen öğrenci."
-
[sıfat]
Dolaysız, aracısız
- LEKTÖR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Okutman
-
Yayınevlerinde yayımlanması düşünülen eserleri inceleyerek değerlendiren kimse
- "Yayınevi on on beş lektörle çalışıp çok daha fazla iş çıkarabiliyor." (Haldun Taner)
-
[isim]
Okutman
- DOKTOR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hekim
- "Çare bulunsun diye az mı ebe kapısı çaldılar, doktor doktor gezdiler?" (Atilla İlhan)
-
Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan
-
[isim]
Hekim