İçinde konu olan 8 harfli 8 kelime var. İçerisinde KONU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında konu olan kelimeler listesine ya da sonu konu ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Konu Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

K N O U

4 Harfli Kelimeler

KONU

2 Harfli Kelimeler

OK, ON, UN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KONUKLUK

  1. [isim] Konuk olma durumu; misafirlik
    • "Gittikleri kasabalarda konuk olduklarını bilirler, konukluğun gereklerine göre davranırlardı." (Necati Cumalı)
KONUMSAL

  1. [sıfat] Konumla ilgili
    • "Bilişim sistemleri, kullanılan veri yapısı itibarıyla herhangi bir konuma bağlı olup olmamalarına göre iki kısımda incelenebilir. Bunlar konumsal ve konumsal olmayan bilişim veya bilgi sistemleridir." (Vahap Tecim)
KONULMAK

  1. [nesnesiz] Koyma veya konma işi yapılmak; vazolunmak
    • "Yemeğe tuz konuldu."
KONUMDAŞ

  1. [isim] Aynı konumda, makamda olan kişiler
KONUŞKAN

  1. [sıfat] Konuşmayı, lakırtıyı seven, çok konuşan; lakırtıcı
    • "Annem konuşkan, cana yakın ve alçak gönüllü bir insandı." (Ayla Kutlu)
KONUKEVİ

  1. [isim] Resmî veya özel kuruluşların kendi görevlilerinin yararlanması için yaptırdığı konut; misafirhane
KONUŞUCU

  1. [isim] Bakınız konuşmacı
    • "Geleceği günler ev halkınca bir sevinç arifesi yaşanırdı. Çünkü Celâl Bey çok iyi bir konuşucuydu." (Haldun Taner)
  2. Kusursuz, düzgün, güzel, tatlı söz söylemesini bilen kimse
KONUŞMAK

  1. [nesnesiz] Bir dilin kelimeleriyle düşüncesini sözlü olarak anlatmak
    • "Çocuk daha konuşamıyor."
  2. [-i, -den] Belli bir konudan söz etmek
    • "Mehmet yedi yaşındayken anasıyla konuştuklarından fazla bir şey konuşmazdı." (Halide Edip Adıvar)
  3. [nesnesiz, -le] Bir konuda karşılıklı söz etmek, sohbet etmek
    • "İşten sonra Nuruosmaniye'deki İkbal Kahvesinde arkadaşlarla şiir ve edebiyat konuşuyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
  4. Söylev vermek, konuşma yapmak
  5. Konuşma dili olarak kullanmak
    • "Türkçeyi çok iyi konuşuyor."
  6. Düşüncesini herhangi bir araç kullanarak anlatmak
  7. [-le] İlişki kurmak veya ilişkiyi sürdürmek
    • "Üst kattakilerle konuşuyoruz."
  8. Birisiyle flört etmek
  9. Dargın bulunmamak
  10. Oyuncak, hayvan vb. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak
  11. Gizli bir şeyi açığa vurmak, ele vermek
  12. [mecaz] Becermek, uzman gibi yapabilmek
    • "Fokstrotta uzun boylu konuşamam." (Mahmut Yesari)
  13. [mecaz] Geçerli olmak, etkin olmak
    • "Yasaların yerine yumruklar konuştu."
  14. [teklifsiz konuşmada] Şık ve zarif görünmek
    • "Gömleğin konuşuyor."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü