İçinde km olan 9 harfli 17 kelime var. İçerisinde KM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında km olan kelimeler listesine ya da sonu km ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇIKMAZLIK

  1. [isim] Bakınız ikilem
  2. Çıkmaz olma durumu
    • "Geceleri uyuyamıyor, hayatında duyduğu tuhaf bir noksanlığın ve çıkmazlık hissinin tesiriyle kıvranıyordu." (Okay Tiryakioğlu)
ÇAKMAKLIK

  1. [isim] İçine çakmak konulan koruyucu malzeme
  2. [sıfat] Çakmakta kullanılacak olan
    • "Çakmaklık benzin."
ÇEKMECELİ

  1. [sıfat] Çekmecesi olan
KUŞEKMEĞİ

  1. [isim, bitki bilimi] Turpgillerden, çorak yerlerde yetişen, beyaz veya mor çiçekli, eskiden hekimlikte kullanılmış olan otçul bir bitki; çobandağarcığı (Thlaspi)
GECİKMELİ

  1. [sıfat] Gecikmesi olan; tehirli, rötarlı
PEKMEZLİK

  1. [sıfat] Pekmez yapmak için ayrılmış
  2. Pekmez yapmaya elverişli
  3. [isim] Köy evlerinin yanında pekmez yapmak için kullanılan, şaraphane ve ocağı bulunan özel bina veya bölme
TAKMAZLIK

  1. [isim] Dikkate veya ciddiye almama durumu
    • "Sakal onun için bir çeşit özgürlük, doğallık, kimseyi takmazlık ve filozofluk bayrağı idi." (Haldun Taner)
TEKMELEME

  1. [isim] Tekmelemek işi
    • "Zaten son zamanlarda önüne gelen her şeyi tekmelemeyi huy edinmişti." (Elif Şafak)
KOKMUŞLUK

  1. [isim] Kokmuş olma durumu
TOKMAKBAŞ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kaya balığı
PARKMETRE

Kelime Kökeni: Fransızca parcmètre

  1. [isim] Paralı park yerlerinde aracın kaldığı süreyi belirleyen saat; park sayacı, park saati, parkometre
KIRKMERAK

  1. [sıfat, mecaz] Çok meraklı, her şeyi anlamak isteyen
    • "Aman ne kırkmerak kadınmışsın!" (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
HÜKMETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥukm + Türkçe etmek

  1. [-e] Egemenliği altında bulundurmak
  2. Düşünme veya yargılama sonunda bir kanıya varmak
    • "Gözlerimi açtığım zaman odamı loş görünce akşam olduğuna hükmettim." (Refik Halit Karay)
  3. Aklına esmek
  4. [mecaz] Bir kimseye veya topluluğa sözünü geçirmek
    • "Biri bu konuda damarına basınca endazeyi şaşırıyor, kendine hükmedemiyordu." (Nezihe Araz)
TÜRKMENCE

  1. [isim] Bakınız Türkmen Türkçesi
    • "Memluk sahasındaki sözlüklere Türkmence veya Kıpçakça kayıtlı geçen kelimeler açısından bakıldığında bir uyuşmazlığın olduğu dikkati çeker." (Ayşe Melek Özyetgin)
  2. [sıfat] Bu Türkçeyle yazılmış olan
EKMEĞİMSİ

  1. [sıfat] Bakınız ekmeksi
ÇAKMAKSIZ

  1. [sıfat] Çakmağı olmayan
  2. [isim] Eski, kullanılmaz tabanca veya tüfek
  3. [isim, eskimiş] Bakınız kibrit
ÇIKMAKLIK

  1. [isim] Çıkma durumunda olma
    • "Hâlbuki ayrılık acısına ve ayrılık seslerine, bildik çıkmaklığım gerekti." (Refik Halit Karay)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü