İçinde km olan 7 harfli 29 kelime var. İçerisinde KM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında km olan kelimeler listesine ya da sonu km ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LOKMACI
-
-
[isim]
Lokma yapan veya satan kimse
- "Kutucuların yaptığı eşyalar arasında helvacı, lokmacı, yufkacı tablaları; fırın kürekleri; şeker, tatlı, helva kutuları; pideci, gözlemeci, börekçiler için cam kapaklı, davul formlu kapalı tablalar vardı."
-
[isim]
Lokma yapan veya satan kimse
- BURKMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek, döndürerek çevirmek
- "Uzun kara saçlarını sıvazlayıp burktu."
-
Kolu, parmağı veya bileği zorlama sonucunda incitmek
- "Kızın yanına gittiğinde ayağını burkmuş gibi yapıp kızın kolundan destek aldı."
-
[mecaz]
Kırılmasına, üzülmesine sebep olmak
- "Bu tatlı hatıra kalbini birdenbire burktu, kaşlarını çattı ve unutmak ister gibi başını salladı."
-
[-i]
Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek, döndürerek çevirmek
- TÜRKMEN
-
-
[isim]
Oğuz soyundan gelen Türk topluluğu
- "Oğuzların, Türkmenlerin yirmi dört boyunun hemen hemen tamamı buraya geldi."
-
Türkmenistan ile Irak ve Suriye’de yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- "Irak’taki Türkmen halkı sabırlı bir şekilde yeni anayasadaki yasal haklarını görmek için bekledi."
-
Bakınız Yörük
- "Türkmenlerden yerleşik hayata geçip ziraat ile meşgul olanlar ‘Türk’ diye isimlendiriliyordu. Böylece Türkmen adı, Anadolu’da konargöçerlik ile eş anlamlı olarak kullanılıyordu."
-
[isim]
Oğuz soyundan gelen Türk topluluğu
- DOLUKMA
-
-
[isim]
Dolukmak işi
-
[isim]
Dolukmak işi
- BİRİKME
-
-
[isim]
Birikmek işi; teraküm
-
Bakınız kümelenme
-
[isim]
Birikmek işi; teraküm
- EKMEKSİ
-
-
[sıfat]
Ekmeği andıran, ekmeğe benzeyen, ekmek gibi; ekmeğimsi
-
[sıfat]
Ekmeği andıran, ekmeğe benzeyen, ekmek gibi; ekmeğimsi
- ÇAKMACI
-
-
[isim]
Çakma işini yapan kimse
-
[isim]
Çakma işini yapan kimse
- GEREKME
-
-
[isim]
Gerekmek işi; iktiza
-
[isim]
Gerekmek işi; iktiza
- DÖKMECİ
-
-
[isim]
Bakınız dökümcü
-
[isim]
Bakınız dökümcü
- KORKMAK
-
-
[nesnesiz]
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak; korkulmak
- "Karanlık yerde insan korkmaz mıydı?"
-
Kaygı duymak, endişe etmek
-
Çekinmek, sakınmak, saygı duymak
- "Sabaha karşı aşağı indi, aralık kapıdan korka korka babasına baktı."
-
Yapamamak, cesaret edememek
-
[nesnesiz]
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak; korkulmak
- SİLKMEK
-
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak
- "Eline geçen her şeyi silkip akrepler varmış gibi bakıyor."
-
Ani bir hareketle sarsmak
- "Sağ elini silkerek yana doğru eğildi."
-
[-i]
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak
- KANIKMA
-
-
[isim]
Kanıkmak işi
-
[isim]
Kanıkmak işi
- ACIKMAK
-
-
[nesnesiz]
Yemek yeme gereksinimi duymak
- "Onların da karnı acıkmış olacak ki söz yemekten açıldı."
-
[nesnesiz]
Yemek yeme gereksinimi duymak
- GECİKME
-
-
[isim]
Gecikmek işi; teehhür, rötar
- "Zaten gecikmemin sebebi evi aramak oldu."
-
[isim]
Gecikmek işi; teehhür, rötar
- ÇIRAKMA
-
Kelime Kökeni: Farsça çerāġ + pā
- KIRKMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi uçlarından kesmek
-
Saç, sakal veya tüyü kesmek
- "Saçlarını çok kırkmışsın."
-
Koyun, keçi vb. hayvanların tüylerini kesmek
- "Günün birinde ihtiyar çoban koyunun birini kör bir makasla kırkıyordu."
-
[-i]
Bir şeyi uçlarından kesmek
- KAKMACI
-
-
[isim]
Kakma işleri yapan usta
-
Maden, taş, tahta vb. üzerine şekiller yapan, özellikle mühür kazan kimse; hakkâk
-
[isim]
Kakma işleri yapan usta
- YIKMACI
-
-
[isim]
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse; yıkıcı
-
[isim]
Yıkılması uygun görülen bir yapının yıkılması işini üstlenen ve yıkıntılarını satın alan kimse; yıkıcı
- SARKMAK
-
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- "Oluklardan kol gibi buzlar sarkıyordu."
-
[argo]
Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek
-
[ağızlardan]
Bir yere gitmek, uğramak
-
[-e]
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- ÇEKMELİ
-
-
[sıfat]
Çekmesi olan
-
Çekmecesi olan
- "Çekmeli dolap."
-
[sıfat]
Çekmesi olan