İçinde klu olan 8 harfli 28 kelime var. İçerisinde KLU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında klu olan kelimeler listesine ya da Sonu klu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
K L U Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KUL
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BURUKLUK
-
-
[isim]
Buruk olma durumu, kekrelik
- "Ayvanın burukluğu."
-
Küskünlük, gücenmişlik
-
[isim]
Buruk olma durumu, kekrelik
- KUYRUKLU
-
-
[sıfat]
Kuyruğu olan
-
[isim]
Akrep
- "Sandığın üstündeki ikinci yatağı kucaklayıp kaldırdığı sırada bir kuyruklu, yatağın altından fırladı, sandığın gerisine doğru hızla kaçtı." (Necati Cumalı)
-
[sıfat]
Kuyruğu olan
- KAVUKLUK
-
-
[isim]
Kavuk koymaya yarayan küçük raf
-
[isim]
Kavuk koymaya yarayan küçük raf
- BONCUKLU
-
-
[sıfat]
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
- "Boncuklu kapıyı şıkırdatarak eczaneye girdi..." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş
- BOZUKLUK
-
-
[isim]
Bozuk olma durumu
-
Bozuk para
-
[isim]
Bozuk olma durumu
- BOĞUKLUK
- ...
- YAMUKLUK
-
-
[isim]
Yamuk olma durumu
-
Yamuk bir biçimde davranma
-
[isim]
Yamuk olma durumu
- ÇABUKLUK
-
-
[isim]
Çabuk olma durumu, hız, sürat
- "Her şey umulmaz bir çabuklukla yoluna girdi." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çabuk olma durumu, hız, sürat
- KONUKLUK
-
-
[isim]
Konuk olma durumu, misafirlik
- "Gittikleri kasabalarda konuk olduklarını bilirler, konukluğun gereklerine göre davranırlardı." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Konuk olma durumu, misafirlik
- LAVUKLUK
- ...
- DONUKLUK
-
-
[isim]
Donuk olma durumu
- "Yüzünde kendisi kadar ehemmiyetli olmayan mahluklarla konuşmaya mecbur kalmış bir yarı tanrı donukluğu vardı." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
[isim]
Donuk olma durumu
- UYRUKLUK
-
-
[isim]
Bir kimsenin bir devlete uyruk olma durumu, tabiiyet
- "Bu adamın uyrukluğu anlaşılamadı."
-
[isim]
Bir kimsenin bir devlete uyruk olma durumu, tabiiyet
- ÇOKLUKLA
-
-
[zarf]
Genellikle
- "Bazen yumurta pişiriyor, çoklukla yoğurt, peynir, salata, meyve, soğuk etler gibi şeylerle karın doyuruyordu." (Necati Cumalı)
-
[zarf]
Genellikle
- KOLTUKLU
-
-
[sıfat]
Kol dayayacak yeri olan
- "Koltuklu sandalye."
-
[sıfat]
Kol dayayacak yeri olan
- SOLUKLUK
-
-
[isim]
Soluk olma durumu
- "Kafa işlerimizin anemik bir soluklukta oluşunda yemeğe düşkünlüğümüzün rolü sanıldığından daha fazladır." (Haldun Taner)
-
Başı su altında tutarak yüzmeyi sağlayan soluk alma borusu, şnorkel
-
[isim]
Soluk olma durumu
- FİYONKLU
-
-
[sıfat]
Fiyongu olan
-
[sıfat]
Fiyongu olan
- MUSLUKLU
-
-
[sıfat]
Musluğu olan
-
[sıfat]
Musluğu olan
- ÇUBUKLUK
-
-
[isim]
Çubukların saklandığı yer, çubuk odası
- "Çubukların muhafaza edildiği yerlere çubukluk veya çubuk odası denirdi." (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Çubukların saklandığı yer, çubuk odası
- OBRUKLUK
- ...
- TUTUKLUK
-
-
[isim]
Tutuk olma durumu
- "Bu, onca sosyal uzviyet üzerinde, beyni durduran, kulakları tıkayan, gözlere perde çeken, dile ve ellere inmeli bir adam tutukluğunu veren bir darbe idi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Düzgün işlememe durumu
- "Motor tutukluk yapıyor."
- "En çok da kaleminin hiç tutukluk yapmamasına seviniyordum." (Cahit Uçuk)
-
[isim]
Tutuk olma durumu