İçinde klama olan 8 harfli 30 kelime var. İçerisinde KLAMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında klama olan kelimeler listesine ya da sonu klama ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Klama Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A K L M
5 Harfli Kelimeler
ALMAK, KALMA, MALAK
4 Harfli Kelimeler
AKMA, ALMA, AMAL, KALA, KAMA, LAKA, LAMA, MALA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ALA, AMA, KAL, KAM, LAK, LAM, MAL
2 Harfli Kelimeler
AK, AL, AM, LA, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAKLAMAK
-
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bozmak, perişan etmek, yenmek
- "Ben de dördünü beşini evelallah haklarım."
-
Kırmak, bozmak
- "Çocuk, oyuncağını hakladı."
-
[alay yollu]
Yiyip bitirmek
- "Bir ekmeği tek başına hakladı."
-
[-i, teklifsiz konuşmada]
Bozmak, perişan etmek, yenmek
- SAKLAMAK
-
-
[-i]
Elinde bulundurmak, tutmak
- "Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı."
-
[-i, -de]
Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak, kaldırmak; hıfzetmek
- "Paralarını kasada saklıyor."
-
Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
-
[-i, -de]
Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak; muhafaza etmek
- "Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak."
-
[-i, -den]
Gizli tutmak, duyurmamak
- "Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar."
-
[-e, -i]
Birine vermek için ayırmak
- "Bu kitabı size sakladım."
-
[nesnesiz, mecaz]
Korumak, esirgemek
- "Allah saklasın."
-
[-i]
Elinde bulundurmak, tutmak
- AYIKLAMA
-
-
[isim]
Ayıklamak işi
- "Tepsiye üç ölçü pirinç koydu, pencere ışığında ayıklamaya başladı."
-
[isim]
Ayıklamak işi
- ARAKLAMA
-
-
[isim]
Araklamak işi
-
[isim]
Araklamak işi
- ABUKLAMA
-
-
[isim]
Bakınız saçmalama
-
[isim]
Bakınız saçmalama
- KOKLAMAK
-
-
[-i]
Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek
- "Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum."
-
[mecaz]
Çok az kullanmak, çok azıyla yetinmek
- "Bu otomobil benzini kokluyor."
-
[-i]
Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek
- GURKLAMA
-
-
[isim]
Gurklamak işi
-
[isim]
Gurklamak işi
- ODAKLAMA
-
-
[isim]
Odaklamak işi; fokuslama
-
[isim]
Odaklamak işi; fokuslama
- PAKLAMAK
-
-
[-i]
Bakınız temizlemek
-
[-i]
Bakınız temizlemek
- YOKLAMAK
-
-
[-i]
Dokunarak incelemek; yordamlamak
- "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım."
-
Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek
-
Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak
- "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım."
-
Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek
- "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu."
-
Ara sıra etkisini göstermek
- "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."
-
Aramak, araştırmak
- "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar."
-
[mecaz]
Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek
-
[-i]
Dokunarak incelemek; yordamlamak
- ZONKLAMA
-
-
[isim]
Zonklamak işi
- "Sabahleyin uyanır uyanmaz, ani bir diş zonklaması gibi bir şey duydum içimde."
-
[isim]
Zonklamak işi
- GAKLAMAK
-
-
[nesnesiz]
Karga, "gak" diye ses çıkarmak
-
[nesnesiz]
Karga, "gak" diye ses çıkarmak
- VAKLAMAK
-
-
[nesnesiz]
"Vak" diye ses çıkarmak
-
[nesnesiz]
"Vak" diye ses çıkarmak
- KIRKLAMA
-
-
[isim]
Kırklamak işi
-
[isim]
Kırklamak işi
- IŞIKLAMA
-
-
[isim]
Işıklamak işi
-
[sinema, televizyon]
Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi
-
[isim]
Işıklamak işi
- STOKLAMA
-
-
[isim]
Stoklamak işi
-
[isim]
Stoklamak işi
- TIKLAMAK
-
-
[-i]
Bir yere hafifçe vurarak "tık" sesi çıkarmak
- "Girmeden önce kapıyı tıkladı."
-
[-e]
Bilgisayarda, ağ sayfalarında bağlantılara ulaşmak amacıyla fare ile düğmeye veya bağlantı adresine dokunmak; kliklemek
-
[-i]
Bir yere hafifçe vurarak "tık" sesi çıkarmak
- BOKLAMAK
-
-
[-i]
Bir yere büyük abdestini yapmak
- "Gene boklamış! Şunlara kuru yemiş yedirmeyin, diyorum, kim getirdi bu leblebileri, kim buna leblebi verdiyse o temizlesin bakalım!"
-
Bir yeri veya bir işi kötü bir duruma getirmek
-
[-i]
Bir yere büyük abdestini yapmak
- ADAKLAMA
-
-
[isim]
Adaklamak işi
-
[isim]
Adaklamak işi
- AÇIKLAMA
-
-
[isim]
Açıklamak işi; izah, tavzih
- "Hiçbir açıklama yapmadan çıkıyorum odadan."
-
[isim]
Açıklamak işi; izah, tavzih