İçinde klama olan 8 harfli 30 kelime var. İçerisinde KLAMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında klama olan kelimeler listesine ya da sonu klama ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Klama Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A K L M

5 Harfli Kelimeler

ALMAK, KALMA, MALAK

4 Harfli Kelimeler

AKMA, ALMA, AMAL, KALA, KAMA, LAKA, LAMA, MALA

3 Harfli Kelimeler

AKA, ALA, AMA, KAL, KAM, LAK, LAM, MAL

2 Harfli Kelimeler

AK, AL, AM, LA, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAKLAMAK

  1. [-i, teklifsiz konuşmada] Bozmak, perişan etmek, yenmek
    • "Ben de dördünü beşini evelallah haklarım." (Refik Halit Karay)
  2. Kırmak, bozmak
    • "Çocuk, oyuncağını hakladı."
  3. [alay yollu] Yiyip bitirmek
    • "Bir ekmeği tek başına hakladı."
SAKLAMAK

  1. [-i] Elinde bulundurmak, tutmak
    • "Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı." (İbrahim Alâeddin Gövsa)
  2. [-i, -de] Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak, kaldırmak; hıfzetmek
    • "Paralarını kasada saklıyor."
  3. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
  4. [-i, -de] Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak; muhafaza etmek
    • "Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak."
  5. [-i, -den] Gizli tutmak, duyurmamak
    • "Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar." (Cemil Meriç)
  6. [-e, -i] Birine vermek için ayırmak
    • "Bu kitabı size sakladım."
  7. [nesnesiz, mecaz] Korumak, esirgemek
    • "Allah saklasın."
AYIKLAMA

  1. [isim] Ayıklamak işi
    • "Tepsiye üç ölçü pirinç koydu, pencere ışığında ayıklamaya başladı." (Oktay Rifat)
ARAKLAMA

  1. [isim] Araklamak işi
ABUKLAMA

  1. [isim] Bakınız saçmalama
KOKLAMAK

  1. [-i] Kokusunu duymak için bir şeyi burnuna yaklaştırmak veya bir yerin havasını içine çekmek
    • "Havluyu ikinci kez koklarken kapının zilini duyuyorum." (Ahmet Ümit)
  2. [mecaz] Çok az kullanmak, çok azıyla yetinmek
    • "Bu otomobil benzini kokluyor."
GURKLAMA

  1. [isim] Gurklamak işi
ODAKLAMA

  1. [isim] Odaklamak işi; fokuslama
PAKLAMAK

  1. [-i] Bakınız temizlemek
YOKLAMAK

  1. [-i] Dokunarak incelemek; yordamlamak
    • "Hem kendimi hem etrafımda gördüğüm eşyayı elimle yokladım." (Refik Halit Karay)
  2. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek
  3. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak
    • "Kalbimi ne zaman yokladımsa ona dair bir iz bulamadım." (Sermet Muhtar Alus)
  4. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek
    • "Ara sıra da birimizden biri yukarı çıkarak Sevim'i yokluyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Ara sıra etkisini göstermek
    • "İlaç aldığım hâlde ağrılarım yine beni yokluyor."
  6. Aramak, araştırmak
    • "Odaların köşe bucağını yoklamaya başladılar." (Memduh Şevket Esendal)
  7. [mecaz] Bir şeyi tasarlamak, ölçmek; şakullemek
ZONKLAMA

  1. [isim] Zonklamak işi
    • "Sabahleyin uyanır uyanmaz, ani bir diş zonklaması gibi bir şey duydum içimde." (Necip Fazıl Kısakürek)
GAKLAMAK

  1. [nesnesiz] Karga, "gak" diye ses çıkarmak
VAKLAMAK

  1. [nesnesiz] "Vak" diye ses çıkarmak
KIRKLAMA

  1. [isim] Kırklamak işi
IŞIKLAMA

  1. [isim] Işıklamak işi
  2. [sinema, televizyon] Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi
STOKLAMA

  1. [isim] Stoklamak işi
TIKLAMAK

  1. [-i] Bir yere hafifçe vurarak "tık" sesi çıkarmak
    • "Girmeden önce kapıyı tıkladı."
  2. [-e] Bilgisayarda, ağ sayfalarında bağlantılara ulaşmak amacıyla fare ile düğmeye veya bağlantı adresine dokunmak; kliklemek
BOKLAMAK

  1. [-i] Bir yere büyük abdestini yapmak
    • "Gene boklamış! Şunlara kuru yemiş yedirmeyin, diyorum, kim getirdi bu leblebileri, kim buna leblebi verdiyse o temizlesin bakalım!" (Leylâ Erbil)
  2. Bir yeri veya bir işi kötü bir duruma getirmek
ADAKLAMA

  1. [isim] Adaklamak işi
AÇIKLAMA

  1. [isim] Açıklamak işi; izah, tavzih
    • "Hiçbir açıklama yapmadan çıkıyorum odadan." (Ahmet Ümit)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü