İçinde kl olan 6 harfli 88 kelime var. İçerisinde KL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kl olan kelimeler listesine ya da Sonu kl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- FRAKLI
-
-
[sıfat]
Frakı olan
- "İki kişilik bir sedirin üstünde siyah fraklı adamın karşısında oturuyor." (Halide Edip Adıvar)
-
[sıfat]
Frakı olan
- İBİKLİ
-
-
[sıfat]
İbiği olan
- "Ak, kırmızı ibikli cins tavuklar vardı gözünün önünde." (Oktay Rifat)
-
[sıfat]
İbiği olan
- OCAKLI
-
-
[sıfat]
Ocağı olan, içinde ocağı bulunan
- "Yemekten sonra evin üst katında, ocaklı bir odaya çıktık." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Ocaktan olan (yeniçeri)
-
[sıfat]
Ocağı olan, içinde ocağı bulunan
- IKLAMA
-
-
[isim]
Iklamak işi
-
[isim]
Iklamak işi
- BÜKLÜM
-
-
[isim]
Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, kıvrım
- "Yırtılmış atılmış o kâğıtlar ki hayatım / Her parçası, her büklümü üstünde adın var." (Mithat Cemal Kuntay)
-
Dönemeç, viraj
-
[isim]
Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, kıvrım
- KLORİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Klorik asit
-
[isim]
Klorik asit
- TEKLİK
-
-
[isim]
Tek, bir olma durumu
-
Kelimelerde bir varlığı veya çekimli fiillerde bir kişiyi bildiren biçim, tekil, müfret, çoğul, çokluk karşıtı: öğrenci-y-im, ev-im, gel-di-m vb
-
Lira
- "Seni satmam çocuğum / Dört yüz bin tekliğe." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Tek, bir olma durumu
- CİKLET
-
-
[isim]
Sakız
-
[isim]
Sakız
- UFUKLU
-
-
[sıfat]
Ufku olan
-
[sıfat]
Ufku olan
- AZIKLI
-
-
[sıfat]
Azığı olan
-
Yoksulları doyuran
-
[sıfat]
Azığı olan
- KLORLU
-
-
[sıfat]
Birleşiminde klor bulunan
- "Klorlu su."
-
[sıfat]
Birleşiminde klor bulunan
- ŞARKLI
- ...
- İLKLİK
- ...
- RENKLİ
-
-
[sıfat]
Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan
- "Havaya renkli fişekler atıyordu." (Peyami Safa)
-
Neşeli, canlı, ilgi çekici
- "Renkli bir toplantı."
- "Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin." (Haldun Taner)
-
Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse)
- "Renkli bir politikacı."
-
[isim]
Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film
-
[sıfat]
Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan
- BUKLET
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bükülmüş iplik
-
[sıfat]
Bu iplikten dokunmuş (giyecek)
-
[isim]
Bükülmüş iplik
- IŞIKLI
-
-
[sıfat]
Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani
-
Neşe veren, sevinç yaratan, mutlu
- "Kara kara düşünürken, senin ışıklı mektubun geldi, değerli kızım." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Işığı olan, aydınlık, ışıklandırılmış, nurlu, nurani
- AŞIKLI
- ...
- FARKLI
-
-
[sıfat]
Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı
- "Vücut ve yüz hatları, giyiniş ve yürüme tarzı çok mu farklı?" (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı
- YOKLUK
-
-
[isim]
Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet, varlık karşıtı
- "Bin bu derde, yokluğa ve tehlikeye rağmen, gönül avlayan bir Bursa baharı idi." (Tarık Buğra)
-
Fakirlik, yoksulluk
- "Doksan yaşına kadar yaşamış, yokluk yüzü görmemiş..." (Memduh Şevket Esendal)
-
Hiçlik
-
[isim]
Yok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet, varlık karşıtı
- MONOKL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkıştırılan, çerçevesiz ve tek camlı gözlük
-
[isim]
Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkıştırılan, çerçevesiz ve tek camlı gözlük