İçinde kk olan 9 harfli 38 kelime var. İçerisinde KK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kk olan kelimeler listesine ya da sonu kk ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKKARAMAN

  1. [isim, hayvan bilimi] Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun
YIKKINLIK

  1. [isim] Bakınız haraplık
MÜZEKKERE

Kelime Kökeni: Arapça muẕekkere

  1. [isim] Bir iş için herhangi bir üst makama yazılan yazı
    • "Yarın kaymakama müzekkere verecekti." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [hukuk] Yargılama makamının, bir kararın yerine getirilmesi konusunda belli bir makama yazdığı yazı
KIRIKKALE

  1. [isim] Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
BAKKALLIK

  1. [isim] Bakkalın işi
    • "Bakkallıkla birçok okulludan daha iyi geçinebilen adam oldu." (Muhsine Arda)
ÇANAKKALE

  1. [isim] Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
NAKKAŞLIK

  1. [isim] Nakkaş olma durumu
  2. Nakkaşın işi
ÇÖKKÜNLÜK

  1. [isim] Çökkün olma durumu
    • "Üzerinde bir çökkünlük varsa da geçicidir." (Refik Halit Karay)
IŞIKKESEN

  1. [isim, sinema, televizyon] Karanlık odalara girip çıkarken bu yerlere ışık sızmasını önleyen düzen
MÜFEKKİRE

Kelime Kökeni: Arapça mufekkire

  1. [isim, eskimiş, ruh bilimi] Düşünme yetisi veya gücü
HAKKETMEK

Kelime Kökeni: Arapça ḥakk + Türkçe etmek

  1. [-e, -i] Bakınız kakmak
  2. [-i] Yazı ve şekilleri kazıyarak silmek
BIKKINLIK

  1. [isim] Çok bıkmış olma durumu
    • "Konakta da eskiye karşı bir bıkkınlık, bir usanç yok değildi." (Sâmiha Ayverdi)
GÖKKANDİL
...
AKKELEBEK

  1. [isim, hayvan bilimi] Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi)
DİKKATSİZ

  1. [sıfat] İşinde dikkatli davranmayan; savruk
    • "İnsan tanımayan, dalgın, dikkatsiz biletçi de kötüdür." (Refik Halit Karay)
HAKKARİLİ

  1. [isim] Hakkâri ilinden olan kimse
BAKKALİYE

Kelime Kökeni: Arapça baḳḳāliyye

  1. [isim] Bakkalda satılan ürünler
    • "Konya ve Bozkır’dan aldığı bakkaliye eşyasını köyde açtığı dükkânında pazarlar." (Bekir Tosun)
  2. Bakkal dükkânı
    • "Babamın Coşkunoğlu adında büyük bakkaliye işi yapan Rum bir dostu vardı." (Suavi Aydın)
MÜVEKKİLE

Kelime Kökeni: Arapça muvekkile

  1. [isim] Birini kendine vekil olarak seçen kadın
    • "Osmanlı Bankasında çalışan bir müvekkilesi bir kış günü telefon etmiş." (Refik Erduran)
DİKKAFALI

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız dikbaşlı
    • "Ne yapsa, ne söylese bu dikkafalı kızı fikrinden döndüremeyeceğini biliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
SIKKINLIK

  1. [isim] Sıkkın olma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü