İçinde ki olan 8 harfli 242 kelime var. İçerisinde Kİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ki olan kelimeler listesine ya da Sonu ki ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BERİKİSİ
- ...
- KİRLİLİK
-
-
[isim]
Kirli olma durumu, pislik
- "Benim ve kardeşimin mektep veya sokak dönüşü kirliliklerimiz yüzünden içlenirdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Kirli olma durumu, pislik
- TETKİKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Araştırmalar
-
İncelemeler
-
[isim]
Araştırmalar
- TAKİGRAF
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Hızölçer
-
[isim]
Hızölçer
- MÜSEKKİN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yatıştırıcı
-
[sıfat]
Yatıştırıcı
- ELASTİKİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Esnek
-
[sıfat]
Esnek
- KİRLENME
-
-
[isim]
Kirlenmek işi
- "Çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir." (Anayasa)
-
[isim]
Kirlenmek işi
- SAKİNLİK
-
-
[isim]
Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet
- "Ağaçlar, çimler, çiçekler, ikindi güneşinin sakinliği içindeydiler." (Çetin Altan)
-
[isim]
Sakin olma durumu, durgunluk, sessizlik, dinginlik, sükûnet
- ÇEKİLMEK
-
-
[nsz]
Çekme işi yapılmak
- "Ağlar çekiliyor dalyanlarda." (Orhan Veli Kanık)
-
[-e]
Kendini geriye veya bir yana çekmek
-
[-den]
Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek
- "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim." (Tarık Buğra)
-
Azalmak
-
Yok olmak
- "İneğin sütü çekildi."
-
[-e]
Bir yere geçmek
- "Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak
- "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayak takımı her gün artıyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Geri gitmek, ricat etmek
- "Türklerin çekilmesiyle beraber hain ve zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar..." (Ömer Seyfettin)
-
[-den]
Katılmamak, vazgeçmek
- "Yarışmadan çekildi."
-
Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek
- "Çekilmez dert."
-
Tartılmak
-
[nsz]
Çekme işi yapılmak
- FAKİRANE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
Fakir gibi, fakire uygun düşen
- "Renksiz, fakirane bir hayat, cazibesiz ve yabancı bir erkek." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Fakir gibi, fakire uygun düşen
- KİMYONLU
-
-
[sıfat]
İçinde kimyon bulunan
- "Kimyonlu köfte."
-
[sıfat]
İçinde kimyon bulunan
- KİREBOLU
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
-
[isim]
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
- LAHURAKİ
-
-
[sıfat]
Lahor'a ait
- "Hasan lahuraki kumaştan bir entariyi Fatma Hanım'a uzattı." (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Lahor'a ait
- ÇEKİMSER
-
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif
- ÇEKİRDEK
-
-
[isim]
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum
- "Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği."
- "Siz çekirdekten yetişme bir gazetecisiniz." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yenmek için satılan kabak veya ayçiçeği tohumu
- "Şimdi bir sinemada kabak çekirdeği yiyorlar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Ağaçlarda soyulmayan bölüm
-
Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik
- "İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir."
-
Atom çekirdeği
-
Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü
-
[sıfat]
Bir şeyin temelini oluşturan, öz, nüve
- "Çekirdek kadro."
-
[isim]
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum
- KİBİRSİZ
-
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- "Öyle kibirsiz, öyle şen adam ki..." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Kendini büyük görmeyen, büyüklenmeyen
- EKİNOKOK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan tenya türü
-
[isim]
Etoburların gelişmiş dönemlerinde bağırsaklarında yaşayan tenya türü
- GEÇKİNCE
- ...
- KİBRİTÇİ
-
-
[isim]
Kibrit satan kimse
-
[sıfat]
Cimri
- "Yahudi mahallesi, halkı fazla kibritçidir ama ötede beride ışık var." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kibrit satan kimse
- PAMUKAKİ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği
- "Annesine gelince şu anda nansuk üzerine pembe pamukaki ile fisto yapmakta." (Haldun Taner)
-
[isim]
Beyaz iş işlemekte kullanılan bir çeşit parlak pamuk ipliği