İçinde ki olan 8 harfli 242 kelime var. İçerisinde Kİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ki olan kelimeler listesine ya da sonu ki ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SULAKİYE
-
Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye
-
[isim]
Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
-
[isim]
Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
- MÜNEKKİT
-
Kelime Kökeni: Arapça muneḳḳid
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eleştirmen
- "Bir münekkidin oturup, okuyup uğraşacağı bir konuyu ben oturup nasıl yazayım?"
-
[isim, eskimiş]
Bakınız eleştirmen
- ÇEKİMSER
-
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse); müstenkif
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse); müstenkif
- KİRLİLİK
-
-
[isim]
Kirli olma durumu; pislik, necaset
- "Benim ve kardeşimin mektep veya sokak dönüşü kirliliklerimiz yüzünden içlenirdi, bizi yıkayıp temizleyinceye kadar rahat etmezdi."
-
[isim]
Kirli olma durumu; pislik, necaset
- EKİNEZYA
-
Kelime Kökeni: İngilizce echinacea
-
[isim, bitki bilimi]
Papatyagillerden, gövdesi kalın ve tüylü, mızrağa benzer uzun yapraklı, eflatun renkli çiçekler açan, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan, çok yıllık bitki; kirpi otu (Echinacea)
-
[isim, bitki bilimi]
Papatyagillerden, gövdesi kalın ve tüylü, mızrağa benzer uzun yapraklı, eflatun renkli çiçekler açan, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan, çok yıllık bitki; kirpi otu (Echinacea)
- TROÇKİCİ
-
-
[sıfat]
Troçkiciliği benimsemiş veya Troçkicilik yanlısı
-
[sıfat]
Troçkiciliği benimsemiş veya Troçkicilik yanlısı
- İRKİLTEÇ
-
-
[isim, tıp]
Bakınız kalp pili
-
[isim, tıp]
Bakınız kalp pili
- OTLAKİYE
-
Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye
-
[isim, tarih]
Osmanlı döneminde, devlet malı otlaklarda yayılan hayvanlardan alınan vergi
-
[isim, tarih]
Osmanlı döneminde, devlet malı otlaklarda yayılan hayvanlardan alınan vergi
- KİREBOLU
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
-
[isim]
Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
- KİNCİLİK
-
-
[isim]
Kinci olma durumu
-
[isim]
Kinci olma durumu
- KİNİNSİZ
-
-
[sıfat]
İçinde kinin bulunmayan
-
[sıfat]
İçinde kinin bulunmayan
- KİŞİZADE
-
Kelime Kökeni: Türkçe kişi + Farsça zāde
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız soylu
- "Ben beyzade, kişizade / Her türlü dertten topyekûn azade"
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız soylu
- TENKİTÇİ
-
-
[isim]
Bakınız eleştirmen
- "O, boks ve güreş tenkitçisi olmak yerine sanat ve edebiyat münekkidi olsaydı, büyük bir boşluğu doldurabilirdi."
-
[isim]
Bakınız eleştirmen
- ÇEMKİRİŞ
-
-
[isim]
Çemkirmek işi
-
[isim]
Çemkirmek işi
- ESKİTMEK
-
-
[-i]
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
- "Çocuk, pantolonunu eskitti."
-
[mecaz]
Etkisini sürdürememek
- "Yunus Emre'yi yüzyıllar eskitemedi."
-
[mecaz]
Bakınız yaşlandırmak
- "Alkol, tütün ve aşk eskitti beni."
-
Daha eski görünmesi için herhangi bir eşya üzerinde boya vb. ile işlem yapmak
-
[-i]
Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
- FAKİRLİK
-
-
[isim]
Bakınız yoksulluk
- "Bilmezsin belki arpa ekmeği de İran'da fakirliğin sembolüdür."
-
Bakınız verimsizlik
- "Toprağın fakirliği."
-
Bakınız yetersizlik
- "Dilin fakirliği."
-
[isim]
Bakınız yoksulluk
- İMSAKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça imsākiyye
-
[isim]
Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge
-
[isim]
Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge
- GELİŞKİN
-
-
[sıfat]
Gelişmiş olan; mütekâmil
-
[sıfat]
Gelişmiş olan; mütekâmil
- MEVKİDAŞ
-
-
[isim]
Aynı mevkide olanlardan her biri
-
[isim]
Aynı mevkide olanlardan her biri
- TENKİSAT
-
Kelime Kökeni: Arapça tenḳīṣāt
-
[isim, eskimiş]
Eksiltmeler
- "Elçilik kadrolarında tenkisat yapılacağından söz ediliyor."
-
[isim, eskimiş]
Eksiltmeler