İçinde ki olan 8 harfli 242 kelime var. İçerisinde Kİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ki olan kelimeler listesine ya da sonu ki ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SULAKİYE

Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye

  1. [isim] Susuz olan meralarda büyük ve küçükbaş hayvanların su ihtiyacının karşılandığı, içinde doğal su kaynaklarının veya yapay göletlerin meydana getirdiği küçük su birikintilerinin bulunduğu alan
MÜNEKKİT

Kelime Kökeni: Arapça muneḳḳid

  1. [isim, eskimiş] Bakınız eleştirmen
    • "Bir münekkidin oturup, okuyup uğraşacağı bir konuyu ben oturup nasıl yazayım?" (Yaşar Nabi Nayır)
ÇEKİMSER

  1. [sıfat] Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse); müstenkif
KİRLİLİK

  1. [isim] Kirli olma durumu; pislik, necaset
    • "Benim ve kardeşimin mektep veya sokak dönüşü kirliliklerimiz yüzünden içlenirdi, bizi yıkayıp temizleyinceye kadar rahat etmezdi." (Yahya Kemal Beyatlı)
EKİNEZYA

Kelime Kökeni: İngilizce echinacea

  1. [isim, bitki bilimi] Papatyagillerden, gövdesi kalın ve tüylü, mızrağa benzer uzun yapraklı, eflatun renkli çiçekler açan, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan, çok yıllık bitki; kirpi otu (Echinacea)
TROÇKİCİ

  1. [sıfat] Troçkiciliği benimsemiş veya Troçkicilik yanlısı
İRKİLTEÇ

  1. [isim, tıp] Bakınız kalp pili
OTLAKİYE

Kelime Kökeni: Türkçe otlak + Arapça -iyye

  1. [isim, tarih] Osmanlı döneminde, devlet malı otlaklarda yayılan hayvanlardan alınan vergi
KİREBOLU

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Arıların kovan deliğini kapamak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde
KİNCİLİK

  1. [isim] Kinci olma durumu
KİNİNSİZ

  1. [sıfat] İçinde kinin bulunmayan
KİŞİZADE

Kelime Kökeni: Türkçe kişi + Farsça zāde

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız soylu
    • "Ben beyzade, kişizade / Her türlü dertten topyekûn azade" (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
TENKİTÇİ

  1. [isim] Bakınız eleştirmen
    • "O, boks ve güreş tenkitçisi olmak yerine sanat ve edebiyat münekkidi olsaydı, büyük bir boşluğu doldurabilirdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
ÇEMKİRİŞ

  1. [isim] Çemkirmek işi
ESKİTMEK

  1. [-i] Çok kullanarak eskimiş duruma getirmek
    • "Çocuk, pantolonunu eskitti."
  2. [mecaz] Etkisini sürdürememek
    • "Yunus Emre'yi yüzyıllar eskitemedi."
  3. [mecaz] Bakınız yaşlandırmak
    • "Alkol, tütün ve aşk eskitti beni." (Attilâ İlhan)
  4. Daha eski görünmesi için herhangi bir eşya üzerinde boya vb. ile işlem yapmak
FAKİRLİK

  1. [isim] Bakınız yoksulluk
    • "Bilmezsin belki arpa ekmeği de İran'da fakirliğin sembolüdür." (Tarık Buğra)
  2. Bakınız verimsizlik
    • "Toprağın fakirliği."
  3. Bakınız yetersizlik
    • "Dilin fakirliği."
İMSAKİYE

Kelime Kökeni: Arapça imsākiyye

  1. [isim] Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge
GELİŞKİN

  1. [sıfat] Gelişmiş olan; mütekâmil
MEVKİDAŞ

  1. [isim] Aynı mevkide olanlardan her biri
TENKİSAT

Kelime Kökeni: Arapça tenḳīṣāt

  1. [isim, eskimiş] Eksiltmeler
    • "Elçilik kadrolarında tenkisat yapılacağından söz ediliyor." (Attilâ İlhan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü