İçinde ki olan 8 harfli 242 kelime var. İçerisinde Kİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ki olan kelimeler listesine ya da Sonu ki ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİLOBAYT
- ...
- İKİNDİYE
- ...
- İLİŞKİLİ
-
-
[sıfat]
İlişkisi olan
-
[sıfat]
İlişkisi olan
- KİMSESİZ
-
-
[sıfat]
Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz
- "Ocağın kimsesiz çocukları okuttuğunu da biliyordum." (Falih Rıfkı Atay)
-
Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan
- "Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında / Yürüyorum arkama bakmadan yürüyorum." (Necip Fazıl Kısakürek)
-
[zarf]
Kimsesi olmadan
-
[sıfat]
Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz
- KİMYAGER
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kimyacı
-
[isim]
Kimyacı
- MÜDEKKİK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Tetkik eden, inceleyen kimse
-
[isim]
Tetkik eden, inceleyen kimse
- FAİKİYET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Üstünlük
-
Yükseklik
-
[isim]
Üstünlük
- ZAMKİNOS
-
-
[isim]
Zımbırtı
- "Saatin şuradaki zamkinosu kırılmış."
-
Dost, metres
-
Kaçma
-
[isim]
Zımbırtı
- MUVAKKİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse
-
[isim]
Güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse
- İMSAKİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge
-
[isim]
Ramazanda imsak vaktini ve namaz vakitlerini gösteren çizelge
- İNSİYAKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
İçgüdülü
- "Onları gören yolcular da insiyaki bir hareketle ayaklandılar." (Aka Gündüz)
-
[sıfat]
İçgüdülü
- ÇEKİMSER
-
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif
-
[sıfat]
Oy vermekten, eğilim göstermekten veya bir şey yapmaktan kaçınan, kararsız, taraf olmayan (kimse), müstenkif
- ANTİKİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Eskilik
-
İlk Çağ
-
[isim]
Eskilik
- KESKİNCİ
-
-
[isim]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
-
[isim]
Kalabalık yerlerde cepleri jiletle keserek hırsızlık yapan kimse
- ÇEKİLMEK
-
-
[nsz]
Çekme işi yapılmak
- "Ağlar çekiliyor dalyanlarda." (Orhan Veli Kanık)
-
[-e]
Kendini geriye veya bir yana çekmek
-
[-den]
Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek
- "Hiçbir zaman mebusluktan çekilmek niyetinde değilim." (Tarık Buğra)
-
Azalmak
-
Yok olmak
- "İneğin sütü çekildi."
-
[-e]
Bir yere geçmek
- "Bir köşeye çekilerek ben de bir çay getirttim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak
- "Dükkân karmakarışık, mallar bayat, kibar müşteriler birer birer çekiliyor, ayak takımı her gün artıyor." (Halide Edip Adıvar)
-
Geri gitmek, ricat etmek
- "Türklerin çekilmesiyle beraber hain ve zehirli bir çekirge bulutu gibi oraya üşüşen Avrupalılar..." (Ömer Seyfettin)
-
[-den]
Katılmamak, vazgeçmek
- "Yarışmadan çekildi."
-
Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek
- "Çekilmez dert."
-
Tartılmak
-
[nsz]
Çekme işi yapılmak
- KİŞİOĞLU
-
-
[isim]
İnsanoğlu, insan
-
Soylu kimse
-
[isim]
İnsanoğlu, insan
- KİRPİKLİ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte kirpiği olan
-
Üzerinde kirpik veya kirpiğe benzer uzantılar olan
- "Kirpikli zar."
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte kirpiği olan
- BAŞHEKİM
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, baştabip, sertabip
-
[isim]
Bir hastaneyi yönetmekle görevlendirilen hekim, baştabip, sertabip
- ŞEKİLSEL
- ...
- MÜTEAKİP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Arkadan gelen, ardı sıra gelen, ardı sıra
-
[zarf]
-den sonra
- "Dersi müteakip... müdürle görüştüm."
-
[sıfat]
Arkadan gelen, ardı sıra gelen, ardı sıra