İçinde ki olan 7 harfli 209 kelime var. İçerisinde Kİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ki olan kelimeler listesine ya da sonu ki ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

EKİNSİZ

  1. [sıfat] Ekini olmayan
  2. [zarf] Ekin olmadan
    • "Onun suçu sayılır denizin alçalması / Tarlaların ekinsiz, davarın aç kalması" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
İŞKİLLİ

  1. [sıfat] Bakınız kuşkucu
IRKİYAT

Kelime Kökeni: Arapça ʿirḳiyyāt

  1. [isim, eskimiş, toplum bilimi, antropoloji] Bakınız ırk bilimi
KİLİMCİ

  1. [isim] Kilim dokuyan veya satan kimse
ESKİCİL

  1. [sıfat] Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş olan (söz veya deyim); arkaik
TEKİDEN

Kelime Kökeni: Arapça te'kīden

  1. [zarf, eskimiş] Tekit ederek, tekit yoluyla, üsteleyerek, yineleyerek
DİKİŞLİ

  1. [sıfat] Dikişi olan, dikiş yapılmış
KEKİKLİ

  1. [sıfat] Üzerine veya içine kekik konulmuş olan
    • "Kekikli pirzola."
ETKİMEK

  1. [-e, kimya] Etkide bulunmak; tesir etmek
    • "Sanatçının baskı altında bulunuşu, yapıtına da etkir." (Selim İleri)
ESKİTME

  1. [isim] Eskitmek işi
  2. [sıfat] Üzerinde boya vb. ile işlem yapılarak eski görüntüsü verilmiş olan
TAKİBEN

Kelime Kökeni: taʿḳīben

  1. [zarf] Bakınız ardınca
  2. İzleyerek, hemen sonra
    • "Teravihi takiben imam ve müezzinlere buzlu şerbetler ikram edilirdi." (Necip Fazıl Kısakürek)
EKİNSEL

  1. [sıfat] Bakınız kültürel
    • "Kısacası ekinsel birikimi yüksek okura hitap ediyorum ben." (Selim İleri)
ÇEKİŞTE

  1. [isim, ağızlardan] Tuzla terbiye edilmiş yeşil zeytin
MANTIKİ

Kelime Kökeni: Arapça manṭiḳī

  1. [sıfat] Bakınız mantıklı
    • "Birkaç türlü tefsire imkân bırakmayan, tek manalı, sarih ve mantıki söz." (Peyami Safa)
EŞKİNCİ

  1. [isim, askerlik] Savaşa giden eyalet askeri
LEYLAKİ

Kelime Kökeni: Arapça leylāḳī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız leylak rengi
    • "Ankara, kızıldan pembeye, pembeden mora, mordan leylakiye geçen bir aydınlık içinde cıvıl cıvıl kaynıyor." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [sıfat] Bu renkte olan
    • "Erguvan göklerin altında sular leylaki." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
KİRİZMA

Kelime Kökeni: Rumca

  1. [isim] Toprağı derince kazarak altını üstüne getirme
İKİZLİK

  1. [isim] İkiz olma durumu
    • "Her hikâyenin geçtiği coğrafyaya özgün birer yemek tarifini kitaba eklemek fikriyse seyahat ve yemek eylemlerinin merak ve keşif, kültür ve tat, lezzet ve anı ikizlikleri nedeniyle gelişti." (Buket Uzuner)
TAKİBAT

Kelime Kökeni: Arapça taʿḳībāt

  1. [isim, hukuk] Bakınız kovuşturma
    • "Hakkımda takibat yapılacağından korkmayarak size anlatabilirim." (Burhan Felek)
TEZKİYE

Kelime Kökeni: Arapça tezkiye

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aklama
  2. Bir kimsenin iyi bir insan olduğunu kendisini tanıyanlardan soruşturarak ortaya çıkarma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü