İçinde ki olan 6 harfli 143 kelime var. İçerisinde Kİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ki olan kelimeler listesine ya da sonu ki ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KİRACI
-
-
[isim]
Bir şeyi, bir yeri kira karşılığında tutan kimse; müstecir
- "Biz bu evde kiracıyız."
-
[isim]
Bir şeyi, bir yeri kira karşılığında tutan kimse; müstecir
- HAKİKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳī
-
[sıfat]
Bakınız gerçek
- "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir."
-
Niteliği değişmemiş, aslına uygun olan
- "Bu yüzden, en yağlı süt onundur, en iyi Maraş dondurması onun sütünden yapılır, hakiki kaymak kömüş mahsulüdür."
-
[sıfat]
Bakınız gerçek
- SOMAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça summāḳī
-
[isim, mineraloji]
Kızıl veya yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer
-
[sıfat]
Bu mermerden yapılmış
- "Az sonra kraliçenin yeşil somaki banyosunda idim."
-
[isim, mineraloji]
Kızıl veya yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer
- SEKİLİ
-
-
[sıfat]
Sekisi olan
-
[sıfat]
Sekisi olan
- TERKİN
-
Kelime Kökeni: Arapça terḳīn
-
[isim, eskimiş]
Yazılmış bir şeyi çizerek silme
-
[isim, eskimiş]
Yazılmış bir şeyi çizerek silme
- ZEKİCE
-
-
[sıfat]
Zeki olan
- "Ona göre, Habil'in Kabil'i öldürmesinde zekice bir yan aranmamalıdır."
-
[zarf]
Zeki olarak, zekiye uygun bir biçimde
- "Daha bilgili olmalı, daha çok özveride bulunmalı ve zekice davranmalıyız."
-
[sıfat]
Zeki olan
- BAKİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça baḳiyye
-
[isim]
Artık, artan, kalan, geri kalan şey
- "Hastanelerde boş yatak kalmamış, çoğunda ikişer kişi, bakiyesini bahçeye yatırıyorlar."
-
[eskimiş]
Bakınız kalıntı
- "Bunun bir eski ev değil, dünyayı terk etmişlere mahsus bir manastır bakiyesi olduğunu anlardım."
-
[ekonomi]
Alacak ve borçlar arasındaki fark
-
[isim]
Artık, artan, kalan, geri kalan şey
- BUZUKİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı
- "Tozlu bir buzuki, bir de saz duvarda yan yana sallanıyordu."
-
[isim]
Bağlamaya benzer, bozuk düzen çalınan bir Yunan çalgısı
- OYSAKİ
-
-
[bağlaç]
Bakınız oysa
- "Oysaki daha önce onunla tanışmayı çok istemiştim."
-
[bağlaç]
Bakınız oysa
- YETKİN
-
-
[sıfat]
Bakınız olgun
- "Bizim ülkemizde böyledir: Yetkin çalışmalar görmezden gelinir."
-
[sıfat]
Bakınız olgun
- TERKİP
-
Kelime Kökeni: Arapça terkīb
- KİRALI
-
-
[sıfat]
Kiralanmış olan
-
[sıfat]
Kiralanmış olan
- KİŞNİŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça kişnīc
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran, 20-60 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum)
-
Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu
-
[isim, bitki bilimi]
Maydanozgillerden, yaprakları maydanozu andıran, 20-60 santimetre yüksekliğinde, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki (Coriandrum sativum)
- MÜLAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mulāḳī
-
[sıfat, eskimiş]
Buluşan, kavuşan, görüşen
-
[sıfat, eskimiş]
Buluşan, kavuşan, görüşen
- BİTKİN
-
-
[sıfat]
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun; aygın baygın, bitap
- "Bitkin ve tükenik hâliyle cevaplar veriyordu."
-
[sıfat]
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun; aygın baygın, bitap
- LİMAKİ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe
-
[isim]
Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe
- KEFEKİ
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim, mineraloji]
Bakınız küfeki
-
[isim, mineraloji]
Bakınız küfeki
- AHLAKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça aḫlāḳī
-
[sıfat]
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
- "Bütün vaktim babamın verdiği fennî, ahlaki kitapları okumakla, kardeşlerimin manasız, münasebetsiz iddialarını dinlemekle geçer."
-
[sıfat]
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili; aktöresel, sağtöresel, törel, etik
- MALİKİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mālikī
-
[isim, din bilimi]
İslamiyet’te dört Sünni mezhepten biri
-
Bu mezhepten olan kimse
-
[isim, din bilimi]
İslamiyet’te dört Sünni mezhepten biri
- İKİŞER
-
-
[sıfat]
İki sayısının üleştirme sayı sıfatı
-
Her defasında ikisi bir arada olan, her birine iki tane
- "Bu, ikişer katlı ve yan yana iki binadır."
-
[sıfat]
İki sayısının üleştirme sayı sıfatı