İçinde kesi olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde KESİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kesi olan kelimeler listesine ya da sonu kesi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kesi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K S İ

4 Harfli Kelimeler

EKSİ, ESİK, ESKİ, KESİ, SEKİ

3 Harfli Kelimeler

İSE, KES, SEK, SİK, SKİ

2 Harfli Kelimeler

EK, ES, İS, KE, Kİ, SE, Sİ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KESİMEVİ

  1. [isim] Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer; kasaphane, kesimhane, kanara, mezbaha, salhane
KESİRSİZ

  1. [sıfat] Kesir niteliğinde olmayan(sayı)
KESİKLİK

  1. [isim] Kesik olma durumu
  2. Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk
MÜNKESİR

Kelime Kökeni: Arapça munkesir

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kırık (I)
  2. [mecaz] Kırgın, gücenmiş
KESİMLİK

  1. [sıfat] Kesime elverişli (hayvan)
KESİLMEK

  1. [nesnesiz] Kesme işi yapılmak; katolunmak
  2. Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
    • "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara." (Necati Cumalı)
  3. Gibi olmak, benzemek, dönmek
    • "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
  5. Sona ermek
    • "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  6. Akmamak
    • "Su kesilmek."
  7. Akım gelmez olmak
    • "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?" (Reşat Nuri Güntekin)
  8. Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
    • "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  9. Son veya aralık verilmek
    • "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?" (Ayla Kutlu)
  10. Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
    • "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim." (Aka Gündüz)
  11. Tutulmak, kapatılmak
  12. Bakınız makaslanmak
  13. Bakınız durmak
    • "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi." (Peyami Safa)
  14. [-den] Yoksun kalmak
    • "Çocuk yiyip içmeden kesildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  15. Sünnet olmak
    • "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü." (Muzaffer İzgü)
  16. [argo] Çok beğenmek, çok hoşlanmak
BAŞKESİT

  1. [isim] Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey
KESİFLİK

  1. [isim] Kesif olma durumu
KESİNMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Kesme işi yapılmak
KESİKSİZ

  1. [sıfat] Kesilmeden süren
  2. Ara vermeden
    • "Şiirdeki bütün güzelliği, parça güzelliklerinin kesiksiz sürüp gidebilmesinden, zincirlenmesinden doğar." (Behçet Necatigil)
  3. [fizik] Kesilmeden, ara vermeden sürüp giden (elektrik akımı)
    • "Kesiksiz akım."
KESİŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirini kesmek
  2. Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak
  3. [argo] Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak
  4. [matematik] Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak
KEŞKESİZ

  1. [sıfat] Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeyen
    • "Keşkesiz, amasız adımlar atmamız gerektiğini söylüyorum." (Neşe Aküzüm Doster)
  2. "Keşke" sözünü kullanmayan
  3. [zarf] Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeden
  4. [zarf] "Keşke" sözünü kullanmadan
TAKKESİZ

  1. [sıfat] Takkesi olmayan
KESİNLİK

  1. [isim] Kesin olma durumu; katiyet
    • "Bu sözde kesinlik yok."
  2. [felsefe] Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu
MASKESİZ

  1. [sıfat] Maskesi olmayan
  2. [zarf, mecaz] Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklamadan
    • "Hah işte, şimdi maskesiz, açık konuşalım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
KESİNKES

  1. [zarf] Bakınız kesinlikle
    • "Evine yaklaşırken içinden, Firuzan'ın kesinkes orada olacağını biliyordu." (Halide Edip Adıvar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü