İçinde kesi olan 8 harfli 16 kelime var. İçerisinde KESİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kesi olan kelimeler listesine ya da sonu kesi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kesi Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K S İ
4 Harfli Kelimeler
EKSİ, ESİK, ESKİ, KESİ, SEKİ
3 Harfli Kelimeler
İSE, KES, SEK, SİK, SKİ
2 Harfli Kelimeler
EK, ES, İS, KE, Kİ, SE, Sİ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KESİMEVİ
-
-
[isim]
Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer; kasaphane, kesimhane, kanara, mezbaha, salhane
-
[isim]
Kasaplık hayvanların kesilip yüzüldüğü yer; kasaphane, kesimhane, kanara, mezbaha, salhane
- KESİRSİZ
-
-
[sıfat]
Kesir niteliğinde olmayan(sayı)
-
[sıfat]
Kesir niteliğinde olmayan(sayı)
- KESİKLİK
-
-
[isim]
Kesik olma durumu
-
Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk
-
[isim]
Kesik olma durumu
- MÜNKESİR
-
Kelime Kökeni: Arapça munkesir
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kırık (I)
-
[mecaz]
Kırgın, gücenmiş
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kırık (I)
- KESİMLİK
-
-
[sıfat]
Kesime elverişli (hayvan)
-
[sıfat]
Kesime elverişli (hayvan)
- KESİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Kesme işi yapılmak; katolunmak
-
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
- "Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara."
-
Gibi olmak, benzemek, dönmek
- "Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş."
-
Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
-
Sona ermek
- "Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi."
-
Akmamak
- "Su kesilmek."
-
Akım gelmez olmak
- "Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?"
-
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
- "Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi."
-
Son veya aralık verilmek
- "Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?"
-
Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
- "Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim."
-
Tutulmak, kapatılmak
-
Bakınız makaslanmak
-
Bakınız durmak
- "Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi."
-
[-den]
Yoksun kalmak
- "Çocuk yiyip içmeden kesildi."
-
Sünnet olmak
- "Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü."
-
[argo]
Çok beğenmek, çok hoşlanmak
-
[nesnesiz]
Kesme işi yapılmak; katolunmak
- BAŞKESİT
-
-
[isim]
Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey
-
[isim]
Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey
- KESİFLİK
-
-
[isim]
Kesif olma durumu
-
[isim]
Kesif olma durumu
- KESİNMEK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kesme işi yapılmak
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Kesme işi yapılmak
- KESİKSİZ
-
-
[sıfat]
Kesilmeden süren
-
Ara vermeden
- "Şiirdeki bütün güzelliği, parça güzelliklerinin kesiksiz sürüp gidebilmesinden, zincirlenmesinden doğar."
-
[fizik]
Kesilmeden, ara vermeden sürüp giden (elektrik akımı)
- "Kesiksiz akım."
-
[sıfat]
Kesilmeden süren
- KESİŞMEK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirini kesmek
-
Pazarlıkta, herhangi bir fiyatta anlaşmak
-
[argo]
Erkek ve kadın, bakışlarla anlaşmak
-
[matematik]
Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirine kavuşmak
-
[nesnesiz, -le]
Birbirini kesmek
- KEŞKESİZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeyen
- "Keşkesiz, amasız adımlar atmamız gerektiğini söylüyorum."
-
"Keşke" sözünü kullanmayan
-
[zarf]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeden
-
[zarf]
"Keşke" sözünü kullanmadan
-
[sıfat]
Herhangi bir pişmanlık, bahane ileri sürmeyen
- TAKKESİZ
-
-
[sıfat]
Takkesi olmayan
-
[sıfat]
Takkesi olmayan
- KESİNLİK
-
-
[isim]
Kesin olma durumu; katiyet
- "Bu sözde kesinlik yok."
-
[felsefe]
Bir bilginin, bir kanaatin şüpheye düşmeden onaylanması durumu
-
[isim]
Kesin olma durumu; katiyet
- MASKESİZ
-
-
[sıfat]
Maskesi olmayan
-
[zarf, mecaz]
Davranış ve tutumunda gerçek kişiliğini saklamadan
- "Hah işte, şimdi maskesiz, açık konuşalım."
-
[sıfat]
Maskesi olmayan
- KESİNKES
-
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle
- "Evine yaklaşırken içinden, Firuzan'ın kesinkes orada olacağını biliyordu."
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle