İçinde ke olan 7 harfli 209 kelime var. İçerisinde KE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E K
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEMERCİ
-
-
[isim]
Kemer yapıp satan kimse
-
Giyim sanayisinde giysilerdeki kemer bölümünde yer alan köprüleri diken kimse
-
[isim]
Kemer yapıp satan kimse
- HUKUKEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥuḳūḳen
-
[zarf]
Hukuksal olarak, hukuk bakımından
- "İstanbul civarının dağını taşını bir göz oda yaparak hukuken işgal hakkı kazanmak, uygarlık gereği midir?"
-
[zarf]
Hukuksal olarak, hukuk bakımından
- ERKEKÇE
-
-
[zarf]
Erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde
- "Ölürken başucundaydı; sağ kalırsa gidip babasını göreceğine, vuruşurken erkekçe şehit olduğunu anlatacağına söz vermişti."
-
[zarf]
Erkek gibi, erkeğe yakışır bir biçimde
- KLİNKER
-
Kelime Kökeni: İngilizce clinker
-
[isim]
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü
-
[isim]
Çimento yapımında fırından ezilmeden çıkan pişirme ürünü
- TEKERLİ
-
-
[sıfat]
Bakınız tekerlekli
-
[sıfat]
Bakınız tekerlekli
- KENELER
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
-
[isim, hayvan bilimi]
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
- DİKENLİ
-
-
[sıfat]
Dikenli olan
- "Dikenli bir çitle çevrili küçük bir bahçe içinde tek katlı ve iki odalı bir ev."
-
Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer)
- "Bu bakış yosunlu, isli kahve pencerelerinden dikenli tarlalara bakmak değildir."
-
[mecaz]
Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren
- "Yüzü bulutlandı. Gene gömülüyor o dikenli sessizliğine."
-
[sıfat]
Dikenli olan
- NİKELLİ
-
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunan
-
Nikelle kaplanmış
-
[sıfat]
Birleşiminde nikel bulunan
- KEYİFLİ
-
-
[sıfat]
Keyfi yerinde olan
-
Bakınız neşeli
-
[sıfat]
Keyfi yerinde olan
- TÜKETİŞ
-
-
[isim]
Tüketmek işi
-
[isim]
Tüketmek işi
- NİKELSİ
-
-
[sıfat]
Nikeli andıran, nikele benzeyen, nikel gibi
-
[sıfat]
Nikeli andıran, nikele benzeyen, nikel gibi
- DİKENCE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Dikenli balıkgillerden bir tür küçük tatlı su balığı (Gasterostsus pungitius)
-
[isim, hayvan bilimi]
Dikenli balıkgillerden bir tür küçük tatlı su balığı (Gasterostsus pungitius)
- REKAKET
-
Kelime Kökeni: Arapça rekāket
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kekemelik
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kekemelik
- KENTSEL
-
-
[sıfat]
Şehirle ilgili
-
[sıfat]
Şehirle ilgili
- BÖKELİK
-
-
[isim]
Bakınız şampiyonluk
-
[isim]
Bakınız şampiyonluk
- ASKERCE
-
-
[sıfat]
Asker gibi
- "Yürüyüşü askercedir, oturuşu askercedir, mendilini katlayıp cebine koyuşu bile askercedir."
-
[zarf]
Askere yakışır bir biçimde; askercesine
- "Kapıdan içeri giren adam, topuklarını birbirine vurarak askerce bir selam veriyor."
-
[sıfat]
Asker gibi
- ÜRKEKÇE
-
-
[sıfat]
Bakınız ürkek
-
[zarf]
Ürkek bir biçimde
- "Önce ürkekçe sokuldular yanımıza, sonra gençlerin bunalımlarını anlattılar."
-
[sıfat]
Bakınız ürkek
- SİKKECİ
-
-
[isim]
Darphanede madenî paralara damga vuran kimse
- "Darphanede haddeci, cilacı atölyelerinde çalıştıktan sonra, sikkeciliğe geçti. Birinci sınıf bir sikkeci oldu."
-
[isim]
Darphanede madenî paralara damga vuran kimse
- CEFAKEŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça cefā + Farsça -keş
-
[sıfat]
Cefa çeken, sıkıntıya katlanan; cefakâr
- "Bu, cefakeş bir işçi kadının hikâyesiydi."
-
[sıfat]
Cefa çeken, sıkıntıya katlanan; cefakâr
- AKKEFAL
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazangillerden bir cins tatlı su balığı (Alburnus)