İçinde ke olan 6 harfli 138 kelime var. İçerisinde KE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

E K

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KEMANİ

Kelime Kökeni: Farsça kemān + Arapça -ī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kemancı
KEBERE

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız gebre otu
KEKEME

  1. [sıfat] Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan; keke, kekeç
    • "Arabacı yirmi beş yaşlarında delişmen, dili biraz kekeme bir oğlan." (Memduh Şevket Esendal)
KEFERE

Kelime Kökeni: Arapça kefere

  1. [isim, eskimiş] Müslüman olmayanlar, kâfirler
    • "Kefereye aldırmayın, hâlden anlar heriflerdir." (Peyami Safa)
KESYAP

  1. [isim] Kumaş, tahta vb. malzemelerle yapılan, kâğıt veya kartona yapıştırılan resim; kolaj
MERKEZ

Kelime Kökeni: Arapça merkez

  1. [isim] Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
  2. Bir işin öğretildiği yer
    • "Er eğitim merkezi."
  3. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
  4. Belirli bir yerin ortası; özek
    • "Şehir merkezi."
  5. Bakınız polis karakolu
    • "Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim." (Aka Gündüz)
  6. [mecaz] Biçim, tarz
  7. [matematik] Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası
  8. [matematik] Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta
    • "Daire merkezi. Küre merkezi."
VAKETA

Kelime Kökeni: İtalyanca vachetta

  1. [isim] İnek derisinden imal edilmiş, postal, hayvan koşumları, kütüklük ve saraciyede kullanılan, bir tür ince meşin
    • "Bu dönemde Denizli tabakhanesinde, kösele, taban astarı, vidala, yüzlük deri, vaketa imal edilmiştir." (Ercan Haytoğlu)
  2. Bu deriden yapılmış olan
KELİME

Kelime Kökeni: Arapça kelime

  1. [isim] Bir veya birkaç heceden oluşan, anlamlı ses birliği; söz, sözcük, lügat
    • "Tayyare kelimesine alışan millet, uçak kelimesine de alışır." (Orhan Veli Kanık)
SERKEŞ

Kelime Kökeni: Farsça serkeş

  1. [sıfat] Kafa tutan, başkaldıran
    • "Ün salmış nice serkeş efeleri kendime bent etmiş, nice açları doyurmuş, nice çıplakları giydirmiş." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
ŞEBEKE

Kelime Kökeni: Arapça şebeke

  1. [isim] Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü; ağ (I)
  2. Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı
  3. [mecaz] Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kimselerin tümü
    • "Bütün dünyaya eroin gönderen geniş bir şebekenin peşindeydiler." (Reşat Enis Aygen)
KELECİ

  1. [isim, eskimiş] Öz veya kusursuz, düzgün söz
    • "Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz / Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz" (Yunus Emre)
YELKEN

  1. [isim, denizcilik] Rüzgâr gücünden yararlanmak için geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş veya şeritlerin tümü
    • "Rıhtıma kurumak üzere yelkenler serilmişti." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız yelkenli
    • "Yelken yarışları."
KESRET

Kelime Kökeni: Arapça kes̱ret

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çokluk
MERKEP

Kelime Kökeni: Arapça merkeb

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız eşek
KESİCİ

  1. [isim] Kesme işini yapan kimse
    • "Yol kesici."
  2. Kasaplık hayvanları kesen kimse
  3. Kesme işinde kullanılan araç
  4. [spor] Bakınız stoper
MİSKET

Kelime Kökeni: Fransızca muscat

  1. [isim] Mis üzümünden yapılan şarap
  2. [bitki bilimi] Bakınız misket üzümü
MELİKE

Kelime Kökeni: Arapça melike, melĮe

  1. [isim] Kadın hükümdar
    • "Saba melikesi Belkıs da kendisine Yemen iklimlerinin en güzel atlarından hediyeler göndermişti." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Padişah karısı
KEMANE

Kelime Kökeni: Farsça kemāne

  1. [isim, müzik] Keman ve kemençe yayı
  2. [müzik] Bakınız kabak kemane
  3. Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç
  4. [denizcilik] Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım
EBİŞKE

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız balkadın
MARKET

Kelime Kökeni: İngilizce market

  1. [isim] Özellikle her türlü yiyecek maddesi, temizlik malzemesi ile ev, büro vb. yerlere ait gereçlerin satıldığı dükkân
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü