İçinde ke olan 6 harfli 138 kelime var. İçerisinde KE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ke olan kelimeler listesine ya da Sonu ke ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E K Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EK, KE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARKEEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kambriyumlardan önce oluşan en eski yer katı

ÇİRKEF

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] İğrenç ve bulaşkan (kimse veya şey)
    • "Çirkefe taş atma, hikmetini mırıldanarak kaçar gibi uzaklaştı." (Ömer Seyfettin)
  2. [isim] Pis ve bulanık su

KEMANİ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Alaturka müzikte keman çalan kimse

MİRKET
...
KEŞKEK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İyice dövülmüş buğdayın etle birlikte uzun süre kaynatılmasıyla yapılan bir yemek

KESKİN

  1. [sıfat] Çok kesici, iyi kesen
    • "Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Tiz (ses)
    • "Bir kadın sesiydi bu. İnce ve keskin, dikkati hemen kapan ve bırakmayan bir ses." (Peyami Safa)
  3. Kırıcı, incitici
    • "En yakın dostlarının bile kusurlarını keskin bir dille yüzlerine vururmuş." (Haldun Taner)
  4. Etkili, sert
    • "Nihayet güneş doğdu, sis ve duman içinde çölün sabahlarında esen serin ve keskin rüzgârla üşüdük." (Falih Rıfkı Atay)
  5. Acı, üzüntü veren
    • "Öyle de keskinmiş ki bu kadın, yaptığı tüm kocakarı ilaçları her hastalığı şıp diye kesiyormuş." (Muammer İzgü)
  6. Zampara

KESYAP

  1. [isim] Kumaş, tahta vb. malzemelerle yapılan, kâğıt veya kartona yapıştırılan resim, kolaj

KEÇECİ

  1. [isim] Keçe yapan veya satan kimse

TANKER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Petrol, benzin gibi akaryakıt ürünleriyle, sanayi ile ilgili yağ, şarap vb. sıvı maddeleri taşıyan gemi veya kamyon

KEMENT

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Hayvanları yakalamak için kullanılan, ucu ilmikli, kaygan uzun ip
  2. İdam için kullanılan yağlı kayış

MESKEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Konut, ikametgâh
    • "Bu acayip meskeninde yaz kış kalın kepeneğe sarılmış otururdu." (Memduh Şevket Esendal)
    • "Yârim İstanbul'u mesken mi tuttun / Gördün güzelleri beni unuttun." (Halk türküsü)

ŞEVKET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Büyüklük, ululuk, yücelik, heybet

MERKEZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
  2. Bir işin öğretildiği yer
    • "Er eğitim merkezi."
  3. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
    • "İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Belirli bir yerin ortası
    • "Şehir merkezi."
  5. Polis karakolu
    • "Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim." (Aka Gündüz)
  6. Biçim, durum
    • "Çalışamaların bu merkezdeyken durdurulması iyi olmadı."
  7. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası
  8. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek
    • "Daire merkezi. Küre merkezi."

KESELİ

  1. [sıfat] Kesesi olan

DERKEN

  1. [zarf] Dendiği hâlde
    • "Bitti bitiyor derken hâlâ bitmeyen havaalanı."
  2. Tam o sırada
    • "Yazı yazıyordum, derken misafir geldi."
  3. ... diye düşünürken
    • "Akşamdan önce varacağız derken ancak gece yarısı varabildik."

PEŞKEŞ

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Yaranmak amacıyla uygunsuz olarak verilen şey

APLİKE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu

İSKELE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer
    • "Vapurdan indi, iskeleye çıkar çıkmaz etrafına bakındı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven
    • "Oturduğu yerden kalkıyor, iskele zincirine uzanan eli, iskele tabanına basan ayağı, kendini çekiyor yukarı." (Zeyyat Selimoğlu)
  3. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba
  4. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı
    • "Mudanya, Bursa'nın iskelesidir."
  5. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı
  6. Geminin sol yanı
  7. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı

KERİME

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kız evlat

KERMEN

  1. [isim] Kale

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü