İçinde ke olan 3 harfli 12 kelime var. İçerisinde KE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ke olan kelimeler listesine ya da sonu ke ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ke Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
EK, KE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KEZ
-
-
[isim]
Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz; el (I), defa, kere, sefer, yol
- "İki kez İstanbul'a gittim."
-
[isim]
Bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz; el (I), defa, kere, sefer, yol
- KEŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça keşk
-
[isim, ağızlardan]
Yağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir
-
Kış için kurutulan yağsız, tuzsuz yoğurt
-
[isim, ağızlardan]
Yağı alınmış sütten veya yoğurttan yapılan peynir
- KEP
-
Kelime Kökeni: İngilizce cap
-
[isim]
Başlık, sipersiz şapka
-
Asker şapkası
-
Hemşirelerin giydiği başlık
-
Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin giydikleri özel başlık
-
[isim]
Başlık, sipersiz şapka
- KER
-
Kelime Kökeni: Farsça ker
-
[isim, eskimiş]
Kuvvet, kudret
-
[isim, eskimiş]
Kuvvet, kudret
- KES
-
-
[isim, ağızlardan]
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman
-
[isim, ağızlardan]
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman
- KET
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim]
Bakınız engel
-
[isim]
Bakınız engel
- KEK
-
Kelime Kökeni: İngilizce cake
-
[isim]
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak pişirilen süngerimsi tatlı.
-
[argo]
Aptal, bön, kolay aldatılabilen (kimse)
-
[isim]
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak pişirilen süngerimsi tatlı.
- KEL
-
Kelime Kökeni: Farsça kel
-
[sıfat]
Saçı dökülmüş olan (kimse); keleş, yağır
- "Simitçi kumraldı, saçları dökülmüştü, evet basbayağı keldi adam."
-
[mecaz]
Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki)
- "Yükselip alçalıyor, kel tepelerin etrafını dönüyordu."
-
[mecaz]
Gelişmemiş, cılız (bitki)
- "Kel bir ağaç."
-
[mecaz]
İçinde az eşya bulunan
-
[sıfat]
Saçı dökülmüş olan (kimse); keleş, yağır
- KEM
-
Kelime Kökeni: Farsça kem
-
[sıfat]
Kötü, fena olan (göz, söz vb.)
-
[eskimiş]
Bakınız eksik
- "Kem akçe."
-
[sıfat]
Kötü, fena olan (göz, söz vb.)
- KEF
-
Kelime Kökeni: Farsça kef
-
[isim]
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük
-
[isim]
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük
- EKE
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Yaşlı olan (insan veya hayvan)
-
[isim, mecaz]
Yaşı küçük olduğu hâlde sözleri ve davranışları büyükmüş gibi olan çocuk
-
[sıfat, ağızlardan]
Yaşlı olan (insan veya hayvan)
- ÖKE
-
-
[isim]
Bakınız dâhi
-
[isim]
Bakınız dâhi