İçinde kaz olan 7 harfli 25 kelime var. İçerisinde KAZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kaz olan kelimeler listesine ya da sonu kaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Z

3 Harfli Kelimeler

KAZ

2 Harfli Kelimeler

AK, AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAZITMA

  1. [isim] Kazıtmak işi
KAZMACI

  1. [isim] Kömür ocaklarında kazma ile kömür çıkaran işçi
KAZIMAK

  1. [-i] Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
    • "Tahtanın boyasını kazımak."
  2. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak
    • "O daktilo yanlışını iğneyle kazıyarak düzeltebilirsin."
  3. Sertçe ovmak
  4. Tıraş etmek
    • "Sakalını kazımak."
  5. [nesnesiz] Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak
  6. [mecaz] Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak
    • "Avrupalılar, medeni bir adamı kazıyacak olursanız altında gorili bulursunuz, derler." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  7. [tıp] Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek
    • "Çıbanı kazıyarak aldılar."
KAZIYIŞ

  1. [isim] Kazımak işi
KAZOLİT

Kelime Kökeni: Fransızca kasolite

  1. [isim, mineraloji] Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat
KAZIKÇI

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Alışverişte aldatan, pahalı mal satan kimse
OKAZYON

Kelime Kökeni: Fransızca occasion

  1. [isim] Bakınız fırsat
  2. [sıfat, mecaz] Bakınız kelepir
    • "İlk zamanlar bilseniz ne okazyon şeyler düşüyordu." (Haldun Taner)
KAZANLI

  1. [isim] Bakınız Kahramankazanlı
KAZIMIK

  1. [isim, ağızlardan] Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAZAMAT

Kelime Kökeni: Fransızca casemate

  1. [isim, askerlik] Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
KAZBOKU

  1. [isim, teklifsiz konuşmada] Kirli sarı renk
  2. [sıfat] Bu renkte olan
KAZILIŞ

  1. [isim] Kazılmak işi
KAZINTI

  1. [isim] Kazıyarak çıkarılan parça
    • "Belki para eder diye handiyse kayaları kazıyıp kazıntıları toplayacakmış." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Kâğıtta kazıma izi
KAZIKLI

  1. [sıfat] Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan
KAZAKÇA

  1. [isim] Bakınız Kazak Türkçesi
KAZINMA

  1. [isim] Kazınmak işi
KAZANIŞ

  1. [isim] Kazanmak işi
KAZANMA

  1. [isim] Kazanmak işi; kesp
    • "Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir." (Cemil Meriç)
KAZASIZ

  1. [sıfat] Kazaya uğramadan yapılan
    • "Kazasız bir yolculuk."
  2. [zarf] Kazasız bir biçimde
    • "Kazasız geldik."
KAZANIM

  1. [isim] Kazanmak işi
  2. Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak; avantaj
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü