İçinde kaz olan 6 harfli 18 kelime var. İçerisinde KAZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kaz olan kelimeler listesine ya da sonu kaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K Z

3 Harfli Kelimeler

KAZ

2 Harfli Kelimeler

AK, AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAMKAZ

  1. [isim, ağızlardan] Kesme özelliğini yitirmiş, körleşmiş, keskin olmayan bıçak, orak vb. araç
TAKAZA

Kelime Kökeni: Arapça taḳāżā

  1. [isim, eskimiş] Bakınız azarlama
  2. Başa kakma
    • "Acaba, bütün bu söylediklerinin altında bir takaza da var mı diye iyice tartıyorum, yok gibi." (Adalet Ağaoğlu)
KAZİYE

Kelime Kökeni: Arapça ḳażiyye

  1. [isim, eskimiş, mantık] Bakınız önerme
KAZMAK

  1. [-i] Herhangi bir araçla toprağı açmak, oymak
  2. Bu yolla çukur, kuyu, yol vb. oluşturmak
    • "Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın / Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın" (Mehmet Akif Ersoy)
KAZANÇ

  1. [isim, ticaret] Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para; getiri, temettü
    • "Sırtında hep aynı kahverengi elbise bulunduğuna göre fazla bir kazanç da sağlamıyordu." (Cahit Külebi)
  2. Bakınız ekmek (I)
  3. [mecaz] Bakınız yarar
    • "Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
KAZEVİ

Kelime Kökeni: Arapça ġazevī

  1. [isim, eskimiş] Saz veya kamıştan örülmüş, büyük, kulpsuz sepet
KAZEİN

Kelime Kökeni: Fransızca caséine

  1. [isim, kimya] Sütte bulunan protein maddesi
KAZILI

  1. [sıfat] Kazılmış
    • "Duvarlardaki mermer levhalara kazılı yazıları okuya okuya, kendi kendine, bütün mabedi tavaf etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
EZKAZA

Kelime Kökeni: Farsça ez + Arapça ḳażā

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kazara
    • "Ezkaza hastalandı mı bir Allah'ın kulu çıkıp hatırını sormaz." (Attilâ İlhan)
TIRKAZ

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kapı mandalı
  2. Bakınız sürgü
KAZIMA

  1. [isim] Kazımak işi
  2. [tıp] Bakınız kürtaj
KAZAĞI

  1. [isim] Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
KAZMAÇ

  1. [isim] Bakınız kazaratar
KAZARA

Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -rā

  1. [zarf] Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza
    • "Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız tesadüfen
    • "Köşkün kapısından kazara postacı geçse sapsarı kesilirdi." (Ömer Seyfettin)
KAZAEN

Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾen

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kazara
YAKAZA

Kelime Kökeni: Arapça yaḳaẓa

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uyanıklık
    • "Hain bir hastalık onun kavi ve güzel vücudunu ve uyuşmaz bir menfaatperestlik yakazası da onun ahlaki mesleğini yendi ve yere serdi." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
KAZALI

  1. [sıfat] Kaza ihtimali yüksek olan
    • "Kazalı yol."
  2. Kaza geçirmiş olan
    • "Kazalı otomobil."
  3. İlçesi olan
    • "Üç kazalı bir il."
KAZGIÇ

  1. [isim, ağızlardan] Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç
  2. Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü