İçinde kay olan 8 harfli 56 kelime var. İçerisinde KAY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kay olan kelimeler listesine ya da Sonu kay ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAY, YAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAYIPLIK
- ...
- KAYMAKAM
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir ilçede devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilçebay
-
Yarbay
-
[isim]
Bir ilçede devleti temsil eden en yetkili yönetim görevlisi, ilçebay
- KAYNATIŞ
- ...
- KAYAKEVİ
-
-
[isim]
Kayak yapılan yerlerde kurulmuş tesis
-
[isim]
Kayak yapılan yerlerde kurulmuş tesis
- KAYDIRMA
-
-
[isim]
Kaydırmak işi
-
Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi
-
Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme
-
[isim]
Kaydırmak işi
- KAYNATMA
-
-
[isim]
Kaynatmak işi
-
[isim]
Kaynatmak işi
- KAYITMAK
-
-
[-den]
Bir şeyi yapmaktan vazgeçmek, bir karardan dönmek, nükûl etmek, rücu etmek
-
[-den]
Bir şeyi yapmaktan vazgeçmek, bir karardan dönmek, nükûl etmek, rücu etmek
- KAYDIRIŞ
-
-
[isim]
Kaydırma işi veya biçimi
-
[isim]
Kaydırma işi veya biçimi
- KAYDETME
-
-
[isim]
Kaydetmek işi
-
[isim]
Kaydetmek işi
- KAYIRTMA
-
-
[isim]
Kayırtmak işi
-
[isim]
Kayırtmak işi
- KAYDOLMA
-
-
[isim]
Kaydolmak işi, yazılma
-
[isim]
Kaydolmak işi, yazılma
- KAYMELİK
-
-
Herhangi bir kayme değerinde olan
-
Herhangi bir kayme değerinde olan
- KAYMAKLI
-
-
[sıfat]
Kaymağı olan
- "Kaymaklı süt."
-
Üzerine veya içine kaymak konulmuş olan
- "Kaymaklı çileği yarına kalmaz bahanesiyle tüketti." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Kaymağı olan
- KAYETMEK
- ...
- KAYDIRIK
- ...
- KIRKAYAK
-
-
[isim]
Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
-
Kasık biti
-
[isim]
Eklem bacaklıların çok ayaklılar sınıfına giren, taşların altında yaşayan, vücudu yuvarlak ve uzun bir böcek (Julus terrestris)
- KAYNAŞLI
- ...
- YIKAYICI
-
-
[isim]
Yıkama işini yapan kimse
- "Ölü yıkayıcısı."
-
Laboratuvarda filmlerin yıkama işini yöneten kimse
-
[isim]
Yıkama işini yapan kimse
- KAYINLIK
-
-
[isim]
Kayın ağaçları çok olan yer
-
[isim]
Kayın ağaçları çok olan yer
- KAYNAMAK
-
-
[nsz]
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak
- "Su, 100 °C'de kaynar."
-
Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak
- "Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu." (Tarık Buğra)
-
Yerden çıkmak
- "Paşaoluk yaylasının her bucağından bir pınar kaynar." (Falih Rıfkı Atay)
-
Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak
-
Yara kapanmak, iyileşmek
-
Mayalı bir şey kabarıp köpürmek
- "Şıra kaynamış."
-
Mide ekşimek
-
Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak
- "Deniz kaynıyor."
-
Çok miktarda bulunmak
- "Burada karıncalar kaynıyor."
-
Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak
- "Burada bir iş kaynıyor."
-
Gerektiği gibi yapılamamak
- "Lafa daldık, ders kaynadı."
-
Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak
- "Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
Coşmak, heyecanlanmak
-
Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak
-
Arada kaybolmak
- "Değerli bir çalışma kaynadı gibi geliyor bana." (Selim İleri)
-
[nsz]
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak