İçinde kav olan 9 harfli 22 kelime var. İçerisinde KAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kav olan kelimeler listesine ya da sonu kav ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kav Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K V
3 Harfli Kelimeler
KAV
2 Harfli Kelimeler
AK, AV
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVLATMAK
-
-
[-i]
Kavlamasına yol açmak
-
[-i]
Kavlamasına yol açmak
- YILANKAVİ
-
-
[sıfat]
Dolambaçlı, dolanarak giden
- "Şam'ın yılankavi sokakları o kadar birbirine benzer."
-
[sıfat]
Dolambaçlı, dolanarak giden
- KAVURTMAK
-
-
[-e, -i]
Kavurma işini yaptırmak
-
[-e, -i]
Kavurma işini yaptırmak
- KARAKAVUK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hindiba
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız hindiba
- KAVLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kav durumuna gelmek
-
[nesnesiz]
Kav durumuna gelmek
- KAVİLEŞME
-
-
[isim]
Bakınız sağlamlaşma
- "Çok kısa süre süren bu bakışma, âdeta kavileşme gibi bir şeydi."
-
[isim]
Bakınız sağlamlaşma
- KAVURMACI
-
-
[isim]
Kavurma yapan veya satan kimse
-
[isim]
Kavurma yapan veya satan kimse
- KARAKAVAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak (Populus nigra)
-
[isim, bitki bilimi]
Yüksekliği 35 metre kadar olabilen, kabuğu koyu renkli bir tür kavak (Populus nigra)
- MUKAVEMET
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳāvemet
-
[isim]
Bir şeye veya kimseye karşı durma, karşı koyma, dayanma gücü
- "Bünyesi de, ruhu da hayatın güçlükleriyle ve yoksullukları ile çarpışarak mukavemet ve kudret kazanmıştı."
-
[fizik]
Bakınız direnç
-
[isim]
Bir şeye veya kimseye karşı durma, karşı koyma, dayanma gücü
- KAVRUKLUK
-
-
[isim]
Kavruk olma durumu
-
[isim]
Kavruk olma durumu
- KAVLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kavlama işine uğramak
-
[nesnesiz]
Kavlama işine uğramak
- KAVUŞULMA
-
-
[isim]
Kavuşulmak işi
-
[isim]
Kavuşulmak işi
- KARAKAVZA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız yaban havucu
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız yaban havucu
- KAVLETMEK
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavl + Türkçe etmek
-
[-le]
Bakınız sözleşmek
- "Ey güzel seninle bir kavledelim / Bu kavlin üstüne dönmemesine"
-
[-le]
Bakınız sözleşmek
- KAVRULMAK
-
-
[nesnesiz]
Kavurma işi yapılmak
- "Yeryüzünün sıcaktan kavrulduğu ve herkesin buram buram terlediği bu temmuz güneşinde benim ellerim buz gibi idi."
-
Hayatın acılarına uğramak
- "Hayatın cehenneminde kavrulmuş bir insana bu kolay ve sakin ölümler yakışmıyor."
-
Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek
-
[mecaz]
Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak
-
[nesnesiz]
Kavurma işi yapılmak
- KAVRANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kavrama işi yapılmak; kavranılmak
- "Bünyamin ürpermişti, çünkü kolu kavrandığı an bir cürmümeşhut olayı yaşanacağını sanmıştı."
-
[nesnesiz]
Kavrama işi yapılmak; kavranılmak
- KAVUNUMSU
-
-
[sıfat]
Bakınız kavunsu
-
[sıfat]
Bakınız kavunsu
- KAVRATMAK
-
-
[-i]
Kavramasını sağlamak
-
[-i]
Kavramasını sağlamak
- KAVRAMSAL
-
-
[sıfat]
Kavramla ilgili, kavram niteliğinde olan
-
[sıfat]
Kavramla ilgili, kavram niteliğinde olan
- KAKAVANCA
-
-
[sıfat]
Kakavana yakışır (davranış)
-
[zarf]
Kakavana yakışır bir biçimde (davranmak)
-
[sıfat]
Kakavana yakışır (davranış)