İçinde kav olan 8 harfli 40 kelime var. İçerisinde KAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kav olan kelimeler listesine ya da Sonu kav ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K V Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAV

2 Harfli Kelimeler

AK, AV

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAVLATMA

  1. [isim] Kavlatmak işi

MUKAVELE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Sözleşme
    • "Meşhur aktör davet edilmiş hatta mukavelesi bile yapılmak üzere imiş!" (Halit Fahri Ozansoy)

KAŞKAVAL

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Tekerlek biçiminde, sarı renkte, kaşara benzeyen bir tür peynir
  2. [sıfat] Aptal, sersem

KAVGASIZ

  1. [sıfat] Kavgası olmayan
    • "Kavgasız bir toplantı."
  2. Çatışma, kavga olmadan
    • "Kavgasız yaşıyorlar."

KAVLAĞAN

  1. [isim] Çınar ağacı

KAVURMAÇ

  1. [isim] Kavrulmuş buğday

KAVAFLIK

  1. [isim] Kavaf olma durumu
  2. Kavafın işi

KAVRANIŞ
...
KAVİSSİZ

  1. [sıfat] Kavisi olmayan

KAVURTMA

  1. [isim] Kavurtmak işi

KAVRATMA

  1. [isim] Kavratmak işi

KAVASLIK

  1. [isim] Kavas olma durumu veya kavasın görevi
    • "Lalalık, kavaslık derecelerinden kalfalık payesine yükseldiği bir sırada İsmail'in oğlu yanından uzaklaştırıldı, gitti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KAVRULMA

  1. [isim] Kavrulmak işi

KAVUŞMAK

  1. [-e] Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
    • "Biz 1923'te bir Mustafa Kemal'e kavuşmasaydık, gelecek zamanlara doğru yollarımızı tıkayan aşılmaz setleri yıkamazdık." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek
    • "Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  3. Katılmak
    • "Fırat ve Dicle gibi yan yana akıyorlar, sonra birbirine kavuşuyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [nsz] Bir araya gelmek, birleşmek
    • "Ceketin önü kavuşmuyor."
  5. [nsz] Güneş batmak
  6. Varmak, ulaşmak

KAVAKLIK

  1. [isim] Kavakları çok olan veya kavak ağacı yetiştirilen yer

KAVUŞTAK

  1. [isim] Nakarat

KAVLİNCE

  1. [zarf] Kavline göre, sözüne bakarak
    • "Ayşe Hanım'ın kavlince paşa pek cömertmiş." (Sermet Muhtar Alus)

KAVLAŞMA

  1. [isim] Kavlaşmak işi

KAVUKSUZ
...
KAVKISIZ

  1. [sıfat] Kavkısı olmayan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü