İçinde kav olan 7 harfli 33 kelime var. İçerisinde KAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kav olan kelimeler listesine ya da Sonu kav ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A K V Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

KAV

2 Harfli Kelimeler

AK, AV

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAVURUŞ

  1. [isim] Kavurma işi veya biçimi

KAVZAMA

  1. [isim] Kavzamak işi

KAKAVAN

  1. [sıfat] Kendini beğenmiş, sevimsiz, düşüncesiz, bilgisiz, budala

KAVURGA

  1. [isim] Buğday, mısır vb. tahılların kuru yemiş gibi yenilmek için ateşte kavrulmuşu

ŞEKAVET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Haydutluk, soygunculuk
    • "Herkesin ortasında yapılan bu şekavete neden kimse karışmıyor?" (Haldun Taner)

KAVURMA

  1. [isim] Kavurmak işi
  2. Kendi yağıyla pişirilip kavrulduktan sonra yenen veya dondurulup saklanan et
    • "Sinide haşlanmış ve ikiye kesilmiş yumurtalar, yeşil soğanlar, tulum peynirleri, kavurmalar vardı." (Tarık Buğra)
  3. [sıfat] Kavrulmuş olan

HALKAVİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Halka biçiminde olan

KAVUKLU

  1. [sıfat] Kavuk giymiş

KAVANOZ

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Plastik, cam vb. maddelerden yapılmış ağzı geniş, çeşitli boylarda kap
    • "Gül ağaçlarının dibini akşamdan beyaz kavanozlara koyar, içine yüzüklerimizi, yüksüklerimizi atar, ertesi sabah güneş doğarken mâni söyleyerek tekrar çıkarırdık." (Ömer Seyfettin)

KAVUŞUM

  1. [isim] Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, güneşin ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima

MUKAVİM

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Dayanıklı, güçlü, dirençli
  2. Karşı koyan, başkaldıran

AKKAVAK

  1. [isim] Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir kavak türü, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba)

KAVUŞMA

  1. [isim] Kavuşmak işi, buluşma, telaki
    • "Karısını ve kendisini memlekete dönmeye ve vatanına kavuşmaya ikna ettik." (Burhan Felek)
  2. Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi

KAVALCI

  1. [isim] Kaval yapan, satan veya çalan kimse

CILKAVA

  1. [isim] Kurdun veya tilkinin ense postundan yapılan kürk
    • "Sırtına da almış cılkava kürkü / Köroğlu söyledi üç beyit türkü." (Halk türküsü)

MUKAVVA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalın karton

KAVGACI

  1. Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse
    • "İyi adam olmakla beraber aksi ve kavgacıdır." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse

KAVUKÇU

  1. [isim] Kavuk yapan veya satan kimse
  2. Birine yaranmak için onun söz veya davranışlarını uygun bulan, onaylayan kimse

KAVGALI

  1. [sıfat] Kavgayla yapılan veya içine kavga karışan
    • "Kavgalı bir toplantı."
  2. Birisiyle kavga ederek darılmış olan, dargın

KAVALYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek
    • "Kadınların karşısına da yine bekârlardan ve karısı yanında olmayan erkeklerden bir kavalye grubu diziliyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Kibar erkek

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü