İçinde kav olan 5 harfli 15 kelime var. İçerisinde KAV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kav olan kelimeler listesine ya da sonu kav ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kav Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAV
2 Harfli Kelimeler
AK, AV
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVGA
-
Kelime Kökeni: Farsça ġavġā
-
[isim]
Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş; çıngar
- "O zamanlar kavga etmeyi bilmek bizim için çok önemliydi çünkü kavga yaşam biçimimizdi."
-
[mecaz]
Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele
- "Ekmek kavgası."
-
[eskimiş]
Bakınız mücadele
-
[isim]
Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş; çıngar
- KAVAS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavvās
-
[isim]
Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli
- "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."
-
Banka, patrikhane, otel vb. yerlerde hizmetli veya koruma görevlisi
-
Elçilik ve konsolosluklarda koruma görevlisi
-
[isim]
Elçilik veya konsolosluklarda görev yapan hizmetli
- KAVAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavvād
-
[isim, hakaret yollu]
Bakınız pezevenk
-
[isim, hakaret yollu]
Bakınız pezevenk
- KAVAK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus)
- "Irmağın başında kocaman, çıplak bir tek kavak vardı."
-
[isim, bitki bilimi]
Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus)
- KAVAL
-
-
[isim, müzik]
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
- "Geniş yaylalarında otlanırken sürüler / Çobanı kaval çalar, taşı toprağı güler"
-
[isim, müzik]
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
- KAVAF
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫaffāf
-
[isim]
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
- "Debbağlar gibi her kuşluk zamanında kavaf şeyhinin de dükkânı önünde bir dua yapılması âdetti."
-
[isim]
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
- KAVKI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kabuk
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kabuk
- KAVUT
-
-
[isim]
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
-
Güneşte kurutulmuş peynir
-
[isim]
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
- KAVİS
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavs
-
[isim]
Bir eğrinin sınırlı bir kısmı; eğmeç
- "Sabah güneşi, duvara bir altın kavis çekti."
-
[isim]
Bir eğrinin sınırlı bir kısmı; eğmeç
- KAVUZ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- "Başakçık iki dış kavuz ile bunlar arasında kalan çiçek topluluğundan oluşur."
-
Tane yemlerin harmanda dövülmesi sırasında samandan başka elde edilen veya çok zaman samanlara karışan, taneyi saran ve örten bitki parçacıkları.
-
[ağızlardan]
Hastalık veya sıcak rüzgârlar dolayısıyla içi boşalmış, özsüz buğday
-
[ağızlardan]
İçi boş, kabuklu yemiş
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
- KAVİL
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavl
- KAVİM
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavm
-
[isim, toplum bilimi]
Aralarında töre, dil ve kültür ortaklığı bulunan, boy ve soy bakımından da birbirine bağlı insan topluluğu; budun
- "Güney Sibirya Türk kavimleri arasında en doğuda oturanları Karagas Türkleridir."
-
[isim, toplum bilimi]
Aralarında töre, dil ve kültür ortaklığı bulunan, boy ve soy bakımından da birbirine bağlı insan topluluğu; budun
- KAVUN
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
-
Bu bitkinin genellikle güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi
-
[isim, bitki bilimi]
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
- KAVUK
-
-
[isim]
Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı
- "Bu ziyafetlere gidilirken her günkü kavukla ferace ve samur kürk giyilir, atlara kemer rahtlar vurulurdu."
-
[ağızlardan]
İçi boş şey
-
[anatomi]
Bakınız idrar torbası
-
[isim]
Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı
- KAVMİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳavmī
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız etnik
-
[sıfat, eskimiş, toplum bilimi]
Bakınız etnik