İçinde kat olan 8 harfli 62 kelime var. İçerisinde KAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KATLAMAK
-
-
[-i]
Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
- "Gazeteleri itina ile katlayıp cebine koydu."
-
Arttırarak çoğaltmak
- "Parasını ikiye katladı."
-
[-i]
Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
- KATIŞMAÇ
-
-
[isim]
Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün; agrega
-
[isim]
Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün; agrega
- METRUKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça metrūkāt
-
[isim]
Ölen birinin bıraktığı şeyler
-
[isim]
Ölen birinin bıraktığı şeyler
- MAHRUKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça maḥrūḳāt
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yakacak
-
[isim, eskimiş]
Bakınız yakacak
- MESKUKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça meskūkāt
-
[isim, eskimiş]
Sikkeler, metal paralar
-
[isim, eskimiş]
Sikkeler, metal paralar
- KATAKLAZ
-
Kelime Kökeni: İngilizce cataclasis
-
[isim, jeoloji]
Kayaçların veya kayaç oluşturan minerallerin basınç etkisiyle biçimlerinin değişmesi
-
[isim, jeoloji]
Kayaçların veya kayaç oluşturan minerallerin basınç etkisiyle biçimlerinin değişmesi
- BAŞKATİP
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça kātib
-
[isim]
Bir resmî dairede veya kuruluşta çalışan kâtiplerin başı; başyazman
- "İki üç gün sonra kendisine saraydaki başkâtibin bir kâtibi gelmiş."
-
[isim]
Bir resmî dairede veya kuruluşta çalışan kâtiplerin başı; başyazman
- KATLETME
-
-
[isim]
Katletmek işi
-
[isim]
Katletmek işi
- RİKKATLİ
-
-
[sıfat]
Nazik, kibar, ince
- "Acaba dünyada, bu ölçüden daha rikkatli, hassasiyetli ve hikmetli ne duydunuz?"
-
[sıfat]
Nazik, kibar, ince
- KATMANLI
-
-
[sıfat]
Katmanları olan, katmanlardan oluşan; tabakalı
-
[sıfat]
Katmanları olan, katmanlardan oluşan; tabakalı
- FAKATSIZ
-
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri sürmeyen
- "Çünkü fakatsız demokrasi tercih edildiğinde takatsiz demokrasiden de kurtulmuş olunacak."
-
"Fakat" sözünü kullanmayan
-
[zarf]
Herhangi bir bahane ileri sürmeden
- "Okullar, hem eşdeğerliliği amasız ve fakatsız kabullenilmiş farklılıkların hem de ortak ürünlerin sergilendiği bir mekândır."
-
[zarf]
"Fakat" sözünü kullanmadan
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri sürmeyen
- KATLAYIŞ
-
-
[isim]
Katlamak işi
-
[isim]
Katlamak işi
- KATBEKAT
-
Kelime Kökeni: Türkçe kat + Farsça -be + Türkçe kat
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kat kat
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız kat kat
- KATIKSIZ
-
-
[sıfat]
Katığı olmayan; yavan
- "Biraz da katıksız ekmek yiyin."
-
Yabancı bir şeyle karışmamış
- "Katıksız süt."
-
[mecaz]
Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
- "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o."
-
[mecaz]
Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan
- "Öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam."
-
[sıfat]
Katığı olmayan; yavan
- KATİPLİK
-
-
[isim]
Bakınız sekreterlik
- "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz."
-
[isim]
Bakınız sekreterlik
- MUVAKKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳat
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geçici
- "Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geçici
- MUKATTAR
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳaṭṭar
-
[sıfat, eskimiş, kimya]
Bakınız damıtık
-
[sıfat, eskimiş, kimya]
Bakınız damıtık
- KATILTMA
-
-
[isim]
Katıltmak işi
-
[isim]
Katıltmak işi
- KATLANIŞ
-
-
[isim]
Katlanmak işi
-
[isim]
Katlanmak işi
- HİLKATEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫilḳaten
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız yaradılışça
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız yaradılışça