İçinde kat olan 8 harfli 62 kelime var. İçerisinde KAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kat olan kelimeler listesine ya da Sonu kat ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TIKATMAK
-
-
[-i]
Tıkama işini yaptırmak
-
[-i]
Tıkama işini yaptırmak
- KATIŞMAÇ
-
-
[isim]
Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün
-
[isim]
Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün
- KATLANMA
-
-
[isim]
Katlanmak işi
- "Asım Bey'in kardeşiyle aramızda en basit bir dostluğa bile katlanması ihtimali var mı?" (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Katlanmak işi
- KATBEKAT
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[zarf]
Kat kat
-
[zarf]
Kat kat
- MAHLUKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaratıklar
-
[isim]
Yaratıklar
- KATAKOMP
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık
-
[isim]
İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık
- KATIKSIZ
-
-
[sıfat]
Katığı olmayan, yavan
-
Yabancı bir şeyle karışmamış
- "Katıksız süt."
-
Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
- "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam
- "... öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam..." (Atilla İlhan)
-
[sıfat]
Katığı olmayan, yavan
- MAHRUKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yakıt
-
[isim]
Yakıt
- TAKATUKA
-
-
[isim]
Gürültü patırtı
-
Basımevlerinde dizilmiş harfleri iyice yerleştirmek için üzerlerine vurmaya yarar takoz
-
Odanın ortasına yerleştirilen, uzun tütün çubuklarının külünün döküldüğü çanak
-
[isim]
Gürültü patırtı
- MEŞAKKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Güçlük, sıkıntı, zorluk, zahmet
- "Elazığ'a kadar çektiği yol meşakkatlerini anlatıyor." (Peyami Safa)
-
[isim]
Güçlük, sıkıntı, zorluk, zahmet
- MESKUKAT
- ...
- KATKISIZ
-
-
[sıfat]
Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf
-
Niteliği hiçbir etki ile değişmeyen, tam, bozulmamış
-
[sıfat]
Üzerine veya içine hiçbir şey katılmamış, katışıksız, saf
- TETKİKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Araştırmalar
-
İncelemeler
-
[isim]
Araştırmalar
- KATETMEK
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[-i]
Kesmek, bölmek
-
Bir yeri aşarak geçmek, yol olmak
- "Yolumuz bir dereyi katedecekti." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Kesmek, bölmek
- KATIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
- KATILTMA
-
-
[isim]
Katıltmak işi
-
[isim]
Katıltmak işi
- MUVAKKAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Geçici
- "Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Geçici
- KATEGORİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tamamı, grup, ulam
- "Bunları dört beş kategoride toplayabiliriz." (Haldun Taner)
-
Ulam
-
[isim]
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tamamı, grup, ulam
- KATILMAK
-
-
[nsz]
Katma işi yapılmak
- "Süte su katılmış."
-
Bir topluluğa girmek, iştirak etmek
- "Üç dört ev ötedeki boş arsada çocukların oyunlarına katıldım." (Necati Cumalı)
-
Ortak olmak, benimsemek
- "Her konuya kibar bir ses ve bir iki sözcükle katılmak özenindeydi." (Çetin Altan)
-
[nsz]
Katma işi yapılmak
- FAKATSIZ
- ...