İçinde kat olan 8 harfli 62 kelime var. İçerisinde KAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K T

3 Harfli Kelimeler

KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KATLAMAK

  1. [-i] Kâğıt, kumaş vb. nesneleri üst üste kat oluşturacak biçimde bükmek
    • "Gazeteleri itina ile katlayıp cebine koydu." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Arttırarak çoğaltmak
    • "Parasını ikiye katladı."
KATIŞMAÇ

  1. [isim] Benzer olmayan maddelerden oluşmuş bütün; agrega
METRUKAT

Kelime Kökeni: Arapça metrūkāt

  1. [isim] Ölen birinin bıraktığı şeyler
MAHRUKAT

Kelime Kökeni: Arapça maḥrūḳāt

  1. [isim, eskimiş] Bakınız yakacak
MESKUKAT

Kelime Kökeni: Arapça meskūkāt

  1. [isim, eskimiş] Sikkeler, metal paralar
KATAKLAZ

Kelime Kökeni: İngilizce cataclasis

  1. [isim, jeoloji] Kayaçların veya kayaç oluşturan minerallerin basınç etkisiyle biçimlerinin değişmesi
BAŞKATİP

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça kātib

  1. [isim] Bir resmî dairede veya kuruluşta çalışan kâtiplerin başı; başyazman
    • "İki üç gün sonra kendisine saraydaki başkâtibin bir kâtibi gelmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
KATLETME

  1. [isim] Katletmek işi
RİKKATLİ

  1. [sıfat] Nazik, kibar, ince
    • "Acaba dünyada, bu ölçüden daha rikkatli, hassasiyetli ve hikmetli ne duydunuz?" (Necip Fazıl Kısakürek)
KATMANLI

  1. [sıfat] Katmanları olan, katmanlardan oluşan; tabakalı
FAKATSIZ

  1. [sıfat] Herhangi bir bahane, şart ileri sürmeyen
    • "Çünkü fakatsız demokrasi tercih edildiğinde takatsiz demokrasiden de kurtulmuş olunacak."
  2. "Fakat" sözünü kullanmayan
  3. [zarf] Herhangi bir bahane ileri sürmeden
    • "Okullar, hem eşdeğerliliği amasız ve fakatsız kabullenilmiş farklılıkların hem de ortak ürünlerin sergilendiği bir mekândır." (Kemal İnal)
  4. [zarf] "Fakat" sözünü kullanmadan
KATLAYIŞ

  1. [isim] Katlamak işi
KATBEKAT

Kelime Kökeni: Türkçe kat + Farsça -be + Türkçe kat

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız kat kat
KATIKSIZ

  1. [sıfat] Katığı olmayan; yavan
    • "Biraz da katıksız ekmek yiyin." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Yabancı bir şeyle karışmamış
    • "Katıksız süt."
  3. [mecaz] Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
    • "Katıksız İstanbul çocuğu, Boğaziçi çocuğudur o." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. [mecaz] Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan
    • "Öfkesi, sevgisi katıksız, kaya gibi sağlam ve güvenilir adam." (Attilâ İlhan)
KATİPLİK

  1. [isim] Bakınız sekreterlik
    • "Zaten nasıl oldu da Fakir Komitesi kâtipliğine girebildiniz." (Nâzım Hikmet)
MUVAKKAT

Kelime Kökeni: Arapça muvaḳḳat

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız geçici
    • "Her muvakkat memuriyet odası gibi sade ve dağınık döşemeli bir yere girdiler." (Peyami Safa)
MUKATTAR

Kelime Kökeni: Arapça muḳaṭṭar

  1. [sıfat, eskimiş, kimya] Bakınız damıtık
KATILTMA

  1. [isim] Katıltmak işi
KATLANIŞ

  1. [isim] Katlanmak işi
HİLKATEN

Kelime Kökeni: Arapça ḫilḳaten

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız yaradılışça
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü