İçinde kat olan 7 harfli 55 kelime var. İçerisinde KAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAT, TAK
2 Harfli Kelimeler
AK, AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAKİKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳat
- KASKATI
-
-
[sıfat]
Çok sert, çok katı
- "Gün ışıyana kadar sular buz keser, insanlar da kaskatı olur."
-
[zarf]
Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
-
[mecaz]
Acımasız, hoşgörüsüz olan
- "Tabiata, hayatın kaskatı gerçeklerine bakmaya yürek isterdi."
-
[sıfat]
Çok sert, çok katı
- KATEDİŞ
-
-
[isim]
Katetmek işi
-
[isim]
Katetmek işi
- KATKICI
-
-
[sıfat]
Katkıda bulunan
- "Anılan notlamayla Çallı gibi bir kişiliğin yapacağı katkıyı basamaklamış olması bile dolaylı katkıcı olarak kendisini öne getiriyor."
-
[sıfat]
Katkıda bulunan
- YIKATMA
-
-
[isim]
Yıkatmak işi
-
[isim]
Yıkatmak işi
- KATIŞMA
-
-
[isim]
Bakınız katılma
-
[isim]
Bakınız katılma
- KATILIŞ
-
-
[isim]
Katılmak işi
- "Onun bu donanma gecesine katılışının bir tek sebebi var."
-
[isim]
Katılmak işi
- HAZAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaẕāḳat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uzluk
-
[isim, eskimiş]
Bakınız uzluk
- KATIKLI
-
-
[sıfat]
İçinde katık bulunan
-
[sıfat]
İçinde katık bulunan
- KATILIM
-
-
[isim]
Katılmak işi; iştirak
-
[isim]
Katılmak işi; iştirak
- KATILIK
-
-
[isim]
Katı (I) olma durumu
-
[mecaz]
Acımasız, duygusuz olma durumu
- "Öğretmenlik için lazım gelen metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım."
-
[isim]
Katı (I) olma durumu
- KATIKÇI
-
-
[isim]
Süt ürünleri satan kimse
-
Süt ürünleri satılan dükkân
- "Fırınlar, katıkçı dükkânları, helvacı dükkânları, aşçılar, kebapçılar, fırın kebapçıları, lokantalar."
-
[isim]
Süt ürünleri satan kimse
- KATIRCI
-
-
[isim]
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
-
[isim]
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
- MÜLAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça mulāḳāt
-
[isim]
Bir yerde buluşularak yapılan karşılıklı görüşme ve konuşma
- "Mülakattan sonra da kendilerinin avdetine müsaade etmemek lüzumu bence tabii idi."
-
Bakınız röportaj
-
Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme
-
Sözlü sınav
-
[isim]
Bir yerde buluşularak yapılan karşılıklı görüşme ve konuşma
- HAMAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥamāḳat
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ahmaklık
- "Hamakat, dalalet ve kötü niyetin bu kadarına söylenebilecek bir şey yoktur."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ahmaklık
- FAKATLI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri süren
-
"Fakat" sözünü kullanan
-
[zarf]
Herhangi bir bahane ileri sürerek
-
[zarf]
"Fakat" sözünü kullanarak
-
[sıfat]
Herhangi bir bahane, şart ileri süren
- KATALİZ
-
Kelime Kökeni: Fransızca catalyse
-
[isim, kimya]
Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
-
[isim, kimya]
Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
- REFAKAT
-
Kelime Kökeni: Arapça refāḳat
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- "Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti?"
-
[müzik]
Eşlik etme
-
[isim]
Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
- BARİKAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca barricade
-
[isim]
Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel
-
[isim]
Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel
- LOKATİF
-
Kelime Kökeni: Fransızca locatif
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız bulunma durumu
-
[isim, dil bilgisi]
Bakınız bulunma durumu