İçinde kat olan 7 harfli 55 kelime var. İçerisinde KAT bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kat olan kelimeler listesine ya da sonu kat ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kat Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K T

3 Harfli Kelimeler

KAT, TAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

HAKİKAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳīḳat

  1. [isim] Bakınız gerçek
    • "Ayık olmak yani bu hayatı yaşamıyormuş gibi hissetmenin dayanağını hakikat içinde bulmak gereklidir." (İsmet Özel)
  2. Bakınız gerçeklik
  3. [zarf, eskimiş] Bakınız gerçekten
    • "Beni oyaladı lakin hakikat adamakıllı içerlemiş." (Memduh Şevket Esendal)
KASKATI

  1. [sıfat] Çok sert, çok katı
    • "Gün ışıyana kadar sular buz keser, insanlar da kaskatı olur." (Atahan Başaran)
  2. [zarf] Kıpırdamaksızın, hareketsiz veya donmuş olarak
  3. [mecaz] Acımasız, hoşgörüsüz olan
    • "Tabiata, hayatın kaskatı gerçeklerine bakmaya yürek isterdi." (Mehmet Kaplan)
KATEDİŞ

  1. [isim] Katetmek işi
KATKICI

  1. [sıfat] Katkıda bulunan
    • "Anılan notlamayla Çallı gibi bir kişiliğin yapacağı katkıyı basamaklamış olması bile dolaylı katkıcı olarak kendisini öne getiriyor." (Gültekin Elibal)
YIKATMA

  1. [isim] Yıkatmak işi
KATIŞMA

  1. [isim] Bakınız katılma
KATILIŞ

  1. [isim] Katılmak işi
    • "Onun bu donanma gecesine katılışının bir tek sebebi var." (Yusuf Ziya Ortaç)
HAZAKAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥaẕāḳat

  1. [isim, eskimiş] Bakınız uzluk
KATIKLI

  1. [sıfat] İçinde katık bulunan
KATILIM

  1. [isim] Katılmak işi; iştirak
KATILIK

  1. [isim] Katı (I) olma durumu
  2. [mecaz] Acımasız, duygusuz olma durumu
    • "Öğretmenlik için lazım gelen metaneti ve kalp katılığını belki bu sayede kazanırım." (Reşat Nuri Güntekin)
KATIKÇI

  1. [isim] Süt ürünleri satan kimse
  2. Süt ürünleri satılan dükkân
    • "Fırınlar, katıkçı dükkânları, helvacı dükkânları, aşçılar, kebapçılar, fırın kebapçıları, lokantalar." (Ahmet Sefa Odabaşı)
KATIRCI

  1. [isim] Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
MÜLAKAT

Kelime Kökeni: Arapça mulāḳāt

  1. [isim] Bir yerde buluşularak yapılan karşılıklı görüşme ve konuşma
    • "Mülakattan sonra da kendilerinin avdetine müsaade etmemek lüzumu bence tabii idi." (Atatürk)
  2. Bakınız röportaj
  3. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme
  4. Sözlü sınav
HAMAKAT

Kelime Kökeni: Arapça ḥamāḳat

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ahmaklık
    • "Hamakat, dalalet ve kötü niyetin bu kadarına söylenebilecek bir şey yoktur." (Necip Fazıl Kısakürek)
FAKATLI

  1. [sıfat] Herhangi bir bahane, şart ileri süren
  2. "Fakat" sözünü kullanan
  3. [zarf] Herhangi bir bahane ileri sürerek
  4. [zarf] "Fakat" sözünü kullanarak
KATALİZ

Kelime Kökeni: Fransızca catalyse

  1. [isim, kimya] Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
REFAKAT

Kelime Kökeni: Arapça refāḳat

  1. [isim] Arkadaşlık etme, birlikte bulunma
    • "Nice yıllar devam eden bir refakatin hatırası bundan mı ibaretti?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. [müzik] Eşlik etme
BARİKAT

Kelime Kökeni: Fransızca barricade

  1. [isim] Bir yolu veya geçidi kapamak için her türlü araçtan yararlanılarak yapılan engel
LOKATİF

Kelime Kökeni: Fransızca locatif

  1. [isim, dil bilgisi] Bakınız bulunma durumu
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü