İçinde kap olan 8 harfli 39 kelime var. İçerisinde KAP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kap olan kelimeler listesine ya da sonu kap ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kap Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K P
3 Harfli Kelimeler
KAP, PAK
2 Harfli Kelimeler
AK, PA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAPLANMA
-
-
[isim]
Kaplanmak işi
-
[isim]
Kaplanmak işi
- KAPSATMA
-
-
[isim]
Kapsatmak işi
-
[isim]
Kapsatmak işi
- KAPANİÇE
-
-
[isim, eskimiş]
Padişah ve yüksek rütbeli din ve devlet görevlilerinin giydiği kolsuz, uzun, geniş yakalı kürk
-
[isim, eskimiş]
Padişah ve yüksek rütbeli din ve devlet görevlilerinin giydiği kolsuz, uzun, geniş yakalı kürk
- ÇÖPKAPAR
-
-
[isim]
Genellikle limanlarda deniz üzerinde oluşan katı atıkların toplanması için oluşturulmuş, su altı pompası sayesinde atıkları suyla beraber emerek filtresinde toplayıp suyu denize bırakan alet
-
[isim]
Genellikle limanlarda deniz üzerinde oluşan katı atıkların toplanması için oluşturulmuş, su altı pompası sayesinde atıkları suyla beraber emerek filtresinde toplayıp suyu denize bırakan alet
- KILKAPAN
-
-
[isim]
Bakınız kehribar
-
[isim]
Bakınız kehribar
- KAPAKSIZ
-
-
[sıfat]
Kapağı olmayan
-
[ağızlardan]
Görgüsüz, terbiyesiz olan
-
[sıfat]
Kapağı olmayan
- KAPSAYIŞ
-
-
[isim]
Kapsamak işi
-
[isim]
Kapsamak işi
- KAPLAMAK
-
-
[-i]
Her yanını örtmek; istila etmek
- "Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu."
-
Çepeçevre sarmak; kuşatmak, örtmek
- "Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar."
-
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
- "Yorgan kaplamak."
-
Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak; almak, basmak, bürümek, sarmak, tutmak
-
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
- "Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları..."
-
Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak
-
Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
-
[mecaz]
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
- "Ünü cihanı kapladı."
-
[mecaz]
Bakınız doldurmak
- "Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı."
-
[-i]
Her yanını örtmek; istila etmek
- KAPUÇİNO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca cappuccino
-
[isim]
Süt ve süt köpüğü ile hazırlanan İtalyan kahvesi
-
[isim]
Süt ve süt köpüğü ile hazırlanan İtalyan kahvesi
- KAPSAMLI
-
-
[sıfat]
Kapsamı olan
-
Kapsamı geniş olan; şümullü
-
[sıfat]
Kapsamı olan
- KAPILGAN
-
-
[sıfat]
Kolayca etkilenen, her şeye çabuk kapılan
-
[sıfat]
Kolayca etkilenen, her şeye çabuk kapılan
- KAPİTONE
-
Kelime Kökeni: Fransızca capitonné
-
[isim]
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
-
[sıfat]
Bu kumaştan yapılmış veya bu biçimde dikilmiş
- "Eve ekmek ve kıyma götürdüğünü inadına unutturmak istercesine ansiklopedilerin, kapitone fonların önünde bize poz veriyor."
-
[isim]
İçi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş
- KAPSAMAK
-
-
[-i]
İçine almak, sınırları içine almak; şamil olmak
-
[-i]
İçine almak, sınırları içine almak; şamil olmak
- KAPLATMA
-
-
[isim]
Kaplatmak işi
-
[isim]
Kaplatmak işi
- KAPATMAK
-
-
[-e]
Kapama işini yapmak
- "Emine aklını oynattı sandılar ve evine kapattılar, kapısını kilitlediler."
-
[-i]
Bir malı değerinden aşağı bir karşılıkla elde etmek
- "Evvelki hafta mühendis İlhami Bey'le karısı çok güzel bir bambu takımı kapattılar."
-
[nesnesiz]
Yayımını yasak etmek, yayımına son vermek
- "Gazete kapatmak."
-
Herhangi bir yerin bütün masraflarını üstlenip başkalarını içeri almadan isteği doğrultusunda eğlenmek
- "Geçen gün Kristal'i kapatmış, vur patlasın, çal oynasın âlemi yapmış."
-
Bitirmek, unutturmak, söz edilmesini engellemek
- "Sanatçılar arasındaki tatsız olayı kapatmak istiyordu."
-
İşlemez duruma getirmek; kilitlemek
-
[-e]
Kapama işini yapmak
- KAPAKÇIK
-
-
[isim]
Küçük kapak
-
[anatomi]
Kalpte ve damarlarda kanın veya başka sıvıların geri dönmesini önleyen supap durumunda küçük kapak
-
[isim]
Küçük kapak
- KAPLATIŞ
-
-
[isim]
Kaplatmak işi
-
[isim]
Kaplatmak işi
- KAPTIRIŞ
-
-
[isim]
Kaptırmak işi
- "O koşturmalar yakayı kaptırışın, dizginleri ele verişin açıklamaları gibi geliyordu ona."
-
[isim]
Kaptırmak işi
- KAPIALTI
-
-
[isim]
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer
- "Onlarla ahbaplıkta direnirse iş kolaydı; kapıaltına çekilir, güzel bir sıkıdan geçirilirdi."
-
[isim]
Mahkûmların hapishaneye girerken çırılçıplak arandıkları yer
- KAPLAMLI
-
-
[sıfat]
Birçok şeyi kaplamı içine alan
-
[sıfat]
Birçok şeyi kaplamı içine alan