İçinde kanı olan 10 harfli 15 kelime var. İçerisinde KANI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kanı olan kelimeler listesine ya da sonu kanı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kanı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I K N
4 Harfli Kelimeler
AKIN, ANIK, KANI, KINA
3 Harfli Kelimeler
AKI, ANI, KAN, KIN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERKANIHARP
-
Kelime Kökeni: Arapça erkān + ḥarb
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız kurmay
-
[isim, eskimiş, askerlik]
Bakınız kurmay
- KANIKLANMA
-
-
[isim]
Bakınız yetinme
-
[isim]
Bakınız yetinme
- KANIKSAYIŞ
-
-
[isim]
Kanıksamak işi
-
[isim]
Kanıksamak işi
- KANITLAMAK
-
-
[-i]
Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
- "Şükriye birdenbire o mütevazı ümidinin, hayatını değerlendiren ve manalandıran bu tek bağın çözülüvermek üzere olduğunu, onun bir kuruntudan başka bir şey olmadığını kanıtladı."
-
[hukuk]
Dava konusu iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğru olduğunu ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
-
[-i]
Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
- KANIKSATMA
-
-
[isim]
Kanıksatmak işi
-
[isim]
Kanıksatmak işi
- KANIVERMEK
-
-
[-e]
Çabucak ve kolaylıkla kanmak
- "Nezlenin bu pis kurnazlığına çabucacık kanıveririz."
-
[-e]
Çabucak ve kolaylıkla kanmak
- KANIKSAMAK
-
-
[-i]
Çok tekrarlama sebebiyle yadırgamaz olmak; alışmak
- "Kanıksamış ve alışmış olduğumu düşünmek bile istemiyorum."
-
[-i]
Çok tekrarlama sebebiyle yadırgamaz olmak; alışmak
- TAVŞANKANI
-
-
[isim]
Parlak ve koyu kırmızı renk
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[sıfat]
Tam kıvamında demlenmiş (çay)
- "Tavşankanı çayı ince belli çay bardağına boşalttı."
-
[isim]
Parlak ve koyu kırmızı renk
- KANITLAYIŞ
-
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispatlayış
-
[isim]
Kanıtlamak işi; ispatlayış
- KARDEŞKANI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız
-
[isim, bitki bilimi]
Kardeşkanı ağacından alınan, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, koyu renkte bir sakız
- KANITLANMA
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanma
- KISKANILMA
-
-
[isim]
Kıskanılmak işi; günülenme
-
[isim]
Kıskanılmak işi; günülenme
- KANITLANIŞ
-
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanış
-
[isim]
Kanıtlanmak işi; ispatlanış
- KANITSAMAK
-
-
[-i]
Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
-
[-i]
Kanıt, belge veya delil olarak kabul etmek
- TIKANIKLIK
-
-
[isim]
Tıkanık olma, iyi işleyememe durumu
-
Soluğun kesilir gibi olması
- "Göğsünde boğucu bir tıkanıklık vardı."
-
[isim]
Tıkanık olma, iyi işleyememe durumu