İçinde kan olan 9 harfli 61 kelime var. İçerisinde KAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kan olan kelimeler listesine ya da Sonu kan ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K N Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞAÇKAKAN
-
-
[isim]
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus)
-
[isim]
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus)
- MEKANİZMA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek
-
Organların işleyiş biçimi
- "Akıl, henüz insan mekanizmasındaki tam yerini bulmamıştır." (Falih Rıfkı Atay)
-
Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm
-
Oluş, ortaya çıkış, işleyiş
- "Oyunların mekanizmasını sezince tekdüzeleşiyor birden dünya." (Haldun Taner)
-
[isim]
Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek
- ÇALKANMAK
-
-
[nsz]
Çalkama işine konu olmak
-
Deniz, göl dalgalanmak
- "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Coşmak
-
Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
-
Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
- "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Çalkama işine konu olmak
- KANDİLİSA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Yelkenleri yerlerine çekmekte kullanılan halatların genel adı
-
[isim]
Yelkenleri yerlerine çekmekte kullanılan halatların genel adı
- KANGRENLİ
-
-
[sıfat]
Kangreni olan
- "Ayağın bilhassa parmak nahiyeleri kangrenli uzuvlara has morumtırak bir büzülme arz ediyorlardı." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Kangreni olan
- KANUNİLİK
- ...
- KANUNNAME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yasa kitabı
- "Alaydan yetişen mutlaka talimnameyi, dâhiliye kanunnamesini vesaireyi bilir." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Yasa kitabı
- KÖRKANDİL
-
-
[sıfat]
Aşırı derecede sarhoş, gökkandil
-
[sıfat]
Aşırı derecede sarhoş, gökkandil
- KANTARLIK
-
-
[sıfat]
Kantar ölçüsünde olan
- "İki kantarlık odun."
-
[sıfat]
Kantar ölçüsünde olan
- ÇAĞIRTKAN
-
-
[isim]
Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş, çığırtkan
-
[isim]
Ötüşüyle kendi türünden olan kuşların çevresine toplanması için avcıların yararlandığı kuş, çığırtkan
- MASKANYİN
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Doğal amonyum sülfat
-
[isim]
Doğal amonyum sülfat
- ÇIĞIRTKAN
-
-
[isim]
Çağırtkan
-
Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse
- "Haberini böyle fısıl fısıl anlatmaz, gümbür gümbür yayar çığırtkan dediğin." (Turan Oflazoğlu)
-
Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse
-
[isim]
Çağırtkan
- MEKANİKÇİ
-
-
[isim]
Mekanikçiliğe ilişkin veya mekanikçilikten yana olan görüş, kimse vb
-
[isim]
Mekanikçiliğe ilişkin veya mekanikçilikten yana olan görüş, kimse vb
- BALKANLIK
-
-
[sıfat]
Sıradağlarla kaplı olan (yer)
-
[sıfat]
Sıradağlarla kaplı olan (yer)
- BALKANLAR
- ...
- KANABİLME
- ...
- KISKANMAK
-
-
[-i]
Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak
- "Mühür gözlüm seni elden / Sakınırım, kıskanırım." (Âşık Ali İzzet Özkan)
-
[-i]
Herhangi bir bakımdan kendinden üstün gördüğü birinin bu üstünlüğünden acı duymak, günülemek, haset etmek
-
Esirgemek, çok görmek
- "Benden bir dilim ekmeği kıskanırdı."
-
[-i]
Bir şeye, en küçük saygısızlık gösterilmesine bile dayanamamak
- "Her Türk, yurdunu kıskanır."
-
Yerinde olmayı istemek, imrenmek
-
[-i]
Sevgide veya kendisiyle ilişkili şeylerde bir başkasının ortaklığına, üstün durumda görünmesine dayanamamak
- KANCIKLIK
-
-
[isim]
Kancık olma durumu
-
Kancıkça davranış
- "Kahramanlıkları bir kaba ihtiras, yiğitlikleri bir kancıklık olabilirdi." (Tarık Buğra)
-
[isim]
Kancık olma durumu
- KANDIRMAK
-
-
[-i]
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
- "Bu arkadaşları da ben kandırdım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Aldatmak
- "Kızcağızı yaşadığı muhitteki sabıkalılar kandırarak bir şebekeye sokmuş." (Refik Halit Karay)
-
İçme, yeme isteğini karşılamak
-
[-i]
Kanmasını sağlamak, inandırmak, ikna etmek
- GÖKKANDİL
-
-
[sıfat]
Kendini bilmeyecek kadar sarhoş
-
[sıfat]
Kendini bilmeyecek kadar sarhoş