İçinde kan olan 9 harfli 61 kelime var. İçerisinde KAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K N

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

LOKANTACI

  1. [isim] Lokanta işleten kimse
    • "Lokantacı, parmağını ağzına götürdü." (Refik Halit Karay)
KANTİYANE

Kelime Kökeni: Latince

  1. [isim, bitki bilimi] Kızılkantarongillerden, hekimlikte iştah açıcı olarak kullanılan bir tür bitki (Gentiana)
SKANDİYUM

Kelime Kökeni: Fransızca scandium

  1. [isim, kimya] Atom numarası 21, atom ağırlığı 44,96 olan, az rastlanan bir element (simgesi Sc)
BALKANLIK

  1. [sıfat] Sıradağlarla kaplı olan (yer)
    • "Yanya’nın batı arazisi dağlık ve balkanlık olduğundan köyler az ve ıssızdır." (Necdet Sakaoğlu)
KANADİYEN

Kelime Kökeni: Fransızca canadienne

  1. [isim] Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket
  2. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket
KANALIYLA

  1. [zarf] Bakınız aracılığıyla
KANAYAKLI
...
BALKANLAR

  1. [isim] Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge
    • "Balkanlar, beşe belki altıya, kaç halk sahip çıkarsa o kadara bölünecek." (Necati Cumalı)
GÖKKANDİL
...
VAKANÜVİS

Kelime Kökeni: Arapça vaḳʿa + Farsça -nuvīs

  1. [isim, tarih] Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi
KANDİLLİK

  1. [isim] Kandillerin konulduğu yer
  2. [sıfat] Kandil günü ile ilgili
ÇALKANMAK

  1. [nesnesiz] Çalkama işine konu olmak
  2. Deniz, göl dalgalanmak
    • "Bu loş ve serin salonların altında Haliç'in denizliğini unutmuş, uslu suyu çalkanır." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  3. [mecaz] Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak
  4. [mecaz] Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak
    • "Herkes, her şey bir bahar sevinci içinde çalkanır durur." (Haldun Taner)
KANMAZLIK

  1. [isim] İhtiyacını veya isteğini yeteri kadar karşıladığı hâlde yeterli bulmama
    • "Ve garip kişisi köyün, avucunda / Yağmur içiyor bir kanmazlık içinde" (Ahmet Muhip Dıranas)
KANITLAMA

  1. [isim] Kanıtlamak işi; ispat, ispatlama
    • "Dil saygısızlığını düzgün bir dille kanıtlamaya çalışanlara da rastlayabiliriz, ona ne kuşku." (Nermi Uygur)
KANTÇILIK

  1. [isim] XVIII. yüzyılda yaşamış olan Alman düşünürü İmmanuel Kant’ın felsefesini çıkış noktası alan düşünce doğrultularının ortak adı
KANUNİLİK

  1. [isim] Bakınız yasallık
KANCALAMA

  1. [isim] Kancalamak işi
BÜYÜKANNE

  1. [isim] Bakınız nine
    • "Büyükannem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ATARKANAL
...
KANIKSAMA

  1. [isim] Kanıksamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü