İçinde kan olan 8 harfli 86 kelime var. İçerisinde KAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K N

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANTARMA

  1. [isim] Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç
    • "Gururu okşanılan bir erkek ise ağzına kantarma geçirilmiş bir küheylan kadar âcizdir, elinizde esirdir." (Hüseyin Cahit Yalçın)
BAŞMEKAN

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça mekān

  1. [isim] Asıl yer, en önemli yer
    • "Sahneye koyma güçlükleri yaşanmaması için Alâiye'nin Kızıl Kule'sini başmekân olarak tasarlamıştım." (Cahit Uçuk)
KANIRMAK

  1. [-i] Bir şeyi eğip zorlayarak yerinden çıkarmak veya çıkarmaya çalışmak
    • "Ağacın dalını kanırmak."
    • "Çiviyi kanırmak."
KALKANSI

  1. [sıfat] Kalkanı andıran, kalkana benzeyen, kalkan gibi
SORUTKAN

  1. [sıfat] Bakınız somurtkan
İMKANSIZ

  1. [sıfat] Olma ihtimali bulunmayan; gayrikabil, gayrimümkün
    • "Böyle gölgede kalan havuzlarda balıkların çoğalması imkânsızdır." (İsmail Hakkı Baltacıoğlu)
KANKIZIL

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız kankırmızı
    • "O yırtık ve yapışkan gazetecilerin en kankızılı bile kelime alamıyordu kadının ağzından." (Murathan Mungan)
KANAMALI

  1. [sıfat] Kanaması olan
    • "Kanamalı bir hasta."
TEVFİKAN

Kelime Kökeni: Arapça tevfīḳan

  1. [zarf, eskimiş] Uyarak, uygun olarak, -e göre
    • "Türk Ceza Kanunu'na tevfikan..."
KANLANMA

  1. [isim] Kanlanmak işi
HAKANLIK

  1. [isim] Hakan olma durumu
    • "Eski Türk hukukundan gelen hakanlık sistemi, devletin yüksek çıkarlarını kollayarak yasama yetkisini padişaha bırakıyordu." (Anıl Çeçen)
  2. Hakanın egemenliğindeki ülke
    • "Hazar tarihinin gerçek hakanlık devresi 630’dan itibaren başlamaktadır." (İbrahim Kafesoğlu)
  3. Hakanın yönetimi
DÜKKANCI

  1. [isim] Dükkân işleten kimse
    • "Dükkâncıları bayrak asmaya teşvik edecekti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
KANDİLCİ

  1. [isim] Kandil yapan veya satan kimse
  2. [eskimiş] Cami ve minarelerin kandillerini yakan kimse
YAPIŞKAN

  1. [sıfat] Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci
    • "Tütün yaprakları sıcakta yapışkan bir su salar." (Necati Cumalı)
  2. [isim] Bakınız yapıştırıcı
    • "Zamk bir yapışkandır."
  3. [mecaz] Gitmek bilmeyen; bulaşık
    • "Aynı arabaya binecek kadar pişkin ve yapışkan bir gölge." (Çetin Altan)
İSKANDİL

Kelime Kökeni: İtalyanca scandaglio

  1. [isim, denizcilik] Denizin derinliğini ölçme
  2. Bu iş için kullanılan araç
  3. [mecaz] İşin içyüzünü öğrenme, bilgi toplama, sorup soruşturma
    • "İstanbul'daki ilk günlerinde yaptığı iskandiller, umduğunun tersine olarak burada geçimini kolay sağlayamayacağını göstermişti." (Haldun Taner)
KANDİLLİ

  1. [sıfat] Kandili olan
    • "Çocukluğunda hatırladığı bu geniş mezarlıkta yirmiden ziyade kandilli mezar vardı." (Ömer Seyfettin)
  2. [argo] Bakınız kör kandil
KANCIKÇA

  1. [zarf, mecaz] Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak, kalleşlik ederek
VOLKANİK

Kelime Kökeni: Fransızca volcanique

  1. [sıfat] Volkanla ilgili
    • "Volkanik kaya."
  2. Volkan özelliği taşıyan
    • "Süphan volkanik bir dağdır."
  3. Yanardağın püskürmesi sonucu oluşan
    • "Volkanik arazi."
MEKANİZE

Kelime Kökeni: Fransızca mécanisé

  1. [sıfat, askerlik] Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış (kıta veya birlik)
KANYONCU

  1. [isim, spor] Kanyonculuk sporuyla ilgilenen kimse
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü