İçinde kan olan 8 harfli 86 kelime var. İçerisinde KAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K N
3 Harfli Kelimeler
KAN
2 Harfli Kelimeler
AK, AN
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KANTARMA
-
-
[isim]
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç
- "Gururu okşanılan bir erkek ise ağzına kantarma geçirilmiş bir küheylan kadar âcizdir, elinizde esirdir."
-
[isim]
Azılı atları zapt etmek için dillerini bastıracak biçimde yapılmış demir araç
- BAŞMEKAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça mekān
-
[isim]
Asıl yer, en önemli yer
- "Sahneye koyma güçlükleri yaşanmaması için Alâiye'nin Kızıl Kule'sini başmekân olarak tasarlamıştım."
-
[isim]
Asıl yer, en önemli yer
- KANIRMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi eğip zorlayarak yerinden çıkarmak veya çıkarmaya çalışmak
- "Ağacın dalını kanırmak."
- "Çiviyi kanırmak."
-
[-i]
Bir şeyi eğip zorlayarak yerinden çıkarmak veya çıkarmaya çalışmak
- KALKANSI
-
-
[sıfat]
Kalkanı andıran, kalkana benzeyen, kalkan gibi
-
[sıfat]
Kalkanı andıran, kalkana benzeyen, kalkan gibi
- SORUTKAN
-
-
[sıfat]
Bakınız somurtkan
-
[sıfat]
Bakınız somurtkan
- İMKANSIZ
-
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunmayan; gayrikabil, gayrimümkün
- "Böyle gölgede kalan havuzlarda balıkların çoğalması imkânsızdır."
-
[sıfat]
Olma ihtimali bulunmayan; gayrikabil, gayrimümkün
- KANKIZIL
-
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız kankırmızı
- "O yırtık ve yapışkan gazetecilerin en kankızılı bile kelime alamıyordu kadının ağzından."
-
[sıfat, mecaz]
Bakınız kankırmızı
- KANAMALI
-
-
[sıfat]
Kanaması olan
- "Kanamalı bir hasta."
-
[sıfat]
Kanaması olan
- TEVFİKAN
-
Kelime Kökeni: Arapça tevfīḳan
-
[zarf, eskimiş]
Uyarak, uygun olarak, -e göre
- "Türk Ceza Kanunu'na tevfikan..."
-
[zarf, eskimiş]
Uyarak, uygun olarak, -e göre
- KANLANMA
-
-
[isim]
Kanlanmak işi
-
[isim]
Kanlanmak işi
- HAKANLIK
-
-
[isim]
Hakan olma durumu
- "Eski Türk hukukundan gelen hakanlık sistemi, devletin yüksek çıkarlarını kollayarak yasama yetkisini padişaha bırakıyordu."
-
Hakanın egemenliğindeki ülke
- "Hazar tarihinin gerçek hakanlık devresi 630’dan itibaren başlamaktadır."
-
Hakanın yönetimi
-
[isim]
Hakan olma durumu
- DÜKKANCI
-
-
[isim]
Dükkân işleten kimse
- "Dükkâncıları bayrak asmaya teşvik edecekti."
-
[isim]
Dükkân işleten kimse
- KANDİLCİ
-
-
[isim]
Kandil yapan veya satan kimse
-
[eskimiş]
Cami ve minarelerin kandillerini yakan kimse
-
[isim]
Kandil yapan veya satan kimse
- YAPIŞKAN
-
-
[sıfat]
Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci
- "Tütün yaprakları sıcakta yapışkan bir su salar."
-
[isim]
Bakınız yapıştırıcı
- "Zamk bir yapışkandır."
-
[mecaz]
Gitmek bilmeyen; bulaşık
- "Aynı arabaya binecek kadar pişkin ve yapışkan bir gölge."
-
[sıfat]
Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci
- İSKANDİL
-
Kelime Kökeni: İtalyanca scandaglio
-
[isim, denizcilik]
Denizin derinliğini ölçme
-
Bu iş için kullanılan araç
-
[mecaz]
İşin içyüzünü öğrenme, bilgi toplama, sorup soruşturma
- "İstanbul'daki ilk günlerinde yaptığı iskandiller, umduğunun tersine olarak burada geçimini kolay sağlayamayacağını göstermişti."
-
[isim, denizcilik]
Denizin derinliğini ölçme
- KANDİLLİ
-
-
[sıfat]
Kandili olan
- "Çocukluğunda hatırladığı bu geniş mezarlıkta yirmiden ziyade kandilli mezar vardı."
-
[argo]
Bakınız kör kandil
-
[sıfat]
Kandili olan
- KANCIKÇA
-
-
[zarf, mecaz]
Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak, kalleşlik ederek
-
[zarf, mecaz]
Döneklik ederek, gizlice kötülükte bulunarak, kalleşlik ederek
- VOLKANİK
-
Kelime Kökeni: Fransızca volcanique
-
[sıfat]
Volkanla ilgili
- "Volkanik kaya."
-
Volkan özelliği taşıyan
- "Süphan volkanik bir dağdır."
-
Yanardağın püskürmesi sonucu oluşan
- "Volkanik arazi."
-
[sıfat]
Volkanla ilgili
- MEKANİZE
-
Kelime Kökeni: Fransızca mécanisé
-
[sıfat, askerlik]
Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış (kıta veya birlik)
-
[sıfat, askerlik]
Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış (kıta veya birlik)
- KANYONCU
-
-
[isim, spor]
Kanyonculuk sporuyla ilgilenen kimse
-
[isim, spor]
Kanyonculuk sporuyla ilgilenen kimse