İçinde kan olan 7 harfli 52 kelime var. İçerisinde KAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K N

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SKANDAL

Kelime Kökeni: Fransızca scandale

  1. [isim] Büyük yankı uyandıran, utanç verici veya küçük düşürücü olay
    • "Ben evimde skandal istemem demedim mi?" (Peyami Safa)
KANITLI

  1. [sıfat] Kanıtı olan; ispatlı
KANIRMA

  1. [isim] Kanırmak işi
FEVKANİ

Kelime Kökeni: Arapça fevḳānī

  1. [sıfat, eskimiş] Üstte olan, üstteki
KANALET

Kelime Kökeni: Fransızca canalette

  1. [isim] Bakınız kanalcık
KANTOCU

  1. [isim] Kanto söyleyen kadın
    • "Tıpkı kantocu bir kız gibi ellerini şakırdatıp omuzlarını titretiyordu." (Osman Cemal Kaygılı)
KANGURU

Kelime Kökeni: Fransızca kangourou

  1. [isim, hayvan bilimi] Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus)
KANASTA

Kelime Kökeni: İspanyolca canasta

  1. [isim] Bir tür kâğıt oyunu
BUKANAK

  1. [isim, ağızlardan] Ayak
KANGREN

Kelime Kökeni: Fransızca gangrène

  1. [isim, tıp] Vücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi
    • "Onun bacağını kangren tehdit edip de tecrit ettiğimiz vakit daha iyi tanıdım onu." (Halide Edip Adıvar)
KANLICA

  1. [isim, bitki bilimi] İğne yapraklı ağaçların bulunduğu orman zeminlerinde sonbahar aylarında yetişen, sapı ve şapkası turuncu tonlarında, berelendiğinde kırmızı sıvı salgılayan, bazitli bir tür mantar; çıntar (Lactarius deliciosus)
    • "Kanlıca mantarı bu... Kır, bak; nasıl, kırmızı bir su çıkıyor değil mi?" (Sait Faik Abasıyanık)
İHTİKAN

Kelime Kökeni: Arapça iḥtiḳān

  1. [isim, eskimiş] Kanın vücudun bir yerinde toplanması
UYUŞKAN

  1. [sıfat] Herkesle veya her şeyle kolayca uyuşabilen
    • "Bütün etrafıyla öyle uyuşkan biri olmuştu ki vaktiyle gözlerine batan, asabını bozan, kendisini yoran şeyler şimdi birer nimet gibi geliyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
CAMEKAN

Kelime Kökeni: Farsça cāmekān

  1. [isim] Bakınız vitrin
    • "Camekânı geniş ve nadir sanat eserleriyle dolu bir mağazaya girdik." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme; camlık
    • "Camekânla bölünmüş bir kahve ocağı ile altı yedi masa vardı içeride." (Çetin Altan)
  3. Çiçek, sebze vb. bitkileri dış etkenlerden korumak için yapılmış küçük limonluk
  4. Hamamlarda soyunulan camlı yer
  5. [argo] Bakınız gözlük
    • "Artık arkasına sığınacak bir camekânım da yok." (Halit Fahri Ozansoy)
LOKANTA

Kelime Kökeni: İtalyanca locanda

  1. [isim] Yemek pişirilip satılan yer; aşevi, restoran
    • "Galata lokantalarının yemekleri üzerine tetkikler yapmaya başlamış." (Ahmet Rasim)
KISKANÇ

  1. [sıfat] Kıskanma huyunda olan (kimse); günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut
    • "İlk tanıştığımız günlerde ben kıskanç ve fenaydım." (Peyami Safa)
YIKANMA

  1. [isim] Yıkanmak işi
    • "Çavlanın fokurdattığı sulara dalıp çıkarak yıkanmaya başladı." (Kemal Bilbaşar)
KANDELA

Kelime Kökeni: İtalyanca candela

  1. [isim, fizik] Bakınız mum
TIKANIŞ

  1. [isim] Tıkanmak işi
BAKANAK

  1. [isim, ağızlardan] Geviş getiren hayvanların ayaklarının arkasındaki körelmiş tırnak veya kemik çıkıntısı
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü