İçinde kan olan 10 harfli 64 kelime var. İçerisinde KAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kan olan kelimeler listesine ya da sonu kan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Kan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A K N

3 Harfli Kelimeler

KAN

2 Harfli Kelimeler

AK, AN

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KANÇILARYA

Kelime Kökeni: İtalyanca cancelleria

  1. [isim] Elçilik ve konsolosluklarda yönetimle ilgili görevlilerin çalıştığı yer
    • "Terbiyeli fakat kançılarya işlerinden bihaber bir genç." (Refik Halit Karay)
BALKANOLOG

Kelime Kökeni: Fransızca balcanologue

  1. [isim] Balkanoloji uzmanı
KANTARLAMA

  1. [isim] Kantarlamak işi
KANITLANIŞ

  1. [isim] Kanıtlanmak işi; ispatlanış
SERİNKANLI

  1. [sıfat, mecaz] Bakınız soğukkanlı
    • "Serinkanlı olanlar hırslı olamayacak kadar uyuşuk ve tembeldirler." (Ahmet Ümit)
  2. [zarf] Soğukkanlı bir biçimde
    • "Mesele biraz serinkanlı düşünülürse pek fazla büyütmeye de değmezdi." (Kerim Korcan)
KANCALAMAK

  1. [-i] Kancayı bir şeye takmak
  2. Kancayı atıp çekmek
  3. [mecaz] Bir kimse veya şeyin üzerine bıktıracak kadar düşmek
HAKKANİYET

Kelime Kökeni: Arapça ḥaḳḳāniyyet

  1. [isim] Hak ve adalete uygunluk; nasfet
    • "Bunu burada hakkaniyet borcu olarak belirtmeliyiz." (Haldun Taner)
ALIŞKANLIK

  1. [isim] Bir şeye alışmış olma durumu; alışkı, alışkınlık, alışmışlık, yordam, itiyat, huy
    • "Yılların verdiği alışkanlıkla, kendimden emin konuşuyorum." (Ahmet Ümit)
  2. [ruh bilimi, felsefe] İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış
KANIKSATMA

  1. [isim] Kanıksatmak işi
KANGALLAMA

  1. [isim] Kangallamak işi
KANABİLMEK

  1. [nesnesiz] Kanma ihtimali bulunmak
KANITLAYIŞ

  1. [isim] Kanıtlamak işi; ispatlayış
KANITLANMA

  1. [isim] Kanıtlanmak işi; ispatlanma
ÇAKIRKANAT

  1. [isim, hayvan bilimi] Kanatları mavi hareli bir tür ördek (Anas crecca)
UYUŞKANLIK

  1. [isim] Uyuşkan olma durumu
KANDIRMACA

  1. [isim] Kandırmak amacıyla yapılan düzen
    • "Fakat o, hayatını zehirleyen şeyin bu meşum kandırmaca olduğunu yıllarca öğrenemeyecekti." (İhsan Oktay Anar)
KANUNUSANİ

Kelime Kökeni: Arapça kānūn + s̱ānī

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ocak
KANTOCULUK

  1. [isim] Kantocunun yaptığı iş
    • "Kantoculuk üzerine tartışmayı bal gibi önlemişti." (Tarık Buğra)
KANITLAMAK

  1. [-i] Kanıt göstererek bir şeyin gerçek yönünü ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
    • "Şükriye birdenbire o mütevazı ümidinin, hayatını değerlendiren ve manalandıran bu tek bağın çözülüvermek üzere olduğunu, onun bir kuruntudan başka bir şey olmadığını kanıtladı." (Tarık Buğra)
  2. [hukuk] Dava konusu iddianın veya buna karşı yapılan savunmanın doğru olduğunu ortaya çıkarmak; ispatlamak, ispat etmek
KANKIRMIZI

  1. [sıfat, mecaz] Çok daha baskın; kankızıl
    • "İhtiyarlığına tesadüf eden bu son nesil kankırmızı çıkmış, ötekilere rahmet okutmuştu." (Reşat Nuri Güntekin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü