İçinde kam olan 7 harfli 32 kelime var. İçerisinde KAM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kam olan kelimeler listesine ya da Sonu kam ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A K M Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
KAM
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAMASIZ
-
-
[sıfat]
Kaması olmayan
- "Kamasız top."
-
[sıfat]
Kaması olmayan
- YAKAMOZ
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
- "Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim / Çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim." (Mehmet Akif Ersoy)
-
Biyolojik ışık üretme özelliğine sahip, akıntı ve rüzgârlarla sürüklenen ve bir şeye dokunduğunda ışık veren deniz hayvanı
-
[isim]
Denizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
- KAMAŞMA
-
-
[isim]
Kamaşmak işi
-
[isim]
Kamaşmak işi
- KAMUFLE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Gizlenmiş
-
[sıfat]
Gizlenmiş
- KAMÇILI
-
-
[sıfat]
Kamçısı olan
-
Zor kullanan
-
[sıfat]
Kamçısı olan
- KAMUTAY
-
-
[isim]
Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel kurulu
-
[isim]
Türkiye Büyük Millet Meclisinin genel kurulu
- ŞAKAMSI
- ...
- MAKAMLI
- ...
- KAMAROT
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli
- "Masa başında hizmet ederken erkeklik falan yok, kamarotsun, kamarot erkeklik taslayacak değil, işini bilecek, o kadar." (Zeyyat Selimoğlu)
-
[isim]
Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli
- ÇALKAMA
-
-
[isim]
Çalkamak işi
-
[sıfat]
Çalkalanarak yapılan
- "Çalkama ayran."
-
[isim]
Çalkamak işi
- KAMBİYO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
Bu işlemin yapıldığı yer
-
[isim]
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi
- "Çünkü kambiyonun düşmesi, ahvalin karışıklığı, iratlarımızı tamamıyla yetişmez bir hâle getirmişti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
Herhangi bir yerdeki bir alacağın tahsili, bir borcun ödenmesi veya bir yerden toplanan para ve para yerine geçen taşınabilir değerlerin başka bir yere aktarılması için yapılan işlemin bedeli
-
Bu işlemin yapıldığı yer
- KAMUOYU
-
-
[isim]
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye
- "Kanun, ... 13'üncü maddede yer alan genel sınırlamalar dışında... kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar koyamaz." (Anayasa)
-
[isim]
Bir konuyla ilgili halkın genel düşüncesi, halkoyu, amme efkârı, efkârıumumiye
- KAMUSAL
-
-
[sıfat]
Kamu ile ilgili
-
[sıfat]
Kamu ile ilgili
- MİKAMSI
-
-
[sıfat]
Mikayı andıran, mikaya benzeyen, mika gibi
-
[sıfat]
Mikayı andıran, mikaya benzeyen, mika gibi
- KAMELYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica)
-
[isim]
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica)
- AKAMBER
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş
-
Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine
-
[isim]
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş
- RAKAMLI
-
-
[sıfat]
Rakamı olan, içinde rakam bulunan
- "Üç rakamlı sayı."
-
[sıfat]
Rakamı olan, içinde rakam bulunan
- KAMPİNG
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Kamp kurma yeri
-
[isim]
Kamp kurma yeri
- KAMIŞLI
-
-
[sıfat]
Kamışı olan
-
[sıfat]
Kamışı olan
- TIKAMAK
-
-
[-e]
Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak
- "Camına vurdular, açtı, Ahmet kızın ağzına bir mendil tıkadı." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[-i]
Yol, su, geçit vb. şeyleri bir engelle işlemez, akmaz, geçilmez duruma getirmek
-
[-e]
Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak