İçinde kak olan 8 harfli 13 kelime var. İçerisinde KAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kak olan kelimeler listesine ya da sonu kak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Kak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A K K
3 Harfli Kelimeler
KAK
2 Harfli Kelimeler
AK
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MUHAKKAK
-
Kelime Kökeni: Arapça muḥaḳḳaḳ
-
[sıfat]
Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş
- "Yalnız muhakkak olan bir şey varsa o da Orhan'ın bana fena hâlde âşık olduğudur."
-
[zarf]
Bakınız kesinlikle
- "Bahçenin havasında söylenen hayatın türküsü, o şen veya hazin türkü ömrü muhakkak arttırır, dinleyen varsa şayet."
-
[sıfat]
Doğruluğu, gerçekliği kesin olarak bilinen, gerçekliği kesinleşmiş
- KAKULELİ
-
-
[sıfat]
İçine kakule katılmış
- "Kahveye yerleşip kakuleli fincanları höpürdetmeye başlayınca..."
-
[sıfat]
İçine kakule katılmış
- KAKALAMA
-
-
[isim]
Kakalamak işi
-
[isim]
Kakalamak işi
- PAMUKAKİ
-
Kelime Kökeni: Farsça panbuḳ + Yunanca
-
[isim]
Beyaz iş işlemekte kullanılan bir tür parlak pamuk ipliği
- "Annesine gelince şu anda nansuk üzerine pembe pamukaki ile fisto yapmakta."
-
[isim]
Beyaz iş işlemekte kullanılan bir tür parlak pamuk ipliği
- KORKAKÇA
-
-
[zarf]
Korkak bir biçimde, korkağa yakışır tarzda
-
[zarf]
Korkak bir biçimde, korkağa yakışır tarzda
- KAKOFONİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca cacophonie
-
[isim, edebiyat]
Bakınız ses uyumsuzluğu
- "Yüksek tonda kakofoniyle bozulmuş, anlaşılmaz sözcükler…"
-
[isim, edebiyat]
Bakınız ses uyumsuzluğu
- KAKIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Şaka yapmak amacıyla birbirine vurmak
-
[nesnesiz, -le]
Şaka yapmak amacıyla birbirine vurmak
- KAKILMAK
-
-
[-e]
Kakma işi yapılmak
-
Ağaç veya diğer ahşap malzeme üzerine kakma işi yapılmak; hakkedilmek
- "O kadar çok, o kadar bol inci kakılmıştı ki tahtın üstüne, bunları insan birer sedef düğme sanıyordu."
-
[-e]
Kakma işi yapılmak
- KAKTIRMA
-
-
[isim]
Kaktırmak işi
-
[isim]
Kaktırmak işi
- KAKTIRIŞ
-
-
[isim]
Kaktırmak işi
-
[isim]
Kaktırmak işi
- İSTİHKAK
-
Kelime Kökeni: Arapça istiḥḳāḳ
-
[isim]
Hakkı olma, hak kazanma
-
Bakınız hak ediş
- "Biz benzincinin istihkakını düşeriz, siz de benzini alırsınız, diye yol gösterirler."
-
[isim]
Hakkı olma, hak kazanma
- KAKIRDAK
-
-
[isim]
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası
-
[isim]
Kuyruk yağının eritildikten sonra kalan gevrek posası
- YAKAKENT
-
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Samsun iline bağlı ilçelerden biri