İçinde k olan 8 harfli 4700 kelime var. İçerisinde K harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında k harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKBUĞDAY

  1. [isim] Kurak iklime dayanıklı, beyaz kabuklu, ekmeklik buğday

BOZARMAK

  1. [nsz] Boz renge girmek
    • "Eski bozarmış çarşaf yatağın ortasında toplanmıştı." (Ayla Kutlu)
  2. Renk değiştirmek, rengi atmak

ÇAMURLUK

  1. [isim] Çamuru çok olan yer
    • "Bahçenin o tarafı çamurluk."
  2. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk
  3. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça
  4. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği

ÇIYANLIK

  1. [isim] Hain olma durumu, hainlik

ÇÖZÜŞMEK

  1. [nsz] Bir şeyi oluşturan ögeler birbirinden ayrılmak

DİZLEMEK

  1. [-i] Dize kadar batmak
  2. Dizini kullanarak bastırmak

DOYUMLUK

  1. [sıfat] Doyulacak miktarda olan
    • "Doyumluk değil tadımlık."
  2. [isim] Çapul, yağma

FALCILIK

  1. [isim] Falcının işi, bakıcılık
  2. Falın daha iyi çıkması için kişinin mücevherlerini kullanmak isteyip, dalgınlıktan yararlanarak çalma işi

FİTLEMEK

  1. [-i] Birini, başkasına karşı kışkırtmak, fitnelemek

GEĞİRMEK

  1. [nsz] Midede toplanan gazı ağızdan sesli bir biçimde çıkarmak
    • "Geğirebilsem açılır mıyım acaba? Sancı göğsümde hatta kolumda..." (Atilla İlhan)

HOŞAFLIK

  1. Hoşaf yapmaya ayrılmış veya elverişli
    • "Hoşaflık erik."
  2. [isim] Güçsüzlük, dermansızlık

İSLENMEK

  1. [nsz] İsli duruma gelmek
    • "O gün üzerlerindeki resimleri sökerek sararmış, islenmiş duvarları badanalattım." (Necati Cumalı)

KARGILIK

  1. [isim] Fişeklerin konulduğu meşin kuşaklı fişeklik
  2. Kamış yetişen yer
    • "Denize bakan yönü ile yan sınırlarını rüzgârı kesen sık kargılıklar kuşatıyordu." (Necati Cumalı)

KERTİLME

  1. [isim] Kertilmek işi

KUBURLUK

  1. [isim] Tabanca kılıfı
  2. Sadak

MIRLAMAK

  1. [nsz] Kedi "mır mır" diye ses çıkarmak

NEFESLİK

  1. [isim] Bir soluk alıncaya kadar geçen süre
  2. Hava alma yeri, hava deliği
    • "Bir vapur ocağı başında çalışan ateşçilere taze deniz havası ulaştıran nefeslikler gibi ferahlatmasa." (Refik Halit Karay)

ÖĞRETMEK

  1. [-i] Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak
    • "Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış." (Refik Halit Karay)
  2. Yetenek kazandırmak
  3. Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak
    • "Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır." (Burhan Felek)

ÖZNELLİK

  1. [isim] Öznel olma durumu, subjektivite, nesnellik karşıtı

PİŞİRMEK

  1. [-i] Bir besin maddesini gerektiği kadar ısıda tutarak yenebilecek bir duruma getirmek
    • "Kahvesini de pekâlâ kendi pişirebilecekken eşinin önüne getirmesini bekler." (Haldun Taner)
  2. [nsz] Isı etkisiyle belirli bir kullanıma elverişli duruma getirmek
    • "Tuğla pişirmek. Çömlek pişirmek."
  3. Çalışarak öğrenmek
  4. Olgunlaştırmak
    • "Feleğin nice cevir ve mihneti, nice aldanışlar, nice hayal ve ümit kırılışları beni pişirmeye kâfi gelmedi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  5. Bunaltacak kadar ısıtmak, yakmak
    • "Bu ceket beni pişirdi."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü