İçinde k olan 8 harfli 4700 kelime var. İçerisinde K harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında k harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BASAKSIZ

  1. [sıfat] Merdiveni olmayan
    • "Kavağın dibine gülük yaptırdım / Basaksız evlere hayat yaptırdım." (Halk türküsü)

BİLİNMEK

  1. [nsz] Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek
    • "Bir haftadır civarda dolaştığı biliniyor, yakalanamıyordu." (Sait Faik Abasıyanık)

ÇOĞULLUK

  1. [isim] Çoğul olma durumu
    • "Ne de olsa varsan, onlarla birlikte varsın, desteği tekillikten değil çoğulluktan alıyorsun." (Tomris Uyar)

ÇÖMELMEK

  1. [nsz] Dizlerini bükerek topukları üzerine oturmak
    • "Eteklerini toplayıp kemençecinin yanına çömelirken hâlinde bir ihtiyar kadın pişkinliği vardı." (Reşat Nuri Güntekin)

DAĞITMAK

  1. [-i] Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak
    • "Düşman ordusunu çil yavrusu gibi dağıtırlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. [nsz] Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek
    • "Muhacir kümeleri arasında ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi." (Peyami Safa)
  3. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek
  4. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak
    • "Odayı dağıtmak. Kâğıtları dağıtmak."
  5. Güçlü bir vuruşla büyük bir zarara yol açmak
    • "Bir yumrukta beynini dağıttı."
  6. [nsz] İletmek, ulaştırmak
    • "Selamlar dağıtarak telaşsız ve yorgun bana doğru yürüyordu." (Refik Halit Karay)
  7. Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek
    • "Kooperatifi dağıttılar."
  8. Kurulu bir düzeni bozmak
  9. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek
  10. [nsz] Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
  11. [nsz] Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak

DEFOLMAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [nsz] Savuşmak, çekilip gitmek
    • "Bir gece oyuncular dükkânı, tezgâhı toplayıp kasabadan defoldular." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Haydi defol, şimdi evimden çık!" (Ömer Seyfettin)

DUDAKSIL

  1. [sıfat] Boğumlanma noktası dudaklarda bulunan (ses)
    • "p dudaksıl sestir."

EFSUNKAR
...
EKLEMSİZ

  1. [sıfat] Eklemi olmayan

GÖRÜLMEK

  1. [nsz] Göz yardımıyla bir şey, bir varlık algılanmak, seçilmek
  2. Gereken iş yapılmış olmak
    • "İşimiz kolayca görüldü."
  3. Bir şeyin bulunduğu anlaşılmak, karşılaşılmak, rastlanmak
    • "Yıllarca görülmemiş bir dostu kucaklar gibi hemşiresini öptü." (Peyami Safa)

KALÇALIK

  1. [isim] Davulcuların, davulun sürtünmesine karşı giysilerini korumak amacıyla sol kalçalarına koydukları deri parçası

KELEPSER

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Atın başvurmasını engelleyen kayış

KILINMAK

  1. [nsz] Kılma işi yapılmak
    • "Camide namaz kılınır."

KIRGIZCA
...
KIVRIMLI

  1. [sıfat] Kıvrımı olan

KOMİTACI

  1. [isim] Siyasi bir amaca ulaşmak için silahlı mücadele yapan gizli topluluk veya örgüte bağlı kimse
    • "Aynı zamanda birçok komitacı da karınca gibi sokaklara üşüşmüştü." (Ömer Seyfettin)

KOPARTIŞ
...
KÖPÜRTÜŞ

  1. [isim] Köpürtme işi veya biçimi

KREASYON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Yaratma işi
  2. Yaratım
  3. Bir terzinin veya modaevinin yarattığı her türlü yeni model

KUBURLUK

  1. [isim] Tabanca kılıfı
  2. Sadak

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü