İçinde k olan 7 harfli 2911 kelime var. İçerisinde K harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında k harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ABLAKÇA

  1. [sıfat] Ablak gibi, ablağa yakın

BIÇKICI

  1. [isim] Bıçkı ile ağaç ve tahta kesen kimse
  2. Bıçkı yapıp satan kimse

BOZARIK

  1. [sıfat] Bozarmış olan

DUBLEKS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] İçinden merdivenli, iki katlı (ev)

ESKİLİK

  1. [isim] Eski olma durumu, antikite
    • "Gömleğinin eskilikten akmış bileklerini içeri doğru kıvırdığına dikkat etmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)

GÖKYÜZÜ

  1. [isim] Göğün görünen yüzeyi, sema
    • "Gökyüzünün başka rengi de varmış / Geç fark ettim taşın sert olduğunu." (Cahit Sıtkı Tarancı)

KABUKLU

  1. [sıfat] Kabuğu olan

KANATLI

  1. [sıfat] Kanadı olan
    • "Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az." (Ahmet Haşim)

KIRIŞIK

  1. [sıfat] Kırışmış olan
    • "Söz tiyatroya gelince bu yaşlı sanatkârın kırışık yüzü birdenbire canlandı." (Peyami Safa)
  2. [isim] Deride esnekliğin kaybolmasından oluşan kıvrım
  3. [isim] Kırışmış yer, kırışıklık

KÖRELİŞ

  1. [isim] Körelme işi veya biçimi

KURUMAK

  1. [nsz] Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek
    • "Çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu." (Halide Edip Adıvar)
  2. Bitki, suyu çekilip cansız duruma gelmek
  3. Akarsu, göl vb.nin suyu kalmamak
    • "Kurumuş dere gibi taşlık bir yerden geçtik." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  4. Bazı nesneler yumuşaklığını yitirmek, sertleşmek
    • "Darı ve mısır yemekten bağırsakları kurumuştu." (Refik Halit Karay)
  5. Cılızlaşmak, sıskalaşmak, zayıflamak
    • "Karısı hırçınlıktan kurumuş bir kadın." (Memduh Şevket Esendal)

LAKONİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Kısa ve özlü (söz), veciz
    • "Son derece lakonik olan bu tebliği..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

MÜZİKLİ

  1. [sıfat] Film ve oyun için bazı bölümlerinde müzikten de yararlanılan

PAÇALIK

  1. [isim] Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü
  2. Otomobilde tekerleğin taş, çamur atmasını önleyen ve tekerlek arkalarına takılan lastik veya plastikten yapılmış araç
  3. [sıfat] Paça çorbası yapmak için ayrılmış
    • "Paçalık ayak."
  4. Gelinin paça günü giydiği giysi

TİRYAKİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan (kimse)
    • "Tiryaki değildi ama aklına estikçe içiyordu." (Çetin Altan)
    • "Artık birbirimizin tiryakisi olmuştuk." (Yusuf Ziya Ortaç)
    • "Açık söyleyeyim, ben parasızlığın tiryakisi bile oldum." (Peyami Safa)
  2. Bir şeye çok alışmış, vazgeçemeyen
    • "Belki de habire yenilmekte olduğu için zaten öfkesi burnunda bir altmış altı tiryakisi." (Haldun Taner)
  3. [isim] Karagöz oyununda yaşlı ve afyon içmeye alışmış kimse

VARAKLI

  1. [sıfat] Varağı olan, varaklanmış

YATALAK

  1. [sıfat] Felç, sakatlık vb. bir sebeple yataktan kalkamayan (kimse)
    • "Şu rezalete bakın, yatalak gibi uzanmışlar." (Ömer Seyfettin)
    • "Bu kapanık, rutubetli yerde yatalak olup kalmaktan kurtulurum." (Osman Cemal Kaygılı)

ARKETİP

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] İlk örnek

DEMEMEK

  1. koşullar ne olursa olsun aldırış etmeden bir işi yapmak
    • "Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar." (Burhan Felek)
    • "Eskiden saat üç dedi mi paralar dağılmış olurdu." (Orhan Kemal)
    • "Dediğimden dışarı çıkarsa kendi bilir."
    • "Öyle sevindim ki deme gitsin."

DENEMEK

  1. [-i] Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek
  2. Bir işe, başarmak amacıyla başlamak, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek
    • "Ayağa kalkarak üç adım ötedeki musluğa kadar gitmeyi denedi." (Peyami Safa)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü