İçinde k olan 7 harfli 3209 kelime var. İçerisinde K harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında k harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ATANMAK

  1. [-e] Bir göreve getirilmek, tayin edilmek
    • "Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan bağımsızlar Başbakanca atanır." (Anayasa)

ÇEKYALI
...
İLENMEK

  1. [-e] Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek

KEŞKELİ
...
KINASIZ

  1. [sıfat] Kına ile boyanmamış
    • "Ellerinin ve ayaklarının parmaklarını kınasız bırakmazlardı." (Yahya Kemal Beyatlı)

KİRİZMA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Toprağı derince kazarak altını üstüne getirme
    • "Erkekler bütün gün bahçelerinde bağ budar, gül aşılar, kirizma yaparlarken..." (Haldun Taner)

KOKARCA

  1. [isim] Etoburlardan, orta boyda, kendini korumak için düşmanına kötü kokulu sıvı fışkırtan, ince uzun bir kürk hayvanı (Mustela putorius)

KOKLAMA

  1. [isim] Koklamak işi

KOZAKLI
...
KRUVAZE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılmış olan (ceket, yelek)
    • "Bir kruvaze yelek giymiş: Ön cepleri büyük." (Sait Faik Abasıyanık)

KULAKÇI

  1. [isim] Kulak, burun, boğaz hekimi

KUMARCI

  1. Kumara düşkün, sürekli kumar oynayan kimse, kumarbaz

ONANMAK

  1. [nsz] Onama işine konu olmak
    • "Bu tutum herkesçe onandı."

TEFRİKA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Gazete veya dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi
    • "Geçen yılki turnesini, gazetelerdeki tefrikalardan işitmeyen kalmadı." (Haldun Taner)
  2. [sıfat] Bu biçimde yayımlanan
  3. Birbirine kötülük etmeye kadar varan sürekli anlaşmazlık, ikilik
    • "Türkler arasına tefrika ve nifak koymak için de hürriyet vermişti." (Hüseyin Cahit Yalçın)

UÇURMAK

  1. [-i] Uçma işini yaptırmak
    • "Uçurtmayı uçurmak."
  2. Kesip ayırmak, koparmak
    • "Kelleni uçurmadıklarına şükür... Geçmiş olsun!" (Refik Halit Karay)
  3. Hızlı götürmek, hızlı sürmek
    • "Arabayı, kuvvetli atlar tenha yolda uçuruyordu." (Ömer Seyfettin)
  4. Gizlice alıp gitmek

UŞAKLIK

  1. [isim] Uşak olma durumu
    • "Uşaklık, ayvazlık istihkakın yokken bu rütbeye gelmişsin." (Namık Kemal)
  2. Birinin, kendi öz saygısı pahasına başkasına yaptığı hizmet

AKLAŞMA

  1. [isim] Aklaşmak işi

AKSEDİŞ

  1. [isim] Aksetme işi veya biçimi

ANMALIK

  1. [isim] Anılmak üzere verilen nesne, hatıra, yadigâr, bergüzar

AYIRMAK

  1. [-i] Bölmek
    • "Elmayı dörde ayırmak."
  2. [-e] Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak
    • "Çocuklara pastadan biraz ayırdım."
  3. Bir yeri bir engelle bölmek
  4. [-den] Birbirinden uzaklaştırmak
  5. [-i] Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek
  6. [-den] Seçmek
    • "Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır." (Falih Rıfkı Atay)
  7. [-i] İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak
    • "Karıyı kocasından ayırmak."
  8. [-i] Farklı davranmak, fark gözetmek
    • "Çocuklarımın hepsini aynı derecede severim, onları hiç birbirinden ayırır mıyım?"
  9. Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek
    • "Odayı çocuklara ayırmak. Dolabı çamaşırlara ayırmak."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü