İçinde k olan 7 harfli 3209 kelime var. İçerisinde K harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında k harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu k harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYRIŞIK
-
-
[sıfat]
Ayrışmış olan
-
Ayrı türden, çeşit çeşit, muhtelif, heterojen
-
Farklı yapıda olan, heterojen, ayrı cinsten
-
[sıfat]
Ayrışmış olan
- DİZELİK
- ...
- DÖKÜMCÜ
-
-
[isim]
Döküm işleri yapan kimse, dökmeci
-
[isim]
Döküm işleri yapan kimse, dökmeci
- HALKALI
-
-
[sıfat]
Halkası olan
- "Kulaklarının birinde ama yalnız birinde halkalı bir küpe." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Bir tür olta iğnesi
-
[sıfat]
Halkası olan
- KAÇIRIŞ
-
-
[isim]
Kaçırma işi veya biçimi
-
[isim]
Kaçırma işi veya biçimi
- KATLAMA
-
-
[isim]
Katlamak işi
-
Mayasız hamurdan yapılan, peynirli veya peynirsiz pide, yufka
-
[isim]
Katlamak işi
- KIRITIŞ
-
-
[isim]
Kırıtma işi veya biçimi
- "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti." (Haldun Taner)
-
[isim]
Kırıtma işi veya biçimi
- KISILIŞ
-
-
[isim]
Kısılma işi veya biçimi
-
[isim]
Kısılma işi veya biçimi
- KUŞANTI
-
-
[isim]
Giyecek, kuşanılacak şey
-
[isim]
Giyecek, kuşanılacak şey
- MUKABİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- "Düşmanlarla beraber Anadolu'da mukabil teşkilat yapmak üzere yetmiş beş kişi kadar göndermiş." (Atatürk)
-
Bir şeyin karşısında bulunan
-
[zarf]
Karşılık olarak
- "Bir iki iyi habere mukabil her gün nice kaza ve bela haberleri verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[zarf]
Rağmen
- "Annemi çok sevmesine mukabil, teyzemle arası bozuktu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Bir şeye karşılık olarak yapılan, bir şeyin karşılığı olan
- ÖNLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak
- "Her an bu tempoyu duymamı kim, nasıl önleyecek?" (Haldun Taner)
-
Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek
- "Yakın felaketi önlemek için esaslı tedbir almak güçtür." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-i]
Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak
- RETORİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Güzel söz söyleme, hitabet sanatı
-
Söz sanatlarını inceleyen bilim dalı, belagat
-
[isim]
Güzel söz söyleme, hitabet sanatı
- TÜKÜRÜK
-
-
[isim]
Tükürük bezlerinin ağza akan salgısı
-
[isim]
Tükürük bezlerinin ağza akan salgısı
- YAKARCA
-
-
[isim]
Tatarcık
-
[isim]
Tatarcık
- YEDEKÇİ
-
-
[isim]
Bir hayvanı yedeğe alan kimse
-
Akıntıya karşı kayığı iple karaya çeken kimse, kolancı
- "... sandalların geçmesini bekleyen bir yedekçi onlara bir ip atar ve ucunu omzuna alıp yürüyerek kayıkları çekerdi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Türkü söyleyene eşlik eden kimse
- "Türküler iki kişiyle söylendiğinde esas sese katılana yedekçi deniyor." (Âşık Veysel)
-
[isim]
Bir hayvanı yedeğe alan kimse
- AŞIKANE
- ...
- BAŞKİŞİ
-
-
[isim]
Başkahraman
-
[isim]
Başkahraman
- ÇIKIŞMA
-
-
[isim]
Çıkışmak işi
-
Birine sert sözler söyleme
- "Nedense ona açıktan açığa çıkışmaya cesaret edemiyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Çıkışmak işi
- ÇİLEKEŞ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
- "Aslı ile kalpı arasındaki farkı ancak o işin çilekeşleri bilir." (Orhan Veli Kanık)
-
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse)
- DİKENLİ
-
-
[sıfat]
Dikenli olan
- "Dikenli çiçek."
-
Dikeni olan bitkilerin bulunduğu (yer)
- "Dikenli tarla."
-
Zor, çetin, sıkıntı veya üzüntü veren
- "Corielanus, Shakespeare'in gerek oynanması gerek yorumu en güç, en dikenli yapıtlarından biridir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Dikenli olan