İçinde kı olan 8 harfli 277 kelime var. İçerisinde KI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında kı olan kelimeler listesine ya da sonu kı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AKIVERME
-
-
[isim]
Akıvermek işi
-
[isim]
Akıvermek işi
- KITLAŞMA
-
-
[isim]
Kıtlaşmak işi
-
[isim]
Kıtlaşmak işi
- KIVIRMAK
-
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bükmek
- "Fino, beni görünce kuyruğunu kıvırıp düşmanca havlaya havlaya beyaz dişlerini gösterdi."
-
Kenarından katlamak
-
Bir giysinin veya kumaşın kenarını bükerek tersinden dikmek
-
Kalçalarını iki yana sallayarak oynamak veya yürümek
-
Uydurup söylemek
- "Gene yalanları kıvırdı."
-
[-e]
Saptırmak, çevirmek
- "Arabayı birdenbire sağa kıvırdı."
-
[nesnesiz]
Yapmak istememek, yan çizmek
-
[nesnesiz, mecaz]
Başarmak, başa çıkmak, becermek, hakkından gelmek
- "Hâlbuki Nahit onu odasına çekip de baş başa prova yaptığı zamanlarda pekâlâ kıvıracağa benziyordu."
-
[argo]
Bakınız dolandırmak
- "Peki bu kız, zarar ziyan hesabının federasyona üç misli gösterilip Zühtü'nün düğün parasını kıvırdığını bilmez mi?"
-
[-i]
Herhangi bir şeyi bükmek
- KISILMAK
-
-
[nesnesiz]
Hacmi, niceliği azalmak
-
Hafifçe kapanmak
- "Nablusluların rengi, asılmış adamların rengine döndü, dudakları kısıldı."
-
[mecaz]
Kaçıp kurtulma yolu kalmamak
- "Kapana kısıldı."
-
[nesnesiz]
Hacmi, niceliği azalmak
- KISIRGAN
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Esirgeyip vermeyen
-
[sıfat, ağızlardan]
Esirgeyip vermeyen
- KILÇIKLI
-
-
[sıfat]
Kılçığı olan
- "Kaşık Adası bilek kalınlığında, mor kılçıklı, yarım metre uzunluğunda zarganalarla doludur."
-
[mecaz]
Bakınız pürüzlü
- "Bu iş pek kılçıklı, içinden nasıl çıkılır?"
-
[sıfat]
Kılçığı olan
- ÇIKILMAK
-
-
[nesnesiz]
Çıkma işi yapılmak
- "En dipte ikişer ayak merdivenle çıkılan ayrı iki odada farklı aileler otururlardı."
-
[nesnesiz]
Çıkma işi yapılmak
- KILAPTAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳullāb + Farsça -dān
-
[isim]
Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik
-
Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik
-
[sıfat]
Bu tür iplikten yapılmış
-
[isim]
Pirinç, bakır, kalay vb. madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik
- ULUKIŞLA
-
-
[isim]
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Niğde iline bağlı ilçelerden biri
- KILDIRMA
-
-
[isim]
Kıldırmak işi
-
[isim]
Kıldırmak işi
- KISALMAK
-
-
[nesnesiz]
Kısa duruma gelmek
-
Süresi azalmak
-
[nesnesiz]
Kısa duruma gelmek
- KAKILMAK
-
-
[-e]
Kakma işi yapılmak
-
Ağaç veya diğer ahşap malzeme üzerine kakma işi yapılmak; hakkedilmek
- "O kadar çok, o kadar bol inci kakılmıştı ki tahtın üstüne, bunları insan birer sedef düğme sanıyordu."
-
[-e]
Kakma işi yapılmak
- YAKINSAK
-
-
[sıfat, fizik]
Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın)
-
Işıkları aynı noktaya doğru yöneltme özelliği taşıyan (mercek vb.)
-
[matematik]
Değerleri birbirine gittikçe yaklaşarak bir noktaya doğru yönelen (fonksiyon veya nicelik)
-
[sıfat, fizik]
Tek bir noktaya doğru yönelen (ışın)
- KILGISAL
-
-
[sıfat]
Bakınız uygulamalı
-
[sıfat]
Bakınız uygulamalı
- KIZILKÖK
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kökboyası
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız kökboyası
- KIYAKLIK
-
-
[isim]
Kıyak olma durumu
-
[argo]
Kıyakçıya yakışır davranış
-
[isim]
Kıyak olma durumu
- KISKANMA
-
-
[isim]
Kıskanmak işi; günüleme, hasetlenme
-
[isim]
Kıskanmak işi; günüleme, hasetlenme
- KIVRAMAK
-
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
- "İplik kıvradı."
-
Hızlı yürümek
-
Harekete geçmek
-
[nesnesiz, ağızlardan]
Buruşup toplanmak, kıvırcık duruma gelmek
- KINALAMA
-
-
[isim]
Kınalamak işi
-
[isim]
Kınalamak işi
- KIZANLIK
-
-
[isim]
Kızan olma durumu
-
[isim]
Kızan olma durumu